ANASİYASET

Siyasette yön göstericiler

Şahan Kantaharyan bölgede gözlenen eğilimler hakkında

“Azdak” gazetesinin yazı işleri müdürü Şahan Kantaharyan’a göre, İran ve Türkiye Dışişleri Bakanları toplantısında bölgesel süreçlerin eğilimlerinin algılanması açısından bazı yön göstericiler yer almaktadır.

“Bu bakımdan, Türk Dışişleri Bakanı’nın bu toplantıdaki değerlendirmesi önemlidir.

Muadili ile yaptığı görüşmede, başta PKK ile mücadele ve Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması olmak üzere, her türlü terörizme ilişkin karşılıklı anlayışlarını bir kez daha teyit ettiğini söyledi.

Aslında Çavuşoğlu, Ankara-Tahran-Moskova ekseninin önemli bir bölümünü formüle etti.

Kürt tehdidine karşı konuşurken, İran ile ilgili olarak bu tehdidin genelliğini vurgulamaktaydı.

İran, kendi topraklarında yaşayan Kürtlerin birleşerek, askeri bir birliktelik oluşturma olasılığına duyarlıdır”,- dedi Kantaharyan.

Kantaharyan’a göre Suriye’nin Toprak Bütünlüğü kısmının mesajı, bu bütünlüğün ana garantörü olan Moskova’yı da içermektedir.

“Suriye cumhurbaşkanlığı seçimi uzakta değil, öngörüler görevdeki cumhurbaşkanının yeniden seçilmesini hedefliyor.

Moskova’nın, garantisini yeniden teyit etmesi anlamına geliyor.

Ankara uzun süredir Esad’ın görevden alınmasından bahsetmiyor.

Tahran, Esad’ın görevine devam etmesini kabul ediyor.

Suriyeli terörist kavramının, burada tek taraflı bir anlamı var.

Ankara temsilcisi terörist derken sadece Kürtleri kastetti, meslektaşı Zarif kamuoyuna yaptığı değerlendirmede terörist kavramının parantezini açmadı.

İran’ın, Şii Müslümanları kafir olarak gören aşırı İslamcılara karşı çok daha duyarlı olması için sebepleri var.

Şu anda bundan bahsetmemesi, Ankara ile ortak çıkarların tercih edildiğini ve diğer önceliklere verilen vurguyu kanıtlıyor”,- dedi Şahan Kantaharyan.

Bölgedeki süreçlerin hızlı ilerlediğini sözlerine ekleyen “Azdak” gazetesinin genel yayın yönetmeni, “Körfez ülkeleriyle Tel Aviv anlaşmaları dizisi henüz bitmedi.

Bu zincirin dokumasında, katalizör rolünü üstlenen Katar, dış politika vektörlerine hem Ankara’yı hem de Tahran’ı dahil etti”,- dedi.

Kantaharyan’a göre, Moskova’nın aktivasyonu Lübnan siyasetinde hissediliyor.

“Lavrov’un hem Lübnan Başbakanı hem de Hizbullah temsilcileriyle yaptığı görüşmeler, Rusya’nın arabuluculuğunu, Tahran’ın ise bir adım geri durduğunu gösteriyor.

Washington ile Çin ve Moskova arasındaki gerilim yeni zirvelere ulaşıyor ve bu da Washington-İran gerilim ölçüm birimini üçüncü dereceye itiyor.

Bölgesel süreçler belirsizdir.

İki kutupludan çok kutupluya geçen dünya düzeni, şimdi daha çok karışık bir durumla karakterize ediliyor.

Stratejik eksen oluşum süreçleri çok hızlı ilerliyor.

Çok eksenli askeri-politik alanlar, Çin’den Orta Doğu ve Kafkasya’ya yönelik operasyonları dengeliyor.

Bu kilit bölgeler ise, paket formatlarında algılanır ve koordine edilir.

Ankara’nın, katılım ekseninin coğrafyasını defalarca Orta Doğu’dan Libya ve Kafkasya’ya çevirmiş olması tesadüf değil”,- dedi Kandaharyan.

Daha fazlasını göster
Back to top button