ANASİYASET

Al-Monitor: Meclis milliyetçilik ve muhafazakârlığın 50 tonuna büründü

Al-Monitor’un köşe yazarı Fehim Taştekin Türkiye’de yapılan seçimlerle ilgili “Meclis milliyetçilik ve muhafazakârlığın 50 tonuna büründü” başlıklı bir makale kaleme aldı.

“Türkiye’de 14 Mayıs seçimlerinde belirlenen meclis 18 partinin temsil edildiği daha renkli bir tablo sunsa da kendini önemli ölçüde milliyetçi ve muhafazakâr çoğunluğa kaptırdı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bütün kampanyasını beka sorunu, güvenlik ve dinsel kaygılar üzerine kurdu. Savunma, otomobil ve doğalgaz yatırımlarıyla “ulusal gururu” okşadı. Petrol ve doğalgaz keşifleri, savunma sistemleri ve sıcak bölgelere müdahale eden askeri kapasitesiyle “büyük Türkiye” mefkuresini köpürtüp muhalefetin bunu yok edeceği algısını yerleştirdi. “Terör”, “bölünme”, “darbe” ve “Batılı müdahale” senaryoları eşliğinde korkutma stratejisinin her çeşidini kullandı. Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu PKK, FETÖ ve Batı destekçisi olarak resmetti. Bu kampanya sayesinde ekonomik kriz, depremin yıkıcı sonuçları ve yolsuzluklarla dolu gündemin etkisini kırdı.

Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığının ikinci turunu alırsa mecliste yasa çıkarmakta zorlanmayacak. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) 2018’e kıyasla vekil sayısı 295’ten 267’ye düştü. Cumhur İttifakı’ndaki ortağı Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) vekil sayısı 49’dan 50’ye çıktı. İttifaka destek olan Yeniden Refah Partisi (YRP) beş koltuk kazandı. AKP’nin listesinden giren HÜDA-PAR beş koltuk elde etti. İttifaktaki Türk-İslam sentezcisi BBP’nin lideri Mustafa Destici seçilemedi. Geçici tabloya göre Cumhur İttifakı 322 vekille 600 koltuklu mecliste salt çoğunluğu sağlıyor. Ama 360 oy gerektiren anayasa değişikliği için karşı taraftan kopuşlara bel bağlamak zorunda.

Başkanlıktan parlamenter sisteme dönüşü ana gündem yapan Millet İttifakı’nın vekil sayısı 213’te kaldı. İttifakın lideri Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) vekil sayısını 146’dan 169’a çıkardı. İttifakın ikinci büyük bileşeni İyi Parti kendi listesiyle girdiği seçimde bir artışla 44 vekil kazandı. CHP kendi listelerinden kontenjan ayırdığı DEVA Partisi’ne 14, Gelecek Partisi’ne 10, Saadet Partisi’ne 10, Demokrat Parti’ye üç, İYİ Parti’ye bir, Türkiye Değişim Partisi’ne bir vekillik kazandırdı. Herkes kendi partisine döndüğünde CHP’nin sandalyeleri 130’a düşüyor.

Emek ve Özgürlük İttifakı’nın ulaştığı vekil sayısı ise 66. İttifaka liderlik eden Halkların Demokratik Partisi (HDP) kapatma davası nedeniyle Yeşil Sol Parti’nin (YSP) listesinden girmişti. YSP 62 koltuk kazanırken ittifakın üyesi olmasına rağmen kendi listeleriyle seçime katılan Türkiye İşçi Partisi (TİP) dört vekil çıkardı.

Yönetici kadrolar dahil 20 bin üyesinin soruşturma geçirmesi ve 10 bininin tutuklanması nedeniyle HDP’nin örgütsel yapısı yıprandı. Baskılar, TİP’in kendi listesiyle girmesi, barajın yüzde 10’dan yüzde yediye düşmesiyle elenme kaygısının bitmesi, CHP lehine feragat etmesi ve kendi gündemini ötelemesi HDP oy kaybettirdi. Tarihsel bagajı yüzünden Kürt ayağı eksik kalan CHP 21 yıl sonra ilk kez Diyarbakır’dan vekil çıkardı. Bireysel olarak Kürt sorunuyla yakından ilgilenen Sezgin Tanrıkulu’nun İstanbul yerine Diyarbakır’dan seçilmesi CHP’nin bölgeyle etkileşimini artırabilir. CHP hem doğu hem batıda HDP’den oy çekti. HDP’nin kaybında Kılıçdaroğlu faktörüyle Alevi oylarının yön değiştirmesi de etkili oldu. Doğu ve Güneydoğu’da AKP’den kaçan oylar ise YRP ve MHP’ye kaydı.

Erdoğan’ın milliyetçi söylemi anketlerde yüzde yedinin altına inen MHP’yi canlandırdı. İyi Parti’ye giden milliyetçi oylar kısmen döndü. İşçi sınıfı, dar gelirliler, kırsal ve varoşlarda muhafazakâr-İslamcı yönelim artarken sosyal demokrat olma iddiasındaki CHP “tuzu kuruların partisi” imajından kurtulamadı. Ekonomik krizde beli kırılanlar sol ve sosyal demokratlara değil dualarla işi götüren partilere gitti. İslamcı kökenden gelen DEVA, Gelecek ve Saadet üçlüsü AKP’deki kısmi erimeyi Millet İttifakı’na çekemedi. İyi Parti de MHP ile milliyetçilik yarıştırdığı için merkez sağdaki boşluğu doldurmadı. HDP’nin Kılıçdaroğlu’na Kürt sandığını kazandırdı ama ‘endişeli milliyetçileri’ Ata İttifakı’nın adayı Sinan Oğan’a itti. Göçmen karşıtı Zafer Partisi’nin başını çektiği Ata İttifakı, Oğan’la cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde beş oy alsa da yüzde ikilik oyla meclise giremedi.

