ANASİYASETTOPLUM

Azerbaycan propagandası ve sahte “çevresel” talepler

Artsakh ablukası öncesi Azerbaycan propaganda tezleri ve sahte “çevresel” taleplerin evrimi

Azerbaycan, 12 Aralık 2022’den bu yana Artsakh’ı Ermenistan ve dış dünya ile birleştiren tek yol olan Laçin Koridoru’nu kapalı tutmaktadır.

Bakü, çeşitli açıklamalarla durumu haklı çıkarmaya çalışsa da, çağrı ve tehditler ile dolaşıma sokulan asılsız tezlerin araştırılması, Bakü’nün aylar önce insani bir felaket yaratmak ve Artsakh nüfusunu azaltmak için geliştirdiği politikayı açıkça göstermektedir.

2022 yılı süresinde, Azerbaycan devlet propagandası, “2021’de Ermenistan’da üretilen mayınların savaştan sonra Azerbaycan topraklarına döşenmesi” tezini destekledi ve yaygınlaştırdı.

Tüm Azerbaycan propaganda makinesi, Ağustos-Kasım aylarında bu tezin geliştirilmesi için aktif olarak çalıştı ve 24 Kasım’da Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, “Mayınların Laçin Koridoru’ndan getirilerek, Azerbaycan topraklarına yerleştirildiğini” duyurdu.

Bahsi geçen tezin Azerbaycan tarafından yayılmasının ana amaçlarından biri de, Laçin Koridoru’nu hedef alarak sözde “Zangezur Koridoru” için bir baskı mekanizması oluşturmaktı.

Azerbaycan propagandası ve hükümet yanlısı basın ve telgraf kanalları, kamu-uzman çevreleri ve milletvekilleri, “Laçin Koridoru’nun kapatılması veya kontrol edilmesi gerekliliği” propagandasını ve “Rus barış güçlerinin faaliyetlerine gölge düşürme” çalışmalarını yaymaya giriştiler.

30 Ekim’de Stepanakert’te düzenlenen kitlesel gösteri ve Artsakh’ta Ruben Vardanyan’ın Devlet Bakanı olarak atanması sırasında, Rus barış güçleri birliklerine karşı propagandada gözle görülür bir artış kaydedildi.

Bütün bunlara bariz Ermeni karşıtı ve insani sorunlar yaratma çağrıları eşlik etti.

Aynı zamanda, Rus barış güçlerine yönelik açıklamalara, Azerbaycan Savunma Bakanlığı, sadece 25 Kasım ile 3 Aralık arasında Rusya Federasyonu Savunma Bakanlığı’nın resmi internet sitesinde, Artsakh’ın Ermenice yer adlarının kullanılmasına ilişkin 10 açıklama yaymıştır.

Bu dönemde Azerbaycan propaganda makinesi “Laçin Koridoru’nun yasadışı kullanılması” hakkında hayali ifşaatlar yayınlamıştır.

30 Kasım’da Qafqazinfo.az internet sitesi, Artsakh’a giren 14 İran vatandaşıyla ilgili bir makale yayınladı, Caliber.az ise, “Base Metals” şirketi tarafından Stepanakert’ten Ermenistan’a taşınan kaynaklar hakkında yazarak, Laçin koridorundan ve doğrudan barış gücü kuvvetlerinin izniyle “madenlerin yağmalanmasının gerçekleştirildiğini” vurguladı.

2 Aralık’ta, Azerbaycan Parlamentosu’nun oturumunda, milletvekilleri açıkça “Azerbaycan’ın Laçin’de kendi kontrol noktasına sahip olması gerektiğini” ilan ettiler.

Kasım ayı sonu ve Aralık ayı başında Laçin Koridoru’nun Azerbaycan tarafından kapatılması veya kontrol altına alınması taleplerine, Bakü’nün “Laçin Koridoru askeri harekatını” gerçekleştirme olasılığına ilişkin analizler de eşlik etmiş, fakat son derece riskli olduğundan, daha dikkatli adımların gerektiği sonucuna varılmıştı.

Laçin yolunu kapatmaya yönelik ilk girişim, 3 Aralık’ta sivil giyimli bir grup Azerbaycanlının, sahte çevre koruma bahaneleriyle Stepanakert-Goris otoyolunu saatlerce kapatmaya çalışmasıyla gerçekleşti.

Yol, ancak Rus barış güçleri ile yapılan görüşmelerden sonra açıldı.

Ancak 11 Aralık’ta Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı Rusya’ya bir protesto notası göndererek, Rus barış güçlerinin anlaşmalarını yerine getirmediğini ve Azerbaycanlı “çevrecilerin” madenlerde inceleme yapmasını sağlamadığını bildirdi.

