ANASİYASET

Bakü’de kargaşa var

Apşeron yönetiminin başı İlham Aliyev, Dışişleri Bakanlığındaki yolsuzluk skandalı nedeniyle dün Sırbistan ve Gürcistan’daki büyükelçilerini geri çağırdı. Bakü’nün Sırbistan büyükelçisi daha önce yolsuzluk suçlamalarıyla tutuklanmıştı. Dışişleri Bakanlığı’nın yolsuzluk skandalı, diplomatik faaliyetler için ayrılan fonların kötüye kullanılması anlamına geliyor.

Aynı zamanda yolsuzluğun sadece bir bahane olduğu da açık, aksi takdirde yolsuzluk faaliyetleri uluslararası düzeyde “belgelenen” Aliyev ailesi de dahil olmak üzere tüm yönetim kovulacak ve yargılanacak. Buradaki sorun, bu oluşumun Hazar’ın batısında, Dışişleri Bakanlığı’nın ön planda olduğu iç ve dış yeniden düzenlemeleridir.

Aliyev, yeni konsepte yansıyan politikasını değiştiriyor, Rusya artık birincil ortağı olmuyor, sadece Bakü için sorun yaratmaması gereken bir komşu olarak görülüyor. Bakü şu anda Türkiye ile tamamen “entegre” durumda ve bu sadece askeri değil, aynı zamanda Bakü’nün kamu enerji sektörünün özelleştirilmesi şeklinde ekonomik sektörü de kapsayacak. Türkiye zaten Bakü’nün ana askeri ortağı ilan edildi, Ankara ise Türk ve Azeri ordularının ortak bır ordu olduğunu açıkladı. Türkiye, Nahcivan’da konuşlanarak Kafkasya’daki askeri varlığını böylece doğruladı.

Bu süreçler sadece mevcut durumu değil, aynı zamanda statükoya ilişkin asırlık Rus-Türk anlaşmalarını da tamamen değiştiriyor. Tavuş’taki askeri operasyonlar, düşmanlıkların nispeten yerel doğasına geniş uluslararası tepkinin kanıtladığı gibi, bu sürecin bir tür “kavşağı”dır.

Böylelikle bölgede yeni bir durum ortaya çıkıyor ve Ermenistan artık Bakü ile değil, Türkiye ile yeni bir askeri-politik düzeye yükseliyor. Muhtemelen, EC Başbakanı’nın Türkiye’yi dizginlemek için yeni formatların gerekliliğine ilişkin açıklamasının nedeni budur. Hem siyasi hem de askeri unsurdan bahsediyoruz.

Aliyev, Sırbistan ve Gürcistan’daki büyükelçilerini geri çağırdı. İlginç bir şekilde, son yıllarda ve özellikle Tavuş askeri operasyonları sırasında Bakü, Sırbistan’ı Ermenistan’a silah tedarik etmekle, Gürcistan’ı ise Ermenistan silahlarını kendi toprakları üzerinden nakletmeyi kabul etmekle suçladı.

Aliyev, Putin ile yakın zamanda yaptığı bir telefon görüşmesinde Ermenistan’a silah tedarikinden şikayet ederek, Rusya’nın Temmuz savaşından bu yana Ermenistan’a 400 ton silah sağladığını belirtti. Aliyev bir yandan bu mesajla kendisine Türkye’den silah alması için bir “mazeret” yaratıyordu, ancak diğer yandan Bakü’nün Ermenistan’a yeni kaliteli silah tedariki konusunda ciddi şüphelerinin var olduğu görünüyor ve belki de bu, Metsamor nükleer santralinin vurulması tehdidini açıklıyor.

Türkiye’nin Kafkasya’daki askeri varlığı sonuçları itibariyle yeni bir durum yaratıyor. Türkiye’yi dizginlemek için yeni formatlar hem siyasi hem de askeri açıdan Ermenistan politikasının bir önceliğidir. Rusya, açıkladığı Ermenistan ile Azerbaycan arasında eşit mesafe politikası ile “Azerbaycan’ın Sovyetleşmesi”ni gerçekleştirmeyi umuyordu, ancak başarısız oldu. Yeni durumda ne bekleniyor?

Daha fazlasını göster
Ayrıca oku
Close
Back to top button