ANASİYASET

Tarih, coğrafyası ve siyasi adı asırlık bir tarihe sahip ülkenin güçlü noktası olamaz

Dün, Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı temsilcisi, Ermenistan’a yönelik toprak ve tarihi iddiaları içeren bir yorum yaptı. Bu tür talepleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Armenpress haber ajansının sorusu, Ermenistan Dışişleri Bakanlığı Enformasyon ve Kamu Diplomasisi Dairesi tarafından yanıtlandı.

Azerbaycan tarafı, Ermenistan’a karşı yanlış toprak ve tarihi iddialarda bulunarak, bir yandan Karabağ sorununu uluslararası gündemden çıkarmaya, diğer yandan bölgesel güvenlik ve istikrara yönelik yeni tehditler oluşturmaya çalışmaktadır.

Böyle bir sahte gündemi ispatlamaya çalışan Azerbaycan tarafı, 9 Kasım’daki üçlü açıklamaya alenen tahrif etmekten çekinmiyor. Yukarıda anılan belgenin mantığını, tehcir edilenlerin geri dönüşüne dair Azeri yorumuna göre hareket edersek, o zaman Ermeni mültecilerin Nahçıvan, Gandzak, Bakü, Sumgait ve günümüz Azerbaycan’ının diğer tahliye edilmiş Ermeni topraklarına dönmesi gerekir.

Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı sözcüsünün Ermenistan’a yaptığı tarihi taleplere gelince, Azerbaycan’ın “tarihi” tanımının kriterlerini anlamak bizim için güç. Adının hem coğrafi hem de siyasi olarak asırlık bir geçmişi olan bir ülkenin tarihinin asla güçlü noktası olamayacağını ve Azerbaycan’ın adının bundan daha yeni olduğunu bir kez daha hatırlatmak zorundayız.

Azerbaycan liderliğinin Ermeni ve Azerbaycan halkları arasında kalıcı düşmanlık ekme ve sürdürme çabaları, bölgesel barış ve güvenlik için sürekli bir tehdittir. Azerbaycan, Ermenistan’ı intikam almakla suçlamadan önce, uluslararası topluma Bakü’deki “parkı” konseyinin ne olduğunu açıklamalı, ki bu utanç verici bir intikam ve nefret “anıtından” başka bir şey değildir.

9 Kasım üçlü açıklama Sadece AGİT Minsk Grubu eşbaşkanlığında Karabağ barış sürecinin yeniden başlaması bölgede kalıcı barışın ön koşullarını yaratabilir.”

Daha fazlasını göster
Back to top button