ANASİYASET

Türkiye’nin kozu

Türkiye’nin büyük kozu, ya da İran savaş sırasında neden sessiz kaldı?

İran Dışişleri Bakanı Zarif 2021 Ocak ayı sonlarında Erivan’a yaptığı ziyarette, Ermenistan’ın kendileri için özel önem taşıyan bir ülke olduğunu, bu nedenle sınır ihlallerine izin veremeyeceklerini belirtti.

Analistler, bölgesel çatışmaları kışkırtarak, İran çevresindeki ilmiği sıkanın Türk tarafı olduğunu göz önünde bulundurarak, Türkiye’yi İran Dışişleri Bakanı’nın açıklamasının ana muhatabı olarak değerlendirdi.

Ermenistan Ulusal Bilimler Akademisi Doğu Bilimleri Enstitüsü’nde araştırmacı olan Gohar İskandaryan, “Ermenistan’ın toprak bütünlüğü, İran için “kırmızıçizgi”dir.

Türk-Azerbaycan kuvvetlerinin Ermenistan sınırını geçip, Sünik’ten toprak işgal ederek, Nahçıvan ve Azerbaycan arasında kara bağlantısı sağlayabileceğinden de endişe duyuyorlar”,- dedi

“Kırmızıçizgi” ne anlama geliyor ve komşu ülkemiz bunu neden savaştan sonra hatırladı?

Azerbaycan ve Türkiye savaş sırasında kırmızıçizgi ihlal etmedi mi?

Eylül 2020’de, komşu İran ilk olarak tarafsızlığını ilan etti, ardından Ermenistan tarafını, Bakü’nün, işgal edilmiş olarak kabul ettiği bir dizi Artsakh bölgesini Azerbaycan’a teslim etmeye çağırdı ve Ekim ortasında, topraklarından Ermenistan’a, daha sonra da Artsakh’a silah tedarikini yasakladı.

Ermenistan’ın komşu ülkesinin bu davranışı en azından anlaşılmazdı, Tahran ise dengeli ve yapıcı bir politika izlediklerinde ısrar etmeye devam etti.

“Savaş sırasında, İran kara kuvvetleri komutanı, Ermenistan’ın toprak dokunulmazlığı hakkında bir açıklama yaptı ve aynı zamanda kendi sınırında asker topladı.

Bu Türkiye’ye ve Azerbaycan’a, İran’ın bu konuda çok kararlı olduğu mesajıydı, çünkü İran-Ermenistan kara sınırı kapatılırsa sadece Ermenistan için değil İran için de abluka oluşacaktır, İran bu konuda büyük bir komplo görüyor, özellikle de Ermenistan’ın İran için Batı’ya açılan bir pencere olmasından dolayı”,-  dedi İskandaryan.

İranlı analist ve “Ermenistan-İran Stratejik Kalkınma Merkezi” yöneticisi Puya Hosseini, Türkiye’nin, İran’a karşı da toprak talepleri olduğunu ve bunun da ülkesini yeni savunma programları geliştirmeye ittiğini saklamıyor.

“İran’da birkaç milyon Türkçe konuşan insan olduğunu biliyorsunuz, Türkiye onlar üzerinde büyük oynuyor, bu da İran için bir tehlike.

Bu bağlamda, Azerbaycan ve Türkiye, savaş sırasında büyük oranda lobi çalışmasında bulundu, Ermenistan ise bu açıdan eksik kaldı”,- dedi Hosseini.

İran, Ermenistan’daki bazı siyasi çevrelerin Türkiye ve Azerbaycan’ın savaş sonrası olası uzlaşmaya dair sözlerini coşkuyla kabul etmesine şaşırıyor.

Hosseini, hem geçen yüzyılın başındaki Soykırım’ı, hem de 2020 savaşı sırasında Azerbaycan’a sağlanan ölümcül silahları hatırlatarak retorik bir soru soruyor: Ermeniler, bu Türkiye ile mi dost olmak istiyorlar?

“Türkiye’nin elleri Ermenilerin kanına batmış durumda, bu yüzden Ermeniler Türk tehlikesine karşı daha dikkatli olmalılar, maalesef görebildiğimiz kadarıyla Ermeniler arasında bu tehlike ihmal ediliyor.

Türkiye, bölgenin büyük ülkeleri için bile tehlikelidir, bu nedenle Ermenistan için daha da tehlikelidir.

Türkiye bölge için kötülük timsalidir”,- demektedir Pouya Hosseini.

– Dost İran’ın düşman Türkiye’den farkı nedir?

Her iki durumda da, genel olarak Ermenilere karşı aynı eylem yapılmıştır.

Bir vakada Azerbaycan’a silah tedarik edilirken, diğer durumda Ermenistan’a silah tedariki sınırlanmıştır.

– Sadece, İran’da kaç farklı milletin yaşadığını bilmek gerekir.

Bu, İran devleti için bir tehdittir.

Artsakh’ın kendi ulusal kaderini tayin etme ilkesine olumlu yaklaştığımızda, tüm bu milletler, elbette yabancı devletlerin desteğini kullanarak, kendi kaderlerini tayin meselesini gündeme getireceklerdir”,- diye cevaplandırmaktadır İranlı analist.”

Ancak diğer devletler, Artsakh’a karşı savaştan yararlandı ve istikrarsızlığı kışkırtmak için İran’a teröristler “gönderdi”. Hosseini, 2020 sonbaharının sadece Ermeni tarafı için değil kendileri için de bir sınav olduğunu belirtiyor.

Tahran, 2020 savaşından bu yana ne kazandı veya ne kaybetti?

Görünüşe göre İran’da, bir zamanlar en güvenli olan kuzey sınırında, ne derece baş ağrısıyla karşılaştıklarının farkına varmaya başlıyorlar.

“Savaştan sonra İran’ın Kafkasya’daki etkisi önemli ölçüde azaldı ve zayıfladı.

İran Türkiye ile rekabet etmeye çalışıyor, ancak başarılı olmasının pek olası olmadığını anlıyor.

Transkafkasya’da İran’ın etkili bir işbirliği potansiyeline sahip olduğu tek ülke Ermenistan’dır.

Her iki taraf için de faydalıdır bu.

Ermenistan ve İran birbirleriyle doğru şekilde çalıştığı durumda, Kafkasya’daki güç dengesini yeniden tesis edebileceklerdir”,- demektedir Hosseini.

Daha fazlasını göster
Back to top button