ANASİYASET

Bakü’nün Batı ile flörtü

Ankara ve Bakü’nün Batı ile flörtü nasıl sonuçlanacak?

2018’de Türkiye-Azerbaycan ikilisi, merkezinde ekonomik, enerji ve siyasi ilişkiler olan yeni bir üçlü platform oluşturmak için Ukrayna ile müzakere ediyordu.

Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü her zaman savunan Türkiye-Azerbaycan için bu üçlü boyutun jeopolitik ve askeri bir bileşeni de vardı.

Analistlere göre amacı Rusya’nın etkisini zayıflatmaktı ve Ankara-Bakü ikilisi için bu, Ermeni karşıtı bir stratejiydi.

Yeni gerçekliklerde, Rusya-Ukrayna çatışması bağlamında Türkiye-Azerbaycan ikilisi yeniden konumlanıyor.

Uluslararası güvenlik konularında uzman Armen Manvelyan, “Radiolur” ile yaptığı görüşmede, Batı yanlısı Türkiye’nin yanında Azerbaycan’ın da manevra sorunu olduğunu veya büyük anlamda Ukrayna tarafına meylettiğini gizlemediğini söylüyor.

“Başlangıçta Türkiye ve Azerbaycan tarafsızlıklarını korumaya çalıştılar ama şimdi Batı’yı kayırmaya çalışıyorlar.

Türkiye söz konusu olduğunda, bu anlaşılabilir bir durumdur, bu NATO üyesi ülke her zaman Batı yanlısı olmuştur. Azerbaycan da Ukrayna’ya bir miktar yardım gönderen bu siyasi çizgiye yakındır.

Ankara ve Bakü kesinlikle Rus karşıtı kampta.”

Uzmana göre bu pozisyon derinleşecek, hem Batı hem de Rus tarafı daha net pozisyonlar talep edecek.

Yani Rusya-Ukrayna gerilimi ne kadar uzun sürerse tarafsızlığı korumak o kadar zor olacaktır.

Armen Manvelyan, yine de Rusya’nın bu durumda Türkiye ve Azerbaycan’ın mümkün olduğunca tarafsız olmasına ihtiyacı olduğunu düşünüyor.

Rusya-Azerbaycan stratejik bildirgesinin savaşın hemen arifesinde imzalanmasının tesadüf olmadığını söylüyor.

“Bu, Bakü’nün Artsakh’taki durumu kötüleştirmeye çalışmaması için Azerbaycan için bir kısıtlama aracıdır.

Azerbaycan oldukça saldırgan bir konumda, Artsakh yönünde aktif eylemlerde bulunuyor, gaz boru hattını havaya uçuruyor, ateş ediyor.

Bu ise, Azerbaycan’ın Ermenistan’a baskı yaparak bu durumdan yararlanmaya çalıştığını kanıtlıyor”,- dedi Analist.

Armen Manvelyan, Türkiye’nin siyasi çizgisinin net olduğuna dikkat çekiyor.

Ona göre, Rusya-Batı ihtilafında arabuluculuk rolünü üstlenmek, Ankara’nın konumunu güçlendirecektir.

“Türkiye açıkça arabulucu rolü oynamaya çalışıyor.

Öte yandan Türkiye, Rus tarafının Ukrayna’nın geniş bir bölgesinde kontrol kurarak ana hatlarıyla belirlediği senaryonun uygulanmasının sadece Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün değil, tüm komşularıyla sorunları olan Türkiye’nin de toprak bütünlüğünün etkileneceği bir durum yaratacağını çok iyi anlıyor.

Bu nedenle, Rus silahlarının Ukrayna’daki zaferi Ankara için istenmeyen bir durumdur, Türkiye, Rus askeri makinesinin mümkün olduğunca “Ukrayna bataklığına” sıkışması için aktif olarak bu yönde çalışmaktadır.

Ancak Rus askeri makinesi çalışıyor ve verimliliği Türkiye’yi siyasi emellerinde daha mütevazı kılıyor.”

Azerbaycan’ın Batı yaptırımları bağlamındaki fırsatlarını değerlendiren uluslararası güvenlik uzmanı, bunları daha sınırlı, Türkiye örneğinde ise fırsatları daha büyük olarak nitelendiriyor.

Ankara bir yandan yaptırımlara katılmazken, diğer yandan Rusya pazarındaki konumunu güçlendirmek için fırsatı kullanıyor. Manvelyan, Türkiye’nin “barışçı” rolünde ne kadar ikna edici olabileceğini zaman gösterecek, diyor.

Şu ana kadar net olan bir şey var: Bölgede konumlanan Türkiye ve Azerbaycan, 2020 zaferinin meyvelerinden en iyi şekilde yararlanmaya çalışıyor ve Armen Manvelyan’a göre Ermeni tarafı, taraflarla müzakere sürecini gerektiği kadar uzatmalı.

En azından Rusya-Batı cephesindeki çatışmaların sonuna kadar.

Daha fazlasını göster
Back to top button