ANAEKONOMİSİYASETTOPLUM

Ruslar, BDT ülkelerinde

Rusların BDT ülkelerine taşınmasının artıları ve eksileri

Ukrayna’daki özel harekât ve kısmi askeri seferberlik zemininde, Rusların Sovyet sonrası ülkelere göçmesi, bazı riskler taşısa da, ev sahibi ülkelerin ekonomileri üzerinde olumlu bir etki yaratıyor.

RBK ajansının bildirdiğine göre, İngiliz danışmanlık şirketi Oxford Economics’in gelişmekte olan pazarlar için önde gelen ekonomisti Tatyana Orlova, “Rusya’dan beyin göçü, eski SSCB çizgisindeki komşulara fayda sağlayacak”,- demektedir makalesinde.

Ekonomistin aktardığı verilere göre, Rusya’dan ayrılanlar ağırlıklı olarak Türkiye, Kazakistan, Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan’a yerleşti.

Sovyet sonrası bölge ülkeleri için, Rusların yer değiştirmesinden elde edilen etki, para ve insan sermayesi girişi ile ifade ediliyor.

Oxford Economics tarafından sunulan verilere göre, sadece Eylül ayında Kazakistan’a yaklaşık 200.000, Gürcistan’a 70.000 ve Ermenistan’a 60.000 Rus giriş yaptı.

Orlova, Azerbaycan’ın sayı belirtmemesine rağmen, gözlemlerin önemli sayıda Rus’un buraya da gelmiş olduğunu kanıtladığını yazdı.

Oxford Economics, bu tahminleri ve Mart ayında uygulamaya konulan 10 bin dolardan fazla para çekmeme politikasını dikkate alarak, Rusların Eylül ayında Kazakistan, Gürcistan ve Ermenistan’a yaklaşık 3 milyar dolar nakit getirmiş olabileceğini hesapladı.

Orlova, sınırlama olmadığı için “çok daha büyük meblağların” muhtemelen yerel banka hesaplarına aktarıldığını yazdı.

Rusların, Kazakistan’daki banka mevduatlarındaki fon miktarı bu yıl dört kattan fazla artarak, 1,4 milyar dolara ulaştı.

Rusya Merkez Bankası, banka hesaplarından yaklaşık 500 milyar ruble veya 8 milyar dolar çekildiğini bildirdi.

İlk yarıyıl verilerine göre, Rusların bulunduğu tüm ülkelerde (Ermenistan, Azerbaycan, Gürcistan, Kazakistan, Özbekistan) cari işlemler dengesi iyileşiyor.

Çalışmada, petrol ihraç eden ülkeler (Azerbaycan ve Kazakistan) için, Rus sermayesinin girişinin cari hesabı iyileştirmenin ek bir kaynak, ithalatçı ülkeler için (Gürcistan, Ermenistan) ise destekleyici bir faktör olduğu belirtilmektedir.

Ayrıca sermaye girişleri, bu küçük ekonomilerin (Gürcistan, Ermenistan ve Moldova) bu yıl döviz rezervlerini artırmalarına olanak tanımış ve bu da dış şoklara karşı dayanıklılıklarını artırmıştır.

Orlova, “Moldova bunu Rusya’dan değil, Ukrayna’dan gelen mültecilerle yapmayı başardı”,- demektedir.

“Sermaye Rönesansı”nın Rusya ve BDT ekonomisti Sofia Donets’e göre, Sovyet sonrası ülkeler, şimdiye kadar en cüretkâr tahminleri bile aşması beklenen, ekonomik büyüme göstermektedir.

Bu büyümenin ek itici güçleri turizm, Rusya Federasyonu ile ticaretin canlanması ve ülkelerin ihracat ve işgücü transferlerinden elde ettikleri gelirleri artırmalarına olanak sağlayan güçlü ruble olmuştur.

“Bütün bu ülkelerin bütçeleri ek gelir elde etti, ekonomik faaliyetin büyümesi, KDV ve diğer vergilerden elde edilen gelirlerin artmasıyla bağlantılı.

Şimdi soru, bu “sıcak paranın” nasıl yönetileceğidir.”

Bununla birlikte, “Yüksek Ekonomi Okulu” Ulusal Araştırma Üniversitesi’nden doçent Andrey Suzdaltsev, Rus akınının Sovyet sonrası ülkelerin ekonomileri üzerindeki olumlu etkisine ilişkin tahminlerin büyük ölçüde abartıldığını belirtti.

Ona göre, BDT ülkelerine özgü iş açığı göz önüne alındığında, Rusların orada kalmaları pek mümkün değil.

“Ruslar şimdilik ev sahibi ülkelerin ekonomilerini paralarıyla destekliyor, fakat harcama imkânları sonsuz değil.

Göçmen akınının, hem olumlu hem de olumsuz tüm sonuçları, kısa vadeli olacaktır”,- dedi Suzdaltsev.

Yerel sakinler arasında bir başka memnuniyetsizlik kaynağı da, yüksek talep nedeniyle kiralarda önemli bir artış da dâhil olmak üzere, artan yaşam maliyetidir.

Ekim ayının başında Özbekistan Adalet Bakanlığı, ev sahiplerinin yerel kiracıları yabancılar lehine tahliye ettiğini ve fiyatları artırdığını bildirdi.

Orlova, “Rus göçmeni kabul eden ülkelerin yetkilileri, para ve insan sermayesi akışından maksimum fayda sağlamak için doğru stratejiyi seçmelidir,- dedi.

Donetsk, bu ülkelerde enflasyon beklentilerinin arttığını ve ana riskin, insanların başka ülkelere taşınması olmaya devam ettiğini kaydetti.

Daha fazlasını göster
Back to top button