ANASİYASET

Karabağ meselesi bitmedi

Uluslararası alanda Karabağ meselesi henüz bitmedi

Karabağ Cumhuriyeti’nin devlet organları, Ermenistan’a taşındıktan sonra fiili olarak görevlerine devam etmiyor, fakat hukuki olarak faaliyetlerine devam ediyor.

Geçtiğimiz gün Karabağ Cumhuriyeti’nin son cumhurbaşkanı Samvel Şahramanyan’ın, Karabağ’ın Ermenistan temsilciliğinde hükümet ve yasama organı temsilcilerinin de katıldığı kapsamlı bir istişare yaptığı bilgisi yayıldı.

Karabağ’ın enformasyon merkezinin bugün bildirdiğine göre, bu istişare sırasında Samvel Şahramanyan belirli siyasi yorumlarda bulunmadı ve bazı kitle iletişim araçları tarafından yayılan bilgileri yalanladı.

Yeni durumda Karabağ sayfasının kapanmaması için hangi adımlar atılabilir, hangi hedefler takip edilebilir?

Hukuk uzmanları Ermeni tarafının hâlâ yapacak işleri olduğunu iddia ediyor.

Karabağ’dan Ermenistan’a taşındıktan sonra, Karabağ parlamentosu üyeleri henüz bir araya gelip, atılacak sonraki adımları ve olası eylemleri anlamaya çalışmadılar.

Karabağ parlamentosu resmi olarak çalışıyor ve feshedilmedi.

Anayasa da yürürlüktedir ve ancak referandumla değiştirilmek üzere varlığı sona erebilir.

Karabağ devletini oluşturan bölgelerden sadece toprak kaybettiğimiz belirlendi ve bu durumda anayasa uzmanı Vardan Ayvazyan’a göre Karabağ devlet yapılarının “sürgün” olarak çalışması doğru olacaktır.

“Dünyada bir emsal yok ve genel olarak mantıksal olarak devletin ve devletin başkanı tarafından kendi kendini feshetme kurumu da yok.

Ne kadar devlet karşıtı ve anayasaya aykırı olursa, itiraz edilmesi ve geçersiz ilan edilmesi de o kadar kolay olur.

Karabağ parlamentosu milletvekillerinin 1/5’i, Karabağ Cumhurbaşkanlığı kararının geçersiz, anayasaya aykırı ve hükümsüz ilan edilmesi için Karabağ Yüksek Mahkemesi’ne başvuruyor.

Karabağ Cumhuriyeti Yüksek Mahkemesi’nin kararı elimizde olursa bu anayasaya aykırı eylemi durdururuz.”

Anayasa uzmanı, Karabağ Cumhuriyeti’nin bundan sonraki adımının Azerbaycan’ın soykırım politikasını kınamak olması gerektiğini ve Roma ceza mahkemesine başvuru konusunun da dikkate alınması gerektiğini öne sürüyor.

Mahkeme kararının olmasına gerek olmadığını, önemli olanın Karabağ’ın yargı yetkisine itirazın yasal dayanağı olan süreç olduğunu söylüyor.

Bu adımla Azerbaycan’ın uluslararası mahkemelerde açacağı son derece zorlu davanın önüne geçeceğimiz kesindir.

Siyaset bilimci Suren Petrosyan, somut sonuçlar elde edilmesi açısından öneriyi gerçekçi buluyor.

Bu bağlamda öncelikli görev Karabağ Cumhuriyeti’nin anayasal düzenini yeniden tesis etmektir.

“Hatırladığınız gibi Karabağ ve Azerbaycan yetkilileri Evlakh’ta buluşuyorlardı, o dönemde aşırı baskı altında bazı belgeler de imzalanmıştı, bunlar uluslararası hukuka göre iptal edilebilir, özellikle 51. ve 52. Viyana sözleşmeleri.

Bu uluslararası boyut çerçevesindedir, iç mantık çerçevesinde ise bu süreç tamamen anayasaya aykırıdır.

Yani Karabağ sayfasını kapatmıyoruz ve Karabağ meselesini tartışmaya devam ediyoruz.

Bu aynı zamanda Karabağ’ın sübjektifliğini de bir bakıma yeniden canlandırıyor.

Bu sayede Karabağ hükümetinin uluslararası toplumla ilişki kurabilmesi ve bu gündemi sürekli olarak ilerletebilmesi mümkün oluyor.”

Bu aşamada Karabağ milletvekillerinin ne yapacakları konusunda net bir fikirleri yok.

Çoğu röportaj vermeyi reddediyor.

Karabağ Parlamentosu’nun “Adalet” fraksiyonunun üyesi Metakse Hakobyan, bir oturum düzenlemeye çalışmadıklarını, ancak gerekli adımlar için kısa bir sürelerinin olduğunun farkında olduklarını söylüyor.

“Her halükarda Ulusal Meclisin feshedilmediği açıktır.

Anayasaya göre Millet Meclisi ancak kendisi tarafından feshedilebilir, bu olmadı.

Bu bir gerçektir, bunu kimse inkâr edemez.

Gidiyoruz, geliyoruz, buluşuyoruz, fakat spesifik bir toplantımız olmadı.

Meclis Başkanı, biliyorsunuz rehin konumunda, fakat Meclis Başkan Vekili’nin görev yapma yetkisi var.

Ancak şu ana kadar böyle bir şey olmadı ve biz de aynı şokta olmamıza rağmen sorumluluklarımızı unutmadan kendimizi organize etmeye çalışıyoruz.

Hala hiç kimse herhangi bir hukuki formül sunamıyor, belli adımların ana hatlarını çizmek gerçekçi değil.

Bu kadar kolay ve sakin tavsiyeler verebilmem için siyaset bilimci olmayı çok isterdim.

Elbette her şeyin bittiğini düşünmüyorum.”

Siyaset bilimci Lilit Dallakyan’a göre, özellikle bu aşamada konunun uluslararası mahkemelere taşınması kesin bir sonuç verebilir.

Ermenistan’ın Uluslararası Adalet Divanı’na yeni başvurduğunu hatırlatıyor.

“Bir filtreleme politikası vardı, Aliyev bize, birkaç gün önce orada soykırım yaptığına dair yeni kanıtlar verdi.

Fransa Dışişleri Bakanlığı bununla ilgili ABD’de görüşmeler olduğunu söyledi.

Bunlar sadece mahalle düzeyindeki görüşmeler değil.

Bu uluslararası hukukta ciddi bir emsaldir.

Olsun veya olmasın, fakat denemek mümkündür.”

Güvenlik Politikası Araştırma Merkezi Başkanı Areg Koçinyan, ileriki adımların tartışılmasında jeopolitik gelişmelerin dikkate alınması ve gerçekçi önerilerle yönlendirilmesi tavsiyesinde bulunmaktadır.

“Evet, Ermenistan Karabağ dâhil Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü tanıdı.

Karabağ kendi kendine çözüldü, Karabağ artık bahsettiğimiz anlamda mevcut değil.

Bunun artık içinde yaşadığımız bir gerçeklik olduğunun insanların beynine girebilmesi için, bunun daha kaç kez gerçekleşmesi gerekiyor?

Siyaset alanımızın, var olmayan senaryoları kamuoyuna “satma” fırsatını kaçırmayacağı kesindir.”

Analistler ise Karabağ meselesinin uluslararası alanda henüz bitmediğini, kendi çıkarları açısından güç odaklarının da gündeminde olduğu konusunda hemfikir.

Daha fazlasını göster
Ayrıca oku
Close
Back to top button