ANADÜNYASİYASET

Azerbaycan’da İran halklarına ve Şii din adamlarına yönelik baskılar

Azerbaycan-İran ilişkilerindeki bir başka sorun da, İran yanlısı ve İran dili konuşan, Şii İslam’ı benimseyen Müslümanlara yönelik sürekli baskı ve asimilasyon girişimidir.

Yıllardır devam eden bu sürece her zaman tutuklamalar eşlik etmiş ve barış ve savaş durumlarında kural olarak Tatlar, Talişler ve İranlı veya Türk olmayan diğer azınlıklar cepheye veya ya savaş cephesinin en tehlikeli yerlerine gönderilmektedir. İran, kural olarak bu nüfus üzerinden Azerbaycan’daki nüfuzunu güçlendirmeye çalışmaktadır.

Bu katmanın aslında Azerbaycan makamlarının ana muhalefeti olduğunu belirtmek gerekir. Azerbaycan’daki siyasi muhalefetin onlarca yıldır bastırıldığı ve şu anda çok fazla etkisinin olmadığı düşünüldüğünde, bazen siyasi taleplerde bulunan Azerbaycan’da en aktif olan Şii muhalefettir. Bakü’nün Şii din adamlarına uyguladığı baskı İran-Azerbaycan ilişkilerinde de sorun yaratmasının nedeni budur. İran basınının sık sık bu konuda yazması dikkat çekicidir.

Birçok hapis örneğinden biri de 29 Şuabat 2020’de vatana ihanetle suçlanan “Azerbaycan İslam Partisi” Genel Başkan Vekili Hacı İlham Aliyev’in tutuklanmasıdır. “Azerbaycan İslam Partisi”, Bakü’nün banliyölerinden biri olan ve muhafazakar Şii İslam’ın Azerbaycan’daki tek merkezi olan Şii kasabası Nardaran’da kuruldu. Nardaran’da 2002, 2006 ve 2015 yıllarında protestolar düzenlendi. 2015’teki son olayların ardından onlarca tutuklama oldu, polisler ve Nardaran sakinleri öldürüldü. Azerbaycan’daki en etkili Şii aktivist ve teorisyen olarak kabul edilen Tahir Baghirzadeh de tutuklananlar arasındaydı.

Kafkas Müslümanları İdaresi Başkanı Allahşükür Paşazade bu konuda bir kez daha fırsatı kaçırmadı ve suçu Ermenistan’a yükledi. Ona göre Azerbaycan’ın en büyük düşmanı Ermenistan’dır ve bu olayın Azerbaycan’da düzenlenmesinde Ermenistan’ın parmağı olabilir ve sonunda Nardaran’daki bu olayların zorla çözülmesinin doğru olduğunu eklemiştir.

Bu çatışmadan sonra Azerbaycan Parlamentosu dini faaliyetlerle ilgili bir dizi değişiklik teklif etti. Yurtdışında manevi eğitim almış kişilerin Azerbaycan’da İslami ayin ve törenler yapmalarının ve camilerde vaaz okumalarının yasaklanması planlanıyordu: Ayrıca, ibadethaneler, dini merkezler ve bürolar dışında dini önemi olan pankartların, nesnelerin, bayrakların ve sloganların asılmasını yasaklamak, Şahsei-Vahsey bayramının ve Azerbaycan Cumhuriyeti vatandaşlarının alenen kutlamalarını yasaklamak. Terörist faaliyetlere katılan ve Azerbaycan’ın anayasal düzenini zorla değiştirmeye yönelik eylemlerde bulunanlar, vatandaşlıktan çıkarılacak. Ayrıca yabancı bir ülkede din eğitimi adı altında aşırı dinci faaliyetlerde bulunduğu ve yabancı ülkelerdeki dini ihtilaflara katıldığı için vatandaşlıktan çıkarılacak.

İran’ın ruhani liderinin Erdebil vilayetindeki temsilcisi Ayetullah Seyyid Hasan Ameli, cuma namazı sırasında Nardaran ilçesinde müminlerle polis arasında çıkan çatışmaları değerlendirdi.

“Azerbaycan’daki olay endişe verici bir olaydır” ve İran’ın ruhani liderinin Doğu Atrapatakan vilayetindeki temsilcisi Ayetullah Müctahed Şabestari de Nardaran’daki olayı kınadı ve Azerbaycan makamlarını Müslümanlara şiddet kullanmak yerine insanlık göstermeye çağırdı.

Geçen yıl 29 Aralık’ta Azerbaycan basınında “İran’ın son Azerbaycan karşıtı politikasını protesto işareti olarak Azerbaycan’ın çeşitli bölgelerinin ruhani liderlerinin açıklama kabul ettiği” yayınları yer almıştı. Azerbaycan’ın “egemen topraklarının işgali” sırasında İran’ın Ermenistan’ı kınayan tek bir açıklama yapmadığı, Ermenilerin “işgali” sırasında 67 camiden 65’inin yıkıldığı özellikle belirtilmişti.

Bakü rejimi tarafından İran dili konuşan ve Şii Müslümanlara yönelik devam eden baskı, İran-Azerbaycan ilişkilerine kesinlikle damgasını vurmaktadır. Ancak İran tarafı, Azerbaycan üzerinde bir iç etki kaldıracı olarak, bu İran yanlısı unsurları kullanmaya devam edecek ve onlar aracılığıyla ülke toplumu içindeki nüfuzunu yayacaktır.

Region Monitor

Yazar: Emkar

Daha fazlasını göster
Back to top button