ANASİYASET

İran Dışişleri Bakanı Moskova’da

İran Dışişleri Bakanı Moskova’da.

Analiz yazarı: Aram Amatuni

İran Dışişleri Bakanı Mohammad Javad Zarif, Rus siyasi liderleriyle görüşmek üzere Moskova’ya geldi.

Rusya ve İran’ın şu anda, doğrudan Ermenistan’ı ilgilendiren zorluklarla karşı karşıya olduğundan dolayı, Moskova-Tahran görüşmesi Ermenistan için büyük önem taşıyabilir.

Söz konusu durum, sadece Ortadoğu’yla ilgili olmayıp, her şeyden önce Ankara’nın Azerbaycan’ı özümsemesinden sonraki Kafkasya’daki yeni durumuyla ilgilidir.

Elbette bu sadece İran ve Rusya’nın doğal olarak çok hassas olduğu bölgesel bir güvenlik sorunu değildir.

Burada bir de Azerbaycan meselesi var, Türkiye’nin aşırı aktivasyonu ve başka bir deyişle Azerbaycan’ı absorbe etmesinin, Azerbaycan’a etki etme açısından Türkiye’nin başlıca rakipleri olan Moskova ve Tahran için bir başarısızlık, neredeyse bir yenilgi anlamına gelmektedir.

Dolayısıyla bu aşamada Ankara onları mağlup etmiş olup, diğer konuların yanı sıra Azerbaycan’daki yenilginin intikamı konusu da Moskova ve Tahran’ın gündeminde olabilir.

Bu konu nasıl değerlendirilecek, hangi imkânlarla ve hangi yönde?

Hiç şüphesiz Ankara’nın, Azerbaycan sonrası hedeflerinden biri olan Hazar bölgesini, bu rövanşın ağırlık merkezi haline getirip, Azerbaycan’a nüfuz imkânları kullanılarak derhal rövanşa mı gidilecek, yoksa Ermenistan’ın konumunu güçlendirip, Ermenistan’la olan üçlü bağlara dayanarak, Kafkasya bölgesindeki rövanşın yönü, stratejik açıdan daha uzağa giden, Ermenistan’a doğru mu çevrilecek?

Moskova-Tahran ilişkileri ve bu anlamda Azeri propagandasının Zarif’in ziyaretine verdiği tepkinin ardından, Bakü’nün bunu büyük bir kıskançlıkla takip ettiği ve Moskova-Tahran anlaşmalarının ağırlığını artırma ihtimalinin büyük olmadığını da not etmekten mutluluk duyduğunu görmek mümkündür.

Ancak bu bir propaganda dışavurumu olup, gerçek siyasi tablodan ziyade, Zarif’in Moskova ziyaretinin önemini, ruh halini ve beklentileri tahmin etme imkânı vermektedir.

Çünkü Moskova ile Tahran arasındaki rekabetçi ilişkiye rağmen artık çok daha büyük bir birleştirici rakip olan Türkiye var.

Rusya ve İran bu konuyu geciktirirlerse, Ankara’nın şu anda Türk kısıtlamasını yeterince değerlendirmekte geciken AB ülkelerine yaptığı gibi, Tahran ve Moskova’yı “parmağında oynatacağı” AB-Türkiye ilişkileri örneği karşılarına dikilecektir.

Daha fazlasını göster
Back to top button