100 yılın en sağcı, milliyetçi ve muhafazakâr meclisi oluştu. Bu blokun ortalama vekil sayısı 400’ü geçiyor. Kadın haklarını hedef alan vekil profiline rağmen yeni meclis kadınların en çok yer aldığı meclis olacak. AKP 50, CHP 30, YSP 30, İyi Parti altı, MHP dört, TİP bir kadın vekil çıkardı. Oy oranına göre en fazla kadın vekil çıkarmada YSP birinci.

Ayrıca meclisin İslamcı tonu iyice koyulaştı. İstanbul Sözleşmesi’ne dönülmesini önlemek, “LGBT sapkınlığına karşı uyanık olmak” ve dört-altı yaş çocuklar için Kuran eğitimine karşı çıkanları bozguna uğratmayı hedefleyen YRP, Cumhur İttifakı’nda yer alması sayesinde baraja takılmadı.

Saadet ile rekabet eden YRP kendisini Refah Partisi’nin gerçek mirasçısı olarak gördüğü için sonucu “21 yıl aradan sonra yeniden Meclis’e dönüş” olarak sunuyor. Beri tarafta AKP, 1990’larda korkunç cinayetler, soygunlar ve işkencelerle anılan Hizbullah’ın uzantısı HÜDA-PAR’ı meclise taşıdı.

İslami değerlerle uyumlu anayasa, başörtüsünün anayasal güvenceye kavuşturulması, ailenin sapkın anlayışlara karşı korunması, 6284 sayılı kadına karşı şiddetin önlenmesi yasasının değiştirilmesi, kadınlara süresiz nafaka uygulamasına son verilmesi, evlilikte 25 yılını tamamlayan kadınlara emekli maaşı bağlanması, karma eğitimin zorunlu olmaktan çıkarılmasını isteyen HÜDA-PAR’ın bu gündemle meclisi meşgul edebilir.

Fakat AKP’nin baskısıyla kendisini törpüleyebilir de. HÜDA-PAR’ın İslamcı gündemi AKP’nin bir kanadında endişe kaynağıydı. Yine de özellikle kadın, çocuk ve LGBTİ+ hakları konusunda sol kanadı zorlu bir mücadele bekliyor.

Her halükârda bir tarafta İslamcı diğer tarafta milliyetçi bir itme olacak. İkinci tur için kilit konuma gelen Oğan blokları daha fazla milliyetçi vaatlere zorluyor. Kılıçdaroğlu hem İyi Parti’yi altılı masada tutmak hem de HDP’nin desteğini garantilemek için dozu iyi ayarlanmış bir milliyetçi söylem kullandı. Oğan ise bu dozun artmasını ve HDP’nin dışlanmasını bekliyor. MHP’nin AKP’yi dönüştüren rolüne benzer şekilde Oğan da Millet İttifakı’nı milliyetçi amentüye bağlıyor. Fakat daha fazla milliyetçilik Kürtleri uzaklaştırabilir. Yine de bu kısır belirleyicilikte sağı solun önüne geçiriyor. Milliyetçi blok yekpare olsaydı ikinci parti konumuna gelirdi. MHP’nin genel başkanlığını yapmış olup AKP’li vekil Tuğrul Türkeş, “Seçimin tek ve gerçek galibi Türk milliyetçiliğidir” diye tweet attı. Türkeş bir sonraki seçimde ortak çatı kurmaları hâlinde milliyetçilerin birinci parti olacağını belirtti. Milliyetçilerin liderliğine oynayan Oğan da bu mesajı retweetledi.

Gazeteci Hakkı Özdal çıkardığı sonuçları Al-Monitor’la şöyle paylaştı:

Merkezde dağılma ve çeşitlenme yaşanıyor.

Her iki ittifak blokunda İslamcı kökenden gelen üçer parti yer alıyor. Yine de kadınlar konusunda YRP ve HÜDA-PAR’ın bastırmasıyla daha fazla gerileme olmayabilir. Ama bu tabloda İstanbul Sözleşmesi’ne dönmek de hayal.

Milliyetçiler açısından siyaset ve bürokrasi imkânları genişlerken iktidar üzerinde baskı artabilir.

Oğan ve Zafer Partisi’nin oyları, köpek balığının suyun üstünde görünen kuyruğa benziyor. Asıl dişler aşağıda. Kürtler ve göçmenler için tehlike yaklaşıyor.

AKP kavgalı ülkelerle gerilimi düşürme eğilimine girse de yeni siyasal tablo müdahaleci dış politikaya set çekmiyor. Aksine bu tablo Suriye ve Irak’ta Kürtlere karşı operasyonlarda Erdoğan’ın elini güçlendirirken Türkiye’nin Kafkasya’daki artan rolüne açık çek veriyor.”

Daha fazlasını göster
Back to top button