Böylece Azerbaycan, bir gün sonra Artsakh’ın yaşam yolu olan Laçin Koridoru’nu kapatmak ve 120.000 Artsakh Ermeni’sini kuşatma altında tutmak için aylarca süren propaganda ve iyi hesaplanan adımlarla hazırladığı harekatına başladı.

● Laçin yolunun kapatılması, sunulan iddialar ve bunların gelişimi

Kendilerini “aktivist” ve “çevre STK’ları” üyesi olarak tanıtan bir grup Azerbaycanlı, 12 Aralık’ta Artsakh Cumhuriyeti’ndeki Kaşen ve Drombon madenlerinin işletilmesini durdurma bahanesiyle Artsakh’ı Ermenistan’a bağlayan tek yolu kapattı.

Sözde Azerbaycanlı “eko-aktivistler”, izleme koşulları yaratmak ve madenlerin işletilmesine son verilmesini talep ettiler.

Yolun kapatıldığı günün ertesi günü, Azerbaycan cumhurbaşkanı yardımcısı Hikmet Hacıyev “yol Azeriler tarafından değil, Rus barış güçleri tarafından kapatılmıştır” açıklamasının ardından, yolu kapatan Azeriler bu tezi dolaştırmaya başladılar.

Protestocuların ve hükümet yetkililerinin eşzamanlı açıklamaları, sözde “eko-aktivistlerin” Azerbaycan devlet liderliği ile yakın işbirliği içinde olduğunu ve bizzat Azerbaycan siyasi liderleri tarafından yönetildiğini, onların talep ve çağrılarının Azerbaycan liderliğiyle uyumlu olduğunu göstermektedir.

Azerbaycanlı “protestocuların” Rus barış güçlerine karşı eylemlerinde de siyasi imalar vardı.

Laçin Koridoru’nun kapatılmasının ilk günü, medya temsilcileri ve göstericiler, kontrol edilemez bir durum yaratmak için, mümkün olan her yolu deneyerek barış güçlerine karşı çeşitli provokasyonlar kullandılar.

Şuşi bölgesinde yolu kesen Azerbaycanlılar, açıkça “Onlardan [barış güçlerinden] korkmuyoruz”, “Onlara [barış güçlerine] ihtiyacımız yok”, “Onları [barış güçlerini] davet etmedik” diyorlardı.

“Eko-aktivistler” ve buna paralel olarak Azerbaycan milletvekilleri tarafından barış güçlerine yönelik suçlamalar ve açıklamalar, eylemin, barış gücü birliklerinin faaliyetlerini itibarsızlaştırmayı da amaçladığını bir kez daha kanıtlamaktadır.

Sözde “sadece çevre eylemi” sırasında, “Azerbaycan var olsun, istemeyen kör olsun”, “madenler kurtarılmalı”, “en büyük asker bizim asker”, “şehitler ölmez, vatan bölünmez” gibi milliyetçi çağrılar veya askeri tehditler içeren sloganlar seslendirilmekteydi.

Gösterilerden, aşırılık yanlısı “Bozkurtlar”ın sembolünü tasvir eden fotoğrafların yayınlandığını da belirtmek gerekir.

Böylece, Laçin Koridoru’nun kapatılmasından önceki dönemde, Azerbaycan tarafının öne sürdüğü tezler ve yapılan açıklamaların, ardından da eylem sırasında protestocular tarafından değiştirilen ve eklenen taleplerin analizini ve 28 Aralık’ta Kaşen ve Drombon madenlerinin faaliyetlerinin geçici olarak durdurulması ve izleme yapılması konusunda Artsakh hükümeti tarafından yapılan önerisini temel alarak, bu gösterilerin “tabiatı koruma ve barışçıl gösteri” ile ilgisi olmadığını ve net olarak hesaplanmış amaçlara sahip olduğu, bunların nihai hedefinin ise, Artsakh’ın Ermenilerden arındırılması olduğunu kanıtlamaktadır.

Yukarıdakilere ek olarak Bakü, Ermenistan’ın egemen toprakları üzerindeki iddialarından vazgeçmemekte ve eyleme paralel olarak sözde “Zangezur Koridoru” konusunu geliştirerek “koridorlar” arasında bir eşitlik işareti koymaya çalışmakta ve Ermenistan toprakları üzerinden Nahçıvan ile kara bağlantısı oluşturmak için ek baskı uygulamaktadır.

Daha fazlasını göster
Back to top button