ANASİYASET

Kılıçdaroğlu, istenmeyen lider

Kemal Kılıçdaroğlu, Rusya ve Azerbaycan için Türkiye’nin istenmeyen lideridir

12 gün içinde, Türkiye’de oy kullanma hakkına sahip yaklaşık 64 milyon vatandaş, önümüzdeki 5 yıl içinde ülkenin cumhurbaşkanının kim olacağına karar vermek zorunda kalacak.

Analistlere göre, “Adalet ve Kalkınma” partisi genel başkanı Erdoğan şu anda Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı Kılıçdaroğlu’na kıyasla daha güçlü bir konuma sahip.

Türkiye 29 Ekim 1923’te kuruldu ve kısmen önde gelen bir Türk askeri ve siyasi lideri ve laik bir devlet savunucusu olan Kemal Atatürk’ün ve önderliğindeki milliyetçi hareketin çabalarıyla büyüdü.

Bütün bu yıl Erdoğan “Türkiye’nin 100. yılı” konseptini yaymak istiyor.

Yeni savaş gemileri inşa ediliyor, insansız hava araçları ve uçaklar yapılıyor, ilk nükleer santralin inşaatı tamamlanıyor ve hatta ilk Türk astronotu 2023’ün ikinci yarısında uzaya gidecek.

Bütün bu gelişmelere bir jübile havası veriliyor.

Erdoğan’ın ekibi, insanları tüm bunların cumhurbaşkanının sıkı çalışması sayesinde mümkün olduğuna ikna ediyor.

Kılıçdaroğlu ise, Erdoğan’ın müttefiklerine göre kötü ve olumsuz bir karakterdir ve başarısı ülkeye talihsizlik getirecektir.

Azerbaycan basınında ve Rus basınında da benzer yorumlar var.

Analist Pyotr Makedontsov’a göre, Kılıçdaroğlu’nun olası zaferi Rusya, İran ve Azerbaycan için ciddi bir tehdit oluşturuyor.

Makedontsov, Mart 2022’de Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan’ı eleştirirken kendisini ve yandaşlarını Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Batı bankalarında servete sahip olan Rus oligarklarla karşılaştırılmasını düşmanca bir yaklaşım olarak görüyor.

Kılıçdaroğlu, kazanması halinde Rusya karşıtı yaptırımlara uyacağına, Türkiye’nin NATO’daki rolünü güçlendireceğine ve Avrupa Birliği’ne katılım sürecini eski haline getireceğine söz verdi.

Analiste göre Kılıçdaroğlu, Rus karşıtı kampanyada Batı’ya katılmak istiyor.

“Günahları” bununla bitmiyor, Makedontsov Kılıçdaroğlu’nun hem Akkuyu nükleer santraline hem de S-400 füze anlaşmalarına karşı olduğunu hatırlatıyor.

Geçen gün de Rusları sert bir şekilde eleştirerek, Türkiye seçimlerine karışmamalarını istedi.

İran için tehlikeli, çünkü Türkiye’nin NATO’nun kilit bir üyesi olduğunu vurgularsa, İran’la ilişkileri kaçınılmaz olarak ağırlaştıracaktır.

Ne de olsa Batı algısına göre İran, Rusya’dan daha az tehdit değil.

Yani Makedontsov’a göre Kılıçdaroğlu liderliğindeki Türkiye, İran karşıtı yaptırımlara tereddüt etmeden katılacak.

Son olarak analist, Kılıçdaroğlu’nun Azerbaycan için de biraz tehlikeli olduğunu iddia ediyor.

44 günlük savaş sırasında Bakü’yü destekledi, Şuşi’nin ele geçirilmesi ve zaferi için tebrik etti.

Ancak İlham Aliyev’in otoriter yönetim tarzını eleştirmesi ve Azerbaycan’ın demokratik reformlara ihtiyacı olduğunu belirtmesi, Bakü’de bir hoşnutsuzluk kaynağıdır.

Kılıçdaroğlu’nun “İpek Yolu”nun “Ne Batı ne Doğu, Türk yolu” gibi bir sloganla teklif etmesi ve Türkiye’nin Çin ile topraklarda ulaşım iletişimini, Azerbaycan’ı pas geçerek kurması için bir plan sunması da olumsuz değerlendiriliyor.

Bu ve diğer bazı koşullar nedeniyle Erdoğan, Rusya, İran ve Azerbaycan için en kabul edilebilir aday olarak görülüyor.

Ancak Makedontsov’un haklı olarak belirttiği gibi, “son söz Türk milletinindir ve bunu 28 Mayıs’ta söyleyeceklerdir.”

Daha fazlasını göster
Back to top button