ANASİYASET

Uzaktan “kardeşçe” ilişkiler

Uzaktan “kardeşçe” ilişkiler. Türkiye, Azerbaycan’ın bir numaralı silah tedarikçisi olacak mı?

Azerbaycan’da 29 Temmuz 2020 tarihinde başlatılan büyük çaplı Türk-Azerbaycan ortak askeri tatbikatları sona erdi.

Medya kaynaklarına göre, Savunma Bakanı Hulusi Akar başkanlığındaki Türk askeri liderliği, askeri oyunların son turunu izlemek amacıyla Bakü’ye geldi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, üst düzey Türk komutanlarını memnuniyetle karşılayarak, Türkiye’nin askeri-teknik işbirliği alanında Azerbaycan’ın bir numaralı müttefiki olacağını söyleyerek bir dizi kayda değer açıklamada bulundu.

Hem Azerbaycan’ın hem de Türkiye’nin liderleri her zaman “bir millet, iki devlet” olduklarını söylüyorlar ve ikili siyasi ve stratejik ilişkiler de elbette yakındır, fakat Azerbaycan’ın askeri-teknik ortaklarına baktığımızda Türkiye bu listede birinci değil.

Bu oranın sebebinin ne olduğu ve Azerbaycan’ın bir numaralı silah tedarikçisinin son yıllarda neden değiştiği konusunda Araçin Lratvakan’a konuşan, Rusya “Yeni Savunma İradesi, Stratejiler” dergisi redaktörü, Londra’daki Jane’s İntelligence Savunma ve Güvenlik Analitik Merkezi’nin genel yayın yönetmeni Leonid Nersisyan, bunun değerlendirilmesi için hangi zaman dilimini ele aldığımıza bağlı olduğunu söylemektedir.

Örneğin son on yılı ele aldığımızda, Rusya, Azerbaycan’ın tedarikçi listesinde ilk sıradadır.

Son 3-4 yılda ise birincisi kesinlikle İsrail, ikincisi ise Beyaz Rusya’dır.

Nersisyan, “Türkiye, Azerbaycan’a büyük miktarlarda silah sattı, ancak yine de, hacimleri nispeten küçüktü, çünkü Türkiye’nin sunacak çok şeyi yoktu, Azerbaycan’ın ilgisini çekecek geniş bir silah yelpazesi yoktu. Ancak son birkaç yılda, Türkiye’nin askeri-sanayi kompleksi çok aktif bir şekilde gelişiyor ve silah sayısı artıyor.

Pek çok silah türü, Çin silahlarının lisanslı kopyalarıdır, ancak Türkiye bunları ihraç etme hakkına sahiptir ve Azerbaycan’ın burada bir seçeneği vardır.

Ayrıca şu anda Azerbaycan’ın Suriye ve Libya’da kötü netice vermemiş olan Türk yapımı Bayraktar saldırı dronları edinebileceğine dair söylentiler var.

Ancak elbette hem Azerbaycan hem de Türkiye tarafından, suni olarak silah ticareti açısından siyasi bir karar alınmadıkça, Türkiye’nin kısa süre sonra Azerbaycan’ın silah tedarikçileri listesinde birinci olacağını söyleyemem çünkü Türkiye her alanda o kadar rekabetçi değil, örneğin İsrail kadar”,- demektedir.

Nersisyan’a göre, Türkiye’nin askeri alanı ziyadesiyle ticari olduğu için, örneğin Rusya ile kıyaslanamaz ve ülke, müttefiki Azerbaycan’a satmak yerine silah sağlayacak kadar zengin değildir.

“Türkiye kendi aleyhine olacak şekilde, Azerbaycan’a büyük miktarlarda silah tedarik edemez.

Ayrıca şunu da anlamalıyız ki Türkiye ile Azerbaycan ilişkileri ne kadar yakın olursa olsun, Ankara Azerbaycan’ın zengin bir ülke olduğunu çok iyi biliyor, orada para var, indirim yapmak için bir neden yok.

O zaman neden para kazanmasın?

Bu nedenle müttefik ilişkileri bu durumda büyük bir rol oynamıyor”,- dedi askeri uzman.

Leonid Nersisyan, Türkiye ile Azerbaycan’ın elbette çok yakın ilişkileri olduğunu, Karabağ meselesinde Türkiye’nin Azerbaycan’ı açıkça desteklediğini, ancak aynı zamanda Türkiye’nin Azerbaycan ve Bakü ile ilgili geniş kapsamlı planları olabileceğini de sözlerine eklemekte ve Bakü’de bu açıdan çekince olabileceğini eklemektedir.

“Azerbaycan’ın, Türkiye ile arasında belli bir mesafe tutacağını düşünüyorum”,- demektedir Nersisyan.

Daha fazlasını göster
Back to top button