ANASİYASET

Havyarla satılanlar

Havyarın “politik” değeri

AKPM Genel Sekreteri Pedro Agramund, Ermenistan Eş Raportörü Alex Fischer, İtalyan Milletvekili Luca Volonte ․․․

Bu isimler Ermenistan’da bilinir.

Avrupa’nın “havyar yiyenler” skandalı, Azerbaycan için çalışan Avrupalı ​​parlamenterleri ve yetkilileri ifşa etti.

Avrupa kurumları, bugün çatışmanın taraflarını desteklemek ve bölgede istikrarı teşvik etmekten konuşuyor.

Bakü’de tutulan Ermeni esirlerden 10’u geçtiğimiz günlerde AB’nin desteğiyle Ermenistan’a döndü.

Havyar skandalından, AB desteğine kadar.

İsviçre ve Belçika TV kanalları, 22 ve 23 Eylül 2021’deki gazetecilik araştırmalarına dayanarak, Bakü’nün Avrupa yapılarında kullandığı havyar diplomasisini anlatan “Havyar Diplomasisi, Demokrasi Nasıl Satın Alınır?” belgeselini gösterdi.

Bakü, petrolden aldığı paralar ve havyarla, yıllardır uluslararası kuruluşlarda Azerbaycan karşıtı pozisyonları susturmaya, hoş olmayan formülasyon ve kararları durdurmaya veya Avrupalı ​​gazetecilerin iddia ettiği gibi, demokrasi ve prestij satın almaya çalıştı.

Belgeselin gösteriminin ardından Bakü, sunulan gerçekleri ve kanıtları görmezden gelerek, Batı’yı karşı propagandayla suçladı.

Havyar diplomasisinin ilk önemli bölümü, AKPM’de Azerbaycan’daki siyasi esirler sorununa ilişkin raporun başarısız olduğu 2017 yılında kaydedildi.

Açıkça Azerbaycan yanlısı duruşuyla tanınan AKPM Genel Sekreteri Pedro Agramund, kısa bir süre sonra görevinden alındı.

AKPM’deki Ermeni heyetinin eski üyesi Naira Zohrabyan, Azerbaycanlı delegelerin nasıl “çalıştığının” ayrıntılarını “Radiolur”a anlattı.

“Bütün bu hikâye, EPP’nin en büyük grubunun lideri Luca Volonte’nin çabaları sayesinde, Azerbaycan’daki siyasi tutsaklar projesi başarısız olunca ortaya çıktı.

Bakü bu konuda yaklaşık 3 milyar Euro’luk devasa bir yatırım yapmıştı.

Bir noktadan itibaren tüm bunları öyle bir sinizmle yapıyorlardı ki, Avrupalı ​​milletvekilleri Azerbaycan delegasyonlarının odalarına girip, para kayıtlı kartlar ve havyar dolu torbalarla çıkıyorlardı.”

AKPM Başkanı Pedro Agramund, Ermenistan Eş Raportörü Alex Fischer, İtalya’dan Luca Volonte, aynı zamanda UNESCO Genel Direktörü İrina Bokova’nın kocası olan, Bulgaristan’dan Kalin Mitrev.

Bokova ve birkaç Avrupalı ​​politikacı, Eylül 2017’de Organize Suçları Araştırma Merkezi tarafından, Azerbaycan’dan rüşvet almakla suçlandı.

İrina Bokova, 2013 yılında “Azerbaycan – hoşgörü bölgesi” adlı bir fotoğraf sergisi düzenlemişti.

Üç gün sonra, kocası Kalin Mitrev’in hesabına 20.000 Euro aktarılmıştı.

Soruşturmaya göre, toplamda Mitrev 425 bin Euro aldı.

Ünlü havyar severlerin listesi Alman delegeleri de içeriyor.

Bundestag’ın eski üyesi, AKPM İzleme Komitesi’nin eski başkanı Edward Linter ve havyar diplomasisi skandalı nedeniyle istifa eden Mark Hauptmann.

Bakü, Rus milletvekillerine de rüşvet verdi.

