ANASİYASET

“İsrail takozu”

Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinde “İsrail takozu”, Almanya ve Suudi Arabistan ile ciddi bir çalışma.

Türkolog Hayk Gabrielyan “Telegram”a vermiş olduğu mülakatta “Bakü’deki kitlesel Ermeni karşıtı mitinglerin yoğunlaşması ve Azerbaycan Savunma Bakanlığı’nın Metsamor nükleer santralini vurma tehdidi  aşamasında, diplomatik alanda yeni fırsatlar açılmaktadır”,- demektedir.

“Örneğin, anlaşılmaz nedenlerle bugüne kadar diplomatik ilişkilerimizin bulunmadığı ve Türkiye’nin saldırgan eylemleri konusunda da çok endişe duyan Suudi Arabistan’la (Türkiye, Sünni dünyasına liderlik etmek için Suudi Arabistan ile rekabette önemli ölçüde ileri gitmiştir)diplomatik ilişkiler kurmaya çalışmak.

Bu bağlamda, Türkiye’nin saldırgan bölgesel eylemleri de dahil olmak üzere ilişkilerimizin derinleştiği Mısır ve/veya BAE, Ermenistan ve Suudi Arabistan arasında arabulucu görevi görebilir.

Ermenistan Dışişleri Bakanı Zohrab Mınatsakanyan, İsrail’in bu silahları sivillere yöneltmekte tereddüt etmeyen Azerbaycan’a ölümcül silah satmayı bırakması gerektiğini vurgulayan çok önemli bir açıklama yaptı.

Bu da yakın gelecekte bizim için çok önemli bir yöndür.

Genel olarak, Azerbaycan’ın Türkiye’ye “kardeş” gibi davranmadığını sürekli olarak vurgulayarak (manipüle ederek) ve sürekli “Türkiye’nin acısı Azerbaycan’ın acısı değildir” diyerek, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinde bir “İsrail takozu” kullanabiliriz”,- demektedir Gabrielyan.

Gabrielyan’a göre, Federal Meclis kararıyla Ermeni Soykırımı’ndaki suç ortaklığını kabul etmiş olan Almanya ile 2016 yılında çok ciddi çalışmalarımız var.

“Benim için Almanya’nın bu adımın çıtasını, ancak Türkiye’nin Ermeni Soykırımı’nı tanıması aşabilir.

Almanya ise, günahından arınmak için,  Ermenistan’ın ulusal güvenliğini sağlama çalışmalarına katılmalıdır. Türkiye’ye silah satışını durdurmak (zaten büyük ölçüde var), Ermenistan’a ise, çeşitli teknolojiler, krediler ve hatta silah sağlamaya kadar çeşitli şekillerde yapabilir bunu.

Almanya’ya ve genel olarak diğer süper güçlere, gerçekte sınır anlaşmazlıklarından ziyade, bu tür komşularla varoluş mücadelesi içinde olduğumuzu açıklamak zorundayız ve konuya öncelikle bu açıdan bakmalı ve buna göre hareket etmeliyiz”,- demektedir.

Daha fazlasını göster
Back to top button
Close