ANASİYASET

BM İnsan Hakları Konseyi’nin açıklaması

BM Yüksek Komiserliği’nin Dağlık Karabağ’da izleme yapması gerekiyor

11 Ekim’de Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nin Cenevre’deki 54. oturumu çerçevesinde 34 ülke, Dağlık Karabağ’da yaşanan ağır insan hakları krizinden derin endişelerini dile getiren ortak bir açıklama yaptı.

Ortak bildiri, Fransa’nın Cenevre’deki BM ofisindeki daimi temsilcisi tarafından okundu.

Ortak açıklamada, 19 Eylül’de gerçekleştirilen askeri operasyon ve Laçin Koridoru’nun dokuz ay süren ablukası sonucunda Ermeni nüfusunun kitlesel olarak yerinden edilmesinin Azerbaycan tarafından gerçekleştirildiği belirtiliyor.

Ortak açıklamayı hazırlayanlar, BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk ile Dağlık Karabağ’da kaydedilen insan hakları ve uluslararası insani hukuk ihlallerine ilişkin acil, bağımsız ve şeffaf bir soruşturma yapılması gerektiği konusunda mutabakata vardı.

Ayrıca Yüksek Komiserlik Ofisi’nin Dağlık Karabağ’da izleme yapması, Ermenistan’a göç eden mültecilerle görüşerek, İnsan Hakları Konseyi’ne rapor vermesi gerektiğine inandıklarını da ifade ettiler.

Ülkeler, İnsan Hakları Konseyi’nde daha ileri adımlar atılması olasılığını değerlendirmeye istekli olduklarını ifade ettiler.

Açıklamada, Azerbaycan’a, Dağlık Karabağ’a dönmek isteyenlerin gönüllü, güvenli, onurlu ve kalıcı dönüşünü sağlayacak koşulları derhal yaratması ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarını uygulaması çağrısında bulunuldu.

22 Eylül ara kararının hükümleri ve Uluslararası Adalet Divanı’nın 7 Aralık 2021, 22 Şubat 2023 ve 6 Temmuz 2023 kararları, Ermeni dini ve kültürel mirasının korunmasını garanti ediyor.

Açıklamanın tamamı aşağıda sunulmaktadır.

Dağlık Karabağ’a ilişkin ortak açıklama

Dağlık Karabağ’da yaşanan ağır insani ve insan hakları krizinin yanı sıra, son haftalarda Dağlık Karabağ’dan insanların yerinden edilmesinden de derin endişe duyuyoruz.

Bölgeyi ziyaret eden BM heyetinin raporuna göre, Dağlık Karabağ’daki Ermeni nüfusunun neredeyse tamamı, yani 100.000’den fazlası Ermenistan’a göç etti.

Raporda haklı olarak böyle bir çile sonucunda maruz kaldıkları acılar dile getiriliyor.

Ermeni nüfusunun kitlesel olarak evlerinden edilmesi Azerbaycan tarafından gerçekleştirildi.

19 Eylül’de gerçekleştirilen askeri operasyon ve Laçin Koridoru’nun dokuz ay boyunca abluka altına alınması, insani açıdan vahim bir duruma yol açtı.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk’ün 26 Eylül’de yaptığı açıklamada etnik Ermenilerin haklarına saygı gösterilmesi, sivil kişilerin korunması ve uluslararası hukukun gereklerine harfiyen uyulması yönünde çağrıda bulunmasını memnuniyetle karşılıyoruz.

“Kayıtlı insan hakları ve uluslararası insancıl hukuk ihlallerinin, hızlı, bağımsız ve şeffaf soruşturmalar da dâhil olmak üzere soruşturulması gerektiğine” tamamen katılıyoruz.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği için bir sonraki uygun adımın, Dağlık Karabağ’daki insan haklarının doğrudan izlenmesi, mülteciler ve yerinden edilmiş kişilerle ve halen Dağlık Karabağ’da kalan Ermenilerle toplantılar yapılması ve sonuçların İnsan Hakları Konseyi’ne bildirilmesi gerektiğine inanıyoruz.

Bu nedenle Ermenistan ve Azerbaycan’ı, teknik desteğini bir an önce sağlayabilmesi için Yüksek Komiserliğe davet göndermeye çağırıyoruz.

Aynı zamanda Azerbaycan’ı, halen Dağlık Karabağ’da kalan Ermenilerin güvenlik ve haklarını garanti altına almaya ve evlerine dönmek isteyenlerin gönüllü, güvenli, onurlu ve kalıcı geri dönüşlerini sağlayacak koşulları derhal yaratmaya çağırıyoruz.

Ermeni dini ve kültürel mirasının korunması da garanti altına alınmalıdır.

Ayrıca Azerbaycan’ı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 22 Eylül ara kararının hükümleri ve Uluslararası Adalet Divanı’nın 7 Aralık 2021, 22 Şubat 2023 ve 6 Temmuz 2023 tarihli kararlarına uymaya çağırıyoruz

Ermenistan’ı, uluslararası toplumun desteğiyle, krizden dolayı yerinden edilen insanlara, insani yardım sağlamaya devam etmeye çağırıyoruz.

Uluslararası misyonların Dağlık Karabağ’a girişi, yardım sağlamak, tarafsız izleme yapmak ve insan haklarının durumuna ilişkin raporlar hazırlamak açısından hayati önem taşıyor.

Ermenistan ve Azerbaycan’ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne koşulsuz saygı gösterilmelidir.

Kapsamlı ve kalıcı bir barışa ulaşmak için tüm taraflar arasındaki diyaloğu güçlü bir şekilde destekliyoruz.

İnsan Hakları Konseyi tarafından başlatılan ve uygulanan durumu yakından izlemeye devam edeceğiz ve sonraki tüm adımları değerlendireceğiz.

Daha fazlasını göster
Back to top button