ANASİYASET

Aliyev ve Erdoğan’ın sözlerindeki nefret vurgusu

Aliyev ve Erdoğan’ın sözlerindeki nefret vurgusu, savaş günlerindekiyle aynı

Ermenistan İnsan Hakları Savunma Bürosu tarafından yapılan araştırmalar, bugün Azerbaycan ve Türkiye Cumhurbaşkanlarının konuşmalarının, Azerbaycan ordusunun savaş sırasında askerimize ve sivillere işkence yaparken kullandığı aynı nefret ve düşmanlık vurrguları olduğunu doğrulamaktadır.

Ermenistan Ombudsmanı Arman Tatoyan, Azerbaycan ve Türkiye Cumhurbaşkanlarının açıklamalarına atıfta bulunan bir açıklama yaptı.

Aliyev, Bakü’deki askeri geçit töreninde Erivan, Sevan ve Zangezur’u “Azerbaycan toprakları” olarak adlandırdı.

Erdoğan da bu günün “Enver Paşa, Nuri Paşa ve Kafkas İslam Ordusu askerlerinin ruhlarının nurlandığı gün” olduğunu söyledi.

“Türkiye Cumhurbaşkanı, Ermenilere yönelik nefret söyleminde ve bütün Ermenistan halkına yönelik tehditlerle dolu konuşmasında, bugünün Kafkasya İslam Ordusu mensupları Ahmed Cevat Bey, Nuri Paşa ve Enver Paşa’nın ruhlarının yüceltildiği gün olduğunu kaydetti.

Bu insanların, Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermeni Soykırımı’nı cinayet, sakatlama, işkence ve tecavüzle birlikte düzenleyen ve gerçekleştiren Jön Türkler olduğu kesin bir gerçektir”,- dedi Tatoyan.

Enver Paşa’nın, Osmanlı Devleti Savaş Bakanı olarak (1913-1918) Soykırım sırasındaki vahşetin başlıca tertipçilerinden biri olduğunu hatırlattı.

Cevat Bey ise Birinci Dünya Savaşı yıllarında, Konstantinopolis şehrinde (şimdiki İstanbul) olağanüstü hal komutanı ve Pan-Türkizm ideolojisine sahip Türk özel örgütü Teşkilat-ı Mahsusa’nın üyesi olup, Tümgeneral rütbesiyle soykırım eylemlerini doğrudan düzenleyip gerçekleştirmiştir.

Dahası, bu şahıslar, özellikle Enver Paşa’nın kardeşi Nuri Paşa, Kafkas İslam Ordusu bünyesinde, Eylül 1918’de Bakü’de Ermenilerin işkence ve tecavüzle sürdürülen katledilmesine katılmışlardır.

Tatoyan, Türkiye Cumhurbaşkanı’nın bu insanları yüceltmesinin ve bunu askeri geçit töreni sırasında kamuya açık bir konuşmasında yapmasının açık bir soykırım niyeti olduğunu belirtti.

Bu konuşmanın açık amacı, nefreti daha da alevlendirmektir.

“Bu konuşmalar, uluslararası hukukun mutlak yasakları altında olan ve Ermenistan halkının tamamının, tüm sivil nüfusuna, açık gözdağı, yaşamı ve sağlığı için açık bir tehdittir.

Söz konusu konuşmalar, Azerbaycan’ın bu savaş sırasında etnik temizlik ve terörist yöntemlerle sürdürdüğü, Artsakh’taki soykırım politikasını da doğruluyor”,- demektedir Tatoyan.

Ermenistan’ın İnsan Hakları Savunucusu, uluslararası hukukun temel ilkelerini ihlal eden bu kınanacak olaylara karşı uluslararası toplumu temel önleyici tedbirler almaya çağırmaktadır.

Daha fazlasını göster
Back to top button