ANASİYASET

Var olmayan “Azerbaycan kültürü”

Bakü, Ermenistan’da hiç var olmayan “Azerbaycan kültürü”nün izlerini UNESCO’nun bulmasını istiyor

“Batı Azerbaycan Topluluğu” denen maskaralık devam ediyor.

Bu yapımın oyuncuları bu kez UNESCO Genel Direktörü Audrey Azoulay’a bir mektup gönderdi.

Azerbaycan medyasının yayınladığı uzun başvuruda, Ermenistan’a yöneltilen şikâyetlerin yanı sıra, “Azerbaycan kültürel mirasının durumunu izlemek için Ermenistan’a bir araştırma heyeti gönderilmesi” talebi de yer alıyor.

Başvuruyu yazanlar utanmadan “Azerbaycanlıların bir zamanlar nüfusun mutlak çoğunluğunu oluşturdukları Ermenistan’dan tamamen kovulduğunu” ve “Modern Ermenistan topraklarında cami ve mezarlıklar da dâhil olma üzere, tarihi ve kültürel miraslarının büyük ölçüde tahrip edildiğini” iddia ediyor.

“Ermenistan’daki tek korunmuş cami olan Erivan Mavi Camii, açıkça yanlış bir şekilde “İran camisi” olarak sunuluyor, diye yazan başvurunun yazarları kendileriyle çelişiyor.

“Aslında o dönemde şehrin nüfusunun mutlak çoğunluğunu oluşturan Azerbaycanlılar tarafından yaptırılmış ve onlar yüzyıllar boyunca orada ayin yapmıştır.

Dahası, camiyi bir etnik gruba mal etmek, ibadet yerlerini etnik özelliklerine göre ayırmayan, ırk ve etnik köken gözetmeksizin tüm insanları bir araya getiren dinimize de saygısızlıktır.”

Ardından üç sayfa, anlamsız, fakat kesin bir cevap gerektiren şikayetler, suçlamalar, iftiralar içermektedir.

Bu başvuru, belli ki aynı anda iki hedef içermektedir.

Biri “eski Azerbaycan kültürünün harap olmuş anıtları” temasını abartmak, ikincisi ise doğrudan genel müdürün kişiliği ve bu Avrupalı ​​​​yetkiliye yönelik hoşnutsuzluktan kaynaklanmaktadır.

Konudan saparsak, UNESCO, ne buldozerler Azerbaycan’ın Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’nin eşsiz Ermeni haçkarlarını yerle bir ettiğinde, ne de Azerbaycan askerlerinin işgal altındaki Dağlık Karabağ topraklarındaki Ermeni kültürel mirasını yok ettiğinde hiçbir adım atmadı.

UNESCO’dan “Azerbaycan kültürünün izlerini” bulmasını talep eden Bakü, bu tür izlerin asla var olmaması gibi basit bir nedenden dolayı bulunmanın imkânsız olduğunun gayet iyi farkındadır.

Evet, çatışmadan önce Ermenistan’da belli sayıda Azerbaycanlı yaşıyordu.

Elbette Azerbaycan’da sunmaya çalıştıkları gibi bir milyon değil, yarım milyon bile değil ve hatta “nüfusun çoğunluğu” da değillerdi.

Azerbaycan’da yaşayan Ermeniler, o ülke aydınlarının önemli bir bölümünü oluştururken, Ermenistan’daki Azerbaycanlıların, çoğunlukla köylerde yaşıyorlardı ve yetiştirdikleri meyve, sebze ile tanınmaları haricinde, kültürel mirasa başkaca bir katkıda bulunmadıklarını belirtmek gerekir.

Pratikte, Ermenistan’da yaşayan tüm Azerbaycanlılar, çatışmanın ilk aşamasında köpek kulübeleri de dâhil olmak üzere, eşyalarını yanlarına alarak barışçıl bir şekilde ayrılmayı başardılar.

Ermenistan’dan ayrılan Azerbaycanlıların en az ilgilendikleri şey kitaplardı.

Genelde, gereksiz malzeme olarak bıraktılar.

Bakü’nü, Mavi Camii’ni ısrarla gasp etme girişimlerine gelince, yakın gelecekte Azerbaycan makamlarının, örneğin Aliyev’in büyükbabası tarafından bizzat yaptırıldığı gibi yeni bir açıklamayla halkı “memnun edeceği” göz ardı edilmemektedir.

Daha fazlasını göster
Back to top button