ANASİYASET

Azerbaycan askerlerinin gücü, esirlere ve ölülere yetiyor

Azerbaycan, esir ve ceset değiş tokuşunu suni olarak geciktiriyor.

Ermenistan’ın İnsan Hakları Savunucusu, uluslararası insan hakları kuruluşlarının dikkatini, Azerbaycan makamlarının, hem çatışmalar sırasında hem de öncesinde ve sonrasında Azerbaycan’ın eline düşmüş olan savaş esirlerinin teslimi ve bedenlerin değişim süreçlerini yapay olarak geciktirdiklerine özellikle çekmeye çağırıyor.

İnsan Hakları Savunucusu Arman Tatoyan’ın Facebook sayfasında şöyle yazmaktadır:

“Bu amaçla Azerbaycan yetkilileri bir yandan mahkûm değişiminin, cenazelerin değiş tokuşu süreci bittikten sonra yapılacağını belirtirken, diğer taraftan cenazelerin değiş tokuşunu gerekçesiz olarak ertelemektedir.

Bütün bunlarla birlikte Azerbaycan, Cenevre Sözleşmelerinin güvence altına aldığı temel şartları büyük ölçüde ihlal etmektedir.

Azerbaycan’ın, Ermeni toplumunda kasıtlı olarak bir belirsizlik ve gerginlik ortamı yaratmayı, toplumun ruh bütünlüğünü bozmayı, ölen askerlerin ve tutukluların ailelerine ruhsal sıkıntılar yaşatmayı amaçladığı açıktır.

Ermenistan İnsan Hakları Savunucusu’nun gözlemleri bunun, koordineli işkence ve insanlık dışı muamele politikasının ayrılmaz bir parçası olan, organize bir nefret propagandasının sonucu olduğunu göstermektedir.

İnsan Hakları Savunucusu, özellikle 27 Eylül 2020’den beri Azerbaycan silahlı kuvvetlerinin Ermenistan ve Artsakh’a yönelik saldırılarına, işkence ve insanlık dışı muamele, barışçıl yerleşim yerlerinin toplu imhası ve paralı cihatçılar tarafından işlenen, ağır insan hakları ihlallerinin, teröristlerin kullanımı ve organize nefret söylemi ile eşlik ettiğini sürekli olarak belirtmiştir.

Savaş boyunca ve savaşın bitiminden sonra Azerbaycan silahlı kuvvetlerinin Ermeni askerlerinin bedenlerine saygısızlık, esir asker ve sivillere işkence ve aşağılayıcı davranışların video ve fotoğrafları medyada ve özellikle Azerbaycan sosyal medyasında sürekli olarak yayınlandı.

Bütün bunlara, mutluluk ifade eden Azeri yorumları eşlik etmektedir (bu bulguların kanıtları oluşturulmuştur).

Bunlar, Azerbaycan’ın Eylül-Kasım 2020 savaşı sırasında kullandığı yöntemlerin ayrılmaz bir parçasıdır.

Savaş boyunca Azerbaycan makamlarının bu zulüm ve aşağılamaları Azerbaycan’daki etnik Ermenilere yönelik kin ve düşmanlığı kışkırtmak ve bunları işleyenleri yüceltmek amacıyla teşvik ettiği aşikârdır.

Ombudsman’ın araştırmasının sonuçları, hiçbir şekilde insanın hayal gücüne uymayan ve tüm uluslararası gerekliliklerle çelişen bu olayların, siyasi otoritelerden, kültür ve spor camiasına kadar, sistematik ve yaygın bir yapıya sahip olduğunu doğrulamaktadır.

Ermenistan ombudsmanı da bu gerçekleri ispatlayacak gerekli kanıta sahiptir.

Çatışmaların sona ermesinin ardından, Ermeni esirlerin Azerbaycan silahlı kuvvetleri tarafından işkence ve insanlık dışı muamelesi yeni tezahürlere ulaştı.

Sayıları ve yaygınlıkları ile vahşet dereceleri önemli ölçüde artmıştır.

İşkence ve zulüm faillerinin ve videoya çekenlerin, eylemleri teşvik edilen Azerbaycan silahlı kuvvetlerinin temsilcileri olduğu açıktır.

Mevcut koşullarda mahkûmların salıverilmesi, güvenli bir şekilde geri dönüşlerinin sağlanması, ceset değişimi acil bir konu haline gelmiştir.

Bu nedenle, uluslararası topluma ve özellikle insan haklarını korumakla görevli yabancı yapılara sesleniyorum.

Bu insanları son derece ciddi savaş suçlarından ve insanlık dışı, zalim esaretten kurtarmak için bu konuyu maksimum imkânlar ve gerçek adımlarla acilen çözmek gerekiyor”,- demektedir Tatoyan.

Daha fazlasını göster
Back to top button