ANASİYASET

Azeriler, Ermeni köylerinde yaşayanları öldürüyor, ikonları hedef alıyor, ATM’leri soymaya çalışıyor

Azeriler, Ermeni köylerinde yaşayanları öldürüyor, ikonları hedef alıyor, ATM’leri soymaya çalışıyor

“İki tanıdığım, Karabağ’da bir ay süren çatışmalara katıldıktan sonra, dün Erivan’a döndü.

Biri subay, diğeri yedek.

İkisini de aradım.

Görev sırasında, güvenlik nedeniyle akıllı telefonlarını kullanamadılar.

Bu yüzden bugün, onlar evdeyken, nihayet normal bir şekilde konuşabildik.

Savaş savaştır ve sevinecek çok az şey vardır.

Pek çok insan öldürüldü, birçoğu yaralandı, Karabağ’daki düzinelerce köy ve kasaba ciddi şekilde hasar gördü ve hepsinin yeniden inşa edilmesi gerekiyor.”

Blogger, gazeteci Aleksander Lapşin Facebook sayfasında böyle yazmaktadır.

“Beni şaşırtan başka bir şey vardı.

Bakü’nün “kurtarmasından” sonra Karabağ köylerinin nasıl göründüğünü anlattılar.

Bilindiği gibi savaş esnasında Azerbaycan askerleri bazı köyleri işgal etti.

Azerbaycanlıların, toprak bütünlüğünü birkaç gün hatta haftalarca “yeniden tesis ettiği” yerleşim yerleri vardı.

Azerbaycan haberlerine inanırsak, buralarda yollar, benzin istasyonları, alışveriş merkezleri vb. inşa edeceklerdi.

Tahliye edilmeyi başaramayan Ermenileri de sözüm ona sevinçle karşılayacaklardı.

Açıkçası bu tür ifadelere inanmakta zorlanmakla birlikte, kendilerini o toprakların sahipleri olarak hissediyorlarsa, dünyaya medeni insanlar olduklarını göstermek ve savaştan zarar gören altyapıyı restore etmek için onurlu davranmaları gerektiğini düşündüm.

Şimdi ise, orada gerçekten ne olduğunu biliyorum.

İster istemez, ölmüş büyükannemin anlattıklarını hatırladım.

Alman birlikleri 1941’de Lvov’a girdiğinde, hemen Yahudi nüfusunun soyulması, yağmalanması, öldürülmesi ve düzensizlik başladı.

Böylece Aliyev’in askerlerinin kısa süreli varlığından kurtulan yerleşimlere dönen Ermeni askerlerinin, dehşetle tanık oldukları şeyler, her yerde vandalizmin izleri, yağma, tahliye edilmeyi başaramayan ölü sakinlerin cesetleriydi.

Bir köyde Artsakh Bank ATM’si olduğu söyleniyor.

Duvardan alıp soymuş, para almaya çalışmışlar.

Orada para olması pek olası değildir.

Bankalar, mülk ve muhasebe ile birlikte ilk tahliye edilenlerdi.

Ancak, “kurtarıcı Aliyevciler”, ATM’leri kırarak, bu parayla yaşayabileceklerini ciddi bir şekilde umuyorlardı, içlerinde Azeri manatı ya da dolar yerine, en iyi ihtimalle Ermeni dramları olacağının farkında bile olmadan.

Gençler, ATM’nin yanında Ermeni bankalarının banka kartlarının bulunduğunu, Aliyev’in askerlerinin, bankada buldukları banka kartlarıyla para çekmeye çalıştıkları ve santralin bombalanmış olup, elektriğin olmadığını, bu nedenle ATM’nin de çalışamayacağının bilincinde bile olmadıklarını anlatıyor.

Sıradan köylülerin yağmalanmış evlerinden, mümkün olan her şeyi alıp götürdükleri oldukça açık bir şekilde anlaşılmaktadır․

Ninenin eski “Gorizont” televizyonu bile (bu kadar nadir bir parça nasıl Bakü’ye taşınmaz?).

Görünüşe göre yaşlı insanların, cenazeleri için ayırmış oldukları paralarını arayarak, evdeki her şeyi darmadağın etmişler.

Avludaki ineği ise, zavallı hayvanın bedenine onlarca mermi doldurarak kurşuna dizmeleri ise anlaşılır değil.

Hıristiyan ikonları her yerde kasıtlı olarak imha etmiş ve büyük resimleri ise, İsa’nın veya bebeği kucaklamış Meryem Ana’nın yüzlerini hedef alarak, ateş tahtası olarak kullanmışlar.

Karabağ’da, “kurtarıcıların” geçtiği tüm yerlerdeki evlerin neredeyse tamamı bu durumda.

Küçük dükkânların soyulduğunu da söylüyorlar.

Üstelik trajikomedi bir bölüm anlatıyorlar. “Kurtarıcıların” eylemlerine bakılırsa, mağazadan gıda maddeleri çalıp, yanlarında götürmek için kamyonlara koymuşlar.

Ancak malları taşırken, bir roket çarpmış kamyonlarına.

Sivillerin cesetleri de, vahşice öldürüldükleri evlerde ve apartman dairelerinde bulundu.

Bu insanların neden tahliye edilmediğini söylemek zor.

İşte böyledir “bizimdirler”.”

Daha fazlasını göster
Back to top button