ANASİYASET

Azerbaycan’da Ermeni karşıtlığı bir iç ve dış politika aracıdır

Ermenistan Ombudsmanı Kristine Grigoryan, Azerbaycan’daki Ermeni karşıtlığının Sovyet yıllarında var olan ve bu devletin bağımsızlığından sonra da devam eden devlet politikasının bir sonucu olduğunu belirtiyor.

Ona göre, Azerbaycan’ın 27 Eylül 2020’de başlattığı savaşa, Azerbaycan makamları tarafından teşvik edilen büyük bir kin ve düşmanlık propagandası eşlik etti. Kristine Grigoryan, “Azerbaycan’da Ermeni nefreti, Artsakh’ta etnik temizlik tehlikesi” başlıklı kamuoyu tartışmasında böyle bir görüş dile getirdi.

“Ermeni fobisiı, pratik ifadesini Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nın kamuya açık konuşmalarında bulmaktadır. Ermeni halkına, Ermenistan nüfusuna ve Artsakh’a yönelik tehditler, hakaretler, düşmanca ifadeler kullanır. Konuşmaları öyle ki faşizmin tezahürlerine bile ulaşıyor. Ne yazık ki Azerbaycan makamları için Ermeni karşıtlığı bir iç ve dış politika aracıdır.” ifadelerini kullandı.

2020 savaşı sırasında, Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri’nin, Ermeni askerlerine ve sivillere işkence ederken, diri diri başlarını keserken, kurbanların cesetlerini parçalarken ve başka vahşetlerde bulunurken, kullandığı aynı ifadeleri Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nın kullandığının altını çizdi.

Kristine Grigoryan, hem 44 günlük savaş sırasında hem de savaş sonrası Azerbaycan’da devlet destekli Ermeni karşıtı propagandanın en aşırı tezahürlerini gördüğünü vurguladı. Ombudsmana göre bu propagandanın iki gerekçesi var: etnik ve dini.

Ombudsman, Uluslararası Adalet Divanı tarafından uygulanan özel tedbirin ihlalinin, Azerbaycan’ın devlet düzeyinde oluşturduğu ve görevi Ermeni kültürel mirasını yok etmek olan çalışma grubu tarafından kanıtlandığını vurguladı.

Daha fazlasını göster
Back to top button