ANASİYASET

Azerbaycan’ın söylemi “mahalle kavgasına” uygun

Mnatsakanyan: Azerbaycan’ın söylemi “mahalle kavgasına” uygundur.

Dışişleri Bakanı, son günlerde Azerbaycan’ın izlediği politikaya atıfta bulunarak, tehdit dilinin dün de, bugün de hiçbir etkisinin olmadığını, yarın da olmayacağını vurguladı.

“Azerbaycan’ın söylemi tüm bölgemize de itibar kazandırmaz. Bu, daha çok “mahalle kavgası” sürecine benzeyen bir retoriktir. Bu kabul edilemez ve yıkıcıdır”,- demektedir Dışişleri Bakanı Zohrab Mnatsakanyan, Shant TV’nin röportajında.

“Tehdidin dili etkili değildir, işe yaramaz ve net bir şekilde reddedilir. Son iki yıldaki duruşumuz böyleydi, son derece netti ve 12 Temmuz’dan beri siyasi alanda, diplomatik alanda sürekli ifade edildi”.

Mnatsakanyan’a göre, 12 Temmuz’dan hemen sonra Ermeni tarafı, sürece çok aktif bir şekilde dâhil olan eş başkanlarla temas halinde olmuş, eş başkanlar üç kez ateşkesin yeniden tesis edilmesi için çaba sarf etmiş ve ancak üçüncü seferden itibaren daha etkili olabilmişlerdir.

AGİT Minsk Grubu eş başkanlarının rolüne atıfta bulunan bakan, özellikle Rusya Federasyonu eş başkanının çok koordineli olduğunu kaydetmiştir.

Bakan, Rusya Dışişleri Bakanı ve Silahlı Kuvvetler Genelkurmay Başkanlığı’nın koordinasyonuyla bugün var olan durumu sağlamayı başardığımızı, bugünün asıl amacının ise, tırmanmayı azaltmak olduğunu söylemiştir.

Dağlık Karabağ anlaşmazlığıyla ilgili “Madrid tipi”, “Kazan tipi” çözüm ilkelerinin tartışılmasına değinen Mnatsakanyan, son iki yılda üç çalışma yönünün oluştuğunu kaydetti.

Birinci yön, Ermenistan’ın, doğru ifadeler ve uygun tavizler oluşturmak için gerekli temel bileşenlerden biri olan öncelikleri düzeltmek amacıyla önemli ve birincil hedefler peşinde koştuğu meselelerle ilgilidir.

Mnatsakanyan’a göre, Ermenistan için ikinci en önemli çalışma yönü, müzakere sürecinde gerçek ilerleme için gerekli ortamı yaratmaktır.

Bu, hem çatışma risklerinin azaltılmasını hem de barışı destekleyen ortamla ilgilidir.

“Bu dönemde oluşan ve sürekli duyduğumuz söylem, bu ortama hiç katkıda bulunmuyor. Ermenistan ve Artsakh, iç siyasi meseleler için uygun bir düşman olarak kullanılıyorsa, bu bir çözüm değildir, sadece sorunu derinleştirir”,- demektedir Mnatsakanyan.

Üçüncü ana yön hakkında konuşan Mnatsakanyan, bunun Artsakh’ın barış sürecine katılımı olduğunu söyledi. Ona göre, bu durum kriterlerde bir değişiklik getirmek olmayıp, kriterlerin yeniden tesisidir, çünkü 22 yıl önce bir kriter değişikliği gerçekleşmiştir.

Daha fazlasını göster
Back to top button