ANAERMENİ SOYKIRIMISİYASET

Kayıtsızlığın ve öforinin eşiğinde

Kayıtsızlığın ve öforinin eşiğinde․ Ermenistan ve Türkiye’de soykırımın tanınmasına ilişkin psikolojik algılar

Türkolog Tiran Lokmagözyan, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı’nın “Soykırım” terimini telaffuz etmesinin, Türk toplumunu etkilemediğini, zira o toplumun ana kesiminin devletin konumunu tekrar ettiğini düşünüyor.

Lokmagözyan’a göre Türk toplumu, doğduğu günden başlayarak milliyetçilik, Ermenilere ve Rumlara düşmanlık, yanlış tarihi gerçeklerle beslenmektedir.

Psikolog Mihrdat Madatyan, Ermeni toplumunda bunun yerine aşırı coşkulu bir ruh hali ve temelsiz beklentiler olduğunu söylüyor.

Ona göre Ermeni toplumu duyumsamazlık içinde bulunduğundan dolayı, “Ermeni Soykırımı” teriminin kullanılmasının ardından pratik adımlar ve girişimler gelmezse hayal kırıklığına uğramayacaktır.

Türkolog Tiran Lokmagözyan, bu açıdan Türkiye’deki Ermeni toplumunun durumunun özel olduğunu ve her zaman dikkate alınması gerektiğini düşünüyor.

“Darbeye ilk maruz kalacak grup onlar.

Bu yüzden böyle durumlarda her zaman başlarına bir şeyler gelebileceğinden korkarlar”,- diyen ve Türkiye’deki Ermeni cemaatinin sessizliğini, Patrik’in ise olumsuz tepkisini böyle açıklayan Türkolog, “O ülkede Patrik iseniz, o zaman oyunun kurallarına uyacaksınız, ancak bu, devletin bir öznesi olmak anlamına gelmez.

Diplomasi gerekir.

Elbette bu açıdan Patrik’in kim olduğu, nasıl, hangi koşullarda seçildiği önemlidir”,- demektedir.

Türk toplumu hakkında detaylar veren Türkolog Tiran Lokmagözyan, toplumun, devletin bir aynası olduğunu vurgulayarak, esas olarak devletin söylediklerini tekrarladığını belirtmektedir.

“Türk toplumunda kendi yargılarıyla düşünen istisnalar var.

Ancak bu katman o kadar küçüktür ki, okyanusta bir damla olarak kabul edilebilir”,- diyen Türkolog, bu grubun, Türkiye’nin politikası veya kamuoyunun ruh hali üzerinde hiçbir etkisi olmadığını vurguluyor.

Daha fazlasını göster
Back to top button