ANASİYASET

Evlakh görüşmelerinden ne beklemeli?

Stepanakert ile Bakü arasında Artsakh’ta ateşkes konusunda Rus barış güçlerinin arabuluculuğuyla varılan deklarasyonun yanı sıra, görüşme konusunda da anlaşmaya varıldı.

Görüşme, 21 Eylül’de Azerbaycan’ın Evlakh yerleşim yerinde gerçekleşecek.

Artsakh’ın istihbarat karargâhına göre, toplantıda “Karabağ silahlı oluşumlarının dağıtılması ve tamamen silahsızlandırılması ve yeniden entegrasyonu” konuları görüşülecek.

Azerbaycan tarafıyla müzakere yapmak için Artsakh’tan Evlakh’a kim gidecek, temsilci mi, yoksa müzakere grubu mu olacak?

Bunlar şu anda cevabı olmayan sorulardır.

Siyaset bilimci Armen Badalyan’a göre müzakerecinin kişiliğinin günümüz koşullarında artık hiçbir önemi yok.

“Doğal olarak Karabağ tarafı zaten mağlup bir taraf, Azerbaycan ordusuna karşı koyamıyor, Ermenistan’dan da yardım gelmiyor ve orada yaşayanlar ya Azerbaycan’ın taleplerini kabul edecek ya da gidecekler.

Elbette, kadın ve çocukların anlaşmadan önce gitmesine Azerbaycan’ın ihtiyacı yok, çünkü bu aynı zamanda imajına da zarar verir, bu yüzden onları tutacak ve sonra suspus gönderecek.”

Bölge uzmanı Armen Petrosyan’ın görüşüne göre Evlakh’ta neler konuşulacağı Artsakh Enformasyon Merkezi’nin yayınladığı açıklamada açıkça görülüyor.

“Aslında Azerbaycan’ın Artsakh sorununun çözümüne yönelik gündeminin doğrudan güç kullanma tehdidi altında hayata geçirildiğine tanık oluyoruz.

Evlakh’taki müzakereler muhtemelen orada bir ara noktadır.

Yani hemen tam bir teslimiyet demesek bile, en azından o küçük egemenlik parçalarının Artsakh tarafından adım adım teslim edilmesi.”

Stepanakert ile Bakü arasında diyalog başlatılması yönündeki çağrılar yazdan bu yana sık sık yapılıyor.

Siyasi yorumcu Tatul Hakobyan, elindeki bilgilere dayanarak, 10 gün önce Artsakh’a, Evlah’ta olacağından daha iyi bir teklif sunulduğunu iddia ediyor.

Günlerce kabul edilmesi gerektiğini ima ettiğini, ancak bugün daha açık konuşabildiğini söylüyor.

“2020 savaşından sonra Artsakh’ta kalan askeri teçhizatın Ruslara verilmesi konusunda Azerbaycan’dan teklif geldi, anlaşmaya varıldı, elimizde fazla bir şey de yoktu zaten.

10 gün önce Artsakh’ta polis teşkilatı ve kurtarma teşkilatından Ulusal Muhafızlar gibi bir yapının oluşturulması yönünde de uzlaşma teklifi yapılmıştı.

Şimdi bunu da alamayacağız.”

Ermenistan’da, ateşkes ilanının ikinci maddesindeki ifadeleri tehlikeli buluyorlar.

Artsakh’ta Ermenistan Silahlı Kuvvetleri bulunmadığına dair Erivan’ın resmi iddialarının aksine, “Taraflar, Ermenistan Silahlı Kuvvetlerinin geri kalan birimlerinin ve askerlerinin geri çekilmesi ve Dağlık Karabağ silahlı kuvvetlerinin dağıtılması ve tamamen silahsızlandırılması konusunda anlaştılar”,- diye belirtilmektedir açıklamada.

Armen Petrosyan’ın uzman değerlendirmesine göre bu formülasyonun 3 olası nedeni var.

“Birincisi bunu Ermenistan’a karşı bir baskı aracı olarak kullanmak, ikincisi olası bir çatışma durumunda Ermenistan’ı da içine çekmek, üçüncüsü de psikolojiktir, bu sorunun çözümü propaganda amacıyla Ermenistan’a karşı Azerbaycan’ın yeni bir zaferini gösterecektir.”

Şu anda pek çok analist Azerbaycan’ın hedeflerinin bununla sınırlı olmayacağına inanıyor.

Bir sonraki aşama sözde “barış gündemi” uygulamaya konulduğunda veya daha erken bir zamanda başlayacak.

Siyaset bilimci Tigran Grigoryan dürtülerden bahsediyor.

“Artsakh’ı feda ederek Ermenistan’ın egemenliğini kurtarma fikri en az bir yıldır vardı, fakat o bile gerçekleşmiyor.

Sürekli taviz vererek bir şeyleri kurtaramazsınız.

Ermenistan’ın toprak bütünlüğünün dahi korunacağının garantisi yok.

Dün Erdoğan’ın “Zangezur Koridoru” ile ilgili açıklamasını gördük.

Azerbaycan bu iletişim yolundaki pozisyonunu biraz yumuşatmış gibi görünüyor, son zamanlarda bu seçeneği kabul etmemesi durumunda Ermenistan’ın sıkıntı çekeceğine dair açıklamalar olduğunu gördük, fakat Türkiye’nin net bir hedefi var gibi görünüyor ve Rusya’nın da öyle görünüyor.

Yetkililerin bu tür bir baskıya nasıl karşı koyacağı belli değil.”

Artsakh’a karşı başlatılan savaşla ilgili olarak analistler sıklıkla “Rus ayak izinden” bahsediyor.

Geçmişte bu varsayım düzeyinde yapılırken, Tigran Grigoryan’a göre son birkaç günde yaşananlar neredeyse kanıt niteliğinde.

“Barış misyonunun pasifliği, Moskova’dan farklı düzeylerde gelen tüm açıklamalar, Kremlin’in resmi olmayan sözcülerinden gelen tüm yorumlar, Ermenistan’a yönelik çeşitli tehditler, tüm bunlar gösteriyor ki evet, Rusya’nın bu eylemle Ermenistan’da bir iktidar değişikliği sağlamaya çalışıyor gibi.

Yani Artsakh’ta bu trajedi yaşanırsa Ermeni toplumunun öncelikle okları yetkililere çevireceğini düşünüyor.

Ermenistan yetkililerinin büyük bir sorumluluk payı olmasıyla birlikte, Artsakh’ın kaybedilmesi durumunda Rusya’nın mevzilerinin de burada tehdit altında olacağını anlamalılar.

Şayet Rusya Ermeni Artsakh’ın varlığını dahi sağlayamıyorsa, genel olarak Ermenistan’ın böyle bir müttefike neden ihtiyacı olsun?

Siyaset bilimci Armen Badalyan da aynı zincirleme gelişmeleri öngörüyor, çünkü Rusya Federasyonu’nun Artsakh’ta barış gücü ve Ermenistan’da sınır muhafızları şeklindeki varlığını bir sistemin farklı detayları olarak görüyor.

Adil olmak adına analistler, Batı tarafından temsil edilen uluslararası toplumun, Artsakh sorununu kendilerinin ilan ettiği 3 ilke olan Artsakh sorununu Artsakh vatandaşlarının güvenliğini ve haklarını güvence altına almak temelinde çözmek için pratik hiçbir şey yapmadığını vurguluyor.

Daha fazlasını göster
Back to top button