ANASİYASET

Türkiye’nin izolasyonu sürüyor

Türkiye’nin izolasyonu sürüyor

Ermenistan, Levant ‘taki çıkarlarını savunmalıdır

Yunan-Türk gerginliği son zamanlarda o kadar arttı ki askeri bir çatışma olasılığı da göz ardı edilmedi.

BBC, Yunanistan’ın önemli miktarda cephane ve askeri teçhizat aldığını yazıyor.

Yunanistan Başbakanı, ülkenin ordusunun sayısının da arttığını, özellikle de profesyonel askerlerle sözleşme yapıldığını, bunun sonucunda 15 bin sözleşmeli askerin Yunan ordusuna katılacağını söyledi.

Dün, Türk araştırma gemilerinin Yunan karasularından çıkarıldığı ve Antalya limanına geri döndüğü öğrenildi.

Türk tarafına göre “Oruç Reis” ve beraberindeki “Ataman” ve “Cengizhan” ın çalışma sürelerinin sona erdiğinden dolayı geri dönmüşlerdir.

“Bu, Türkiye’nin gerginliği azaltmak için adımlar attığını gösteriyor.

Elbette bu, gerginliğin bittiği anlamına gelmiyor, çünkü Türkler Yunan tarafına taleplerde bulunmaya devam ediyor.

Yunanistan’ın taviz vereceğini düşünmüyorum.

Türkiye’nin uluslararası ilişkiler ve çatışmalardaki davranışını değerlendirdiğimizde, Erdoğan’ın, başkalarını taviz vermeye zorlamak için kasıtlı olarak gerilimi tırmandırdığı izlenimi ediniyoruz”,- dedi Ermenistan Ulusal Bilimler Akademisi Doğu Bilimleri Enstitüsü müdürü Ruben Safrastyan.

Yunan tarafı, Türk provokasyonuna oldukça sert tepki göstererek, donanmayı hazır duruma getirmişti.

Öncelikle Emanuel Macron’un çabalarıyla Türkiye’ye yönelik Türk karşıtı bir eksen oluştu ve bunun sonucunda Türkiye kendisini tecritte buldu.

Yedi AB ülkesi geçtiğimiz günlerde birlikte çalışmaya hazır olduklarını ve Türkiye’nin taleplere uymaması halinde yaptırım uygulanacağını duyurdu.

AB’de Türk karşıtı bir mayalanma yaşanırken, NATO’nun konumu o kadar net değil.

1.5 ay önce Fransız ve Türk savaş gemileri arasında bir olay meydana geldiğinde, NATO daha çok Türk yanlısı bir davranış sergiledi ve bunu Macron’un, NATO’nun hasta olduğuna dair ünlü açıklaması izledi.

Ancak Yunan-Türk gerginliğinin çatışmaya yol açacak kadar artabileceği de göz ardı edilmiyor.

“Kırmızı çizgiler konusu burada çok önemli.

Taraflar onları geçerse, çatışmalara yol açacaktır.

Henüz kırmızı çizgiyi geçmediler.

Yunanistan için kırmızı çizgi Girit adasıdır., Türk savaş gemileri Girit’e fazla yaklaşırsa, bu durumda askeri harekat mümkündür”,- demektedir Safrastyan.

ABD Başkanı D. Trump, birkaç gün önce, Türkiye’deki ABD askeri üsleri, özellikle de ABD için stratejik öneme sahip İncirlik askeri üssü meselesini yeniden ele alacağını duyurdu.

Muhatabıma göre bu sorun yeni değil.

Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ilişkilerin gerginleştiği son yıllarda Türkiye, ABD’nin bu askeri üssü kullanmasını yasaklayabileceği yönünde açıklamalar yaptı.

Amerikalı politikacıların ve askeri yetkililerin düzenli olarak bu askeri üssün taşınmasından bahsetmesinin nedeni budur.

“İncirlik askeri üssü, ABD’nin orada nükleer silahları olduğu, birkaç düzine nükleer savaş başlığı tuttuğundan dolayı önemlidir.

Türkiye, Amerikalıların girişini vs. kısıtlayacağını ilan ederek ABD’ye baskı yapmaya çalışırsa, ABD gerçekten harekete geçecek ve onu taşımaya karar verecektir.

Bir zamanlar üssün Romanya’ya taşınması düşünülürken, Amerikan tarafı şimdi Yunan adalarından birine taşınmayı düşünüyor.

Askeri üs meselesi, Türk-Amerikan ilişkileri meselesidir”,- dedi Türkolog

Sonuçta Ermenistan ne yapmalı?

Safrastyan’a göre, doğru kararları verebilmek için öncelikle mevcut eğilimleri anlamak amacıyla derinlemesine bir çalışma yapmalıyız.

“Bu kördüğüm Akdeniz’in doğu kesiminde, yani Doğu Akdeniz’de oluşmuştur.

Unutmamak gerekir ki burada bölgenin çok önemli bir parçası olan Kilikya Ermeni devleti vardı.

Günümüzde de o bölgedeki ülkelerde Ermeni topluluklarımız var.

Hem tarihsel hem de günümüz çıkarlarımıza sahip olduğumuzu dünyaya yavaş ama emin adımlarla göstermeli, bu yüzden dikkate alınmalıyız.

“Bu amaçla, Türkiye’yi çerçeve içinde tutmaya çalışan ülkelerle daha yakın çalışmalıyız”,- dedi Doğu Bilimleri Enstitüsü başkanı.

Lusine MIKHİTARYAN

Daha fazlasını göster
Back to top button