Naira Zohrabyan, 2013 yılında Ermeni heyeti Azerbaycan’a gittiğinde, Azerbaycanlıların Ermenilere bile rüşvet vermeye cüret ettiğini hatırlıyor.

” Ermeni heyeti, Doğu Ortaklığı’nın Euronest programı çerçevesinde 2013 yılında Azerbaycan’a gitti ve ben de bu gruba dâhildim.

Sinizm, Aliyev tarafından Ermenilerin odalarına hediye bırakılması noktasına gelmişti.

Sadece, Ermeni tarihi ve kültür değerlerinin Azerilere ait olarak sunulduğu “Şuşa” adlı kitabı, incelemek için aldım.

Bugünkü en büyük muhalefet grubunun, boykot ederek, uluslararası kurumların çalışmalarına katılmama kararını anlamıyorum.

Bu platformlar, Aliyev’in suçlarını ve o ülkedeki barbarlık tezahürlerini göstermek amacıyla kullanılmalıdır.”

AKPM’deki Ermeni delegasyonu üyesi, Azerbaycan’ın çalışma biçimini bugün de engellemenin mümkün olduğunu, ancak yaklaşımların değiştirilmesi gerektiğini söylüyor.

Büyük diasporamızı sadece paraya ihtiyacımız olduğunda hatırlamak yerine, onun kaynaklarını kullanmalıyız.

“İspanyol Milletvekili, pislik Voltaire, o utanç verici Ermeni karşıtı projeyi getirdiğinde, kaynaklarımızı seferber etmemiz 10 gün sürdü ve hatta projenin engellenmesi için Kusturica’yı davaya dâhil ettik, çünkü o projeyi hazırlayan Miatovic, Kusturica’nın hemşehrisiydi.

Yani istediğimiz zaman doğru çalışabiliriz.

Lakin çalışmamız için mücbir sebep olmasını istemiyorum.”

Bakü şimdi de, ünlü bilim adamlarına tarihi çarpıtmaları ve işgal altındaki topraklardaki anıtları Alban eseri olarak sunmaları için rüşvet veriyor.

Fransız meslektaşlarım bunu eski bir vekile anlattı.

“Hukuk Avrupası” STK başkanı Lusine Hakobyan, havyar diplomasisinin ifşaatlarının genellikle yetkilinin istifa etmesi için zemin oluşturduğunu söylüyor.

Ancak ona göre sorumluluk bununla sınırlı kalmamalıdır.

“Bu tür vakalar çok oluyor, fakat uluslararası diplomasinin bu tür vakalar için net sorumluluk mekanizmaları yoktur.

Genellikle, bu tür şüphelerin olması durumunda, kişi, o devletin sorunları ve görüşmelerinden çıkarılır.”

Havyar diplomasisi skandalından, esirlerin Ermenistan’a dönüşü desteğine kadar․

Bölgedeki ihtilafla ilgili AB Özel Temsilcisi’nin çabaları sayesinde, Ermeni esirler Azerbaycan esaretinden iade edildi.

“Bu sevindirici bir girişim.

Bir yıldan fazla bir süredir sivil toplum, Azerbaycan tarafından tutulan savaş esirlerinin ve diğer tutukluların iadesi konusunda AB’nin rolü konusunu sürekli olarak gündeme getirdi, ancak AB, AB’nin bir çözüm mekanizması olmadığını söyleyerek bunu çatışmayla ilişkilendirdi.

Hâlbuki aktif çaba gösterdiklerini ve bu alanda ilerleme sağlayabildiklerini gördük”,- diyen Zohrabyan’a göre, AB bu konuda rol oynayabileceğini kanıtladı.

Zohrabyan’ın görüşüne göre, Azerbaycan ve AB arasındaki mevcut işbirliğinin temelinde, Ermeni savaş esirlerine yönelik muamele ve işkence konusu da düşünülmelidir.

Bunlar, kuruma verilen taahhütlerin yerine getirilmemesi bağlamında değerlendirilmeli ve AB Azerbaycan’a yaptırım uygulamalıdır.

Daha fazlasını göster
Back to top button