ANASİYASET

Azerbaycan’ın hukuka aykırı ve ahlak dışı uygulamaları

Azerbaycan hukuka aykırı ve ahlak dışı bir şekilde çok sayıda Ermeni’yi esir tutuyor

AKPM’de Ermenistan Meclisi delegasyonu üyesi Armen Gevorgyan, 10 Ekim’de AKPM Sonbahar Oturumu kapsamında düzenlenen “Avrupa’da Aşırı Sağcı İdeolojinin Demokrasi ve İnsan Haklarını Tehdidi” konulu görüşmede bir konuşma yaptı.

“Sevgili iş arkadaşlarım,

Rapor, Dağlık Karabağ’daki yerli Ermeni nüfusuna karşı tam bir etnik temizlik gerçekleştiren bir ülkenin iktidar partisinin bir üyesi tarafından sunuldu.

Azerbaycan temsilcisinin insan hakları ve demokratik yönetim konusunda rapor sunması oldukça tuhaf.

Aşırı sağ ideolojiler esas olarak milliyetçi, yabancı düşmanı, militan ve otoriter duygulardan oluşmaktadır.

Bütün bunlar Azerbaycan’da onlarca yıldır mevcut.

Dağlık Karabağ’da son dönemde yaşanan etnik temizlik sadece Ermenileri ilgilendirmiyor.

Bu tür emsallerin yaratılması, büyük doğal gaz ve petrol rezervlerine sahip diğer birçok diktatörlük için askeri saldırganlığı teşvik edecek ve aşırı sağcı ideolojinin yaklaşımlarına katkıda bulunacaktır.

Bugün Azerbaycan çok sayıda Ermeni’yi hukuka aykırı ve ahlaksız bir şekilde esir tutuyor.

Bunların arasında son 25 yılda demokratik seçimlerle seçilmiş, halkının yasal temsilcisi olarak onlara özgürlük ve kendi kaderini tayin etme yolunda önderlik etmiş kişiler de var.

Azerbaycan ise tam 30 yıldır aynı aile tarafından yönetiliyor.

Bu bir tür aşırı sağcı ideoloji mi, yoksa Avrupa Konseyi’nin himayesinde beslenen yeni bir demokrasi türü mü?

Meslektaşlarım, bu meclisin liderliği, Nisan 2022’de, ortaklaşa yazdığım “Dinin Militarizasyonu ve Bunun Avrupa Demokratik Güvenliğine Etkileri” başlıklı bir raporu aldı.

Rapor, Azerbaycan ve Türkiye hükümetleri tarafından oluşturulan ve Ermenilerin insan haklarını ırksal ve dinsel gerekçelerle ihlal etmeyi amaçlayan devlet uygulamalarının bazı tezahürlerine ve Ermenistan, Ermeniler ve genel olarak Avrupa ülkelerine karşı Müslüman toplumları harekete geçirme denemelerine dair kanıt ve genel bir bakışı Meclis’e sunmak amacıyla hazırlandı.

Rapor, bu ülkelerin hükümetlerinin Avrupa liberal yasalarını ve değerlerini kötüye kullanmak için komplo kurduklarını ve geçici “boşluklar” yoluyla Avrupa içinde ve Avrupa’ya karşı çelişkiler yaratmaya cesaret ettiklerini kesin bir şekilde göstermektedir.

Bana göre asıl amaç, Avrupa devletleriyle ilişkilerde bir pazarlık kozu olara, Avrupa’da yeni dayanışma biçimlerinin yaratılması ve sürdürülmesiydi.

Avrupa’daki Türk diasporasının yapılarını aktif olarak kullanmaya yönelik bu çabalar, Avrupa’nın güvenliğini tehlikeye atabilecek çok kültürlü Avrupa toplumlarında dini silah olarak kullanma girişimlerinden başka bir şey değildir.

Konuşmamı özetlemek gerekirse şunu söylemeliyim ki, aşırı sağcı radikalizmin yayılmasını durdurmak için Avrupa Konseyi, kendi kendini temizleme ve otoriter devletlerin üyeliğini durdurma yönündeki çok önemli ödevini yerine getirmelidir”,- dedi Gevorgyan.

Daha fazlasını göster
Back to top button