ANASİYASET

Her şey olmadan, hiçbir şey olmaz

Her şey üzerinde anlaşmaya varılmadan, hiçbir şey üzerinde anlaşmaya varılmış sayılmaz, 9 Kasım duyurusu bir örnektir

Erivan’dan bölgesel bir ziyaret için Bakü’ye giden Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock’un, Azerbaycanlı mevkidaşı ile düzenlediği ortak basın toplantısında, Karabağ’ın başkenti Stepanakert ve Şuşi’yi gerçek isimleriyle anması, Bayramov’un hoşnutsuzluğuna neden oldu.

Azerbaycanlı yetkili, bu isimlerin kayıtlı olmadığını belirterek, Alman diplomatı düzeltti ve bakandan Azerbaycan’ın toprak bütünlüğüne saygı göstermesini istedi.

Almanya’nın dışişleri bakanı Erivan’da, haritalar ve sınırların çizilmesi konularında Ermenistan ve Azerbaycan’a yardım etme isteğinden bahsetti ve ardından Moskova’nın, Ermenistan ile Azerbaycan arasında bir barış anlaşmasının imzalanması için tüm ön koşulların mevcut olduğu yönündeki yanıtı geldi.

Siyaset bilimci Robert Ğevondyan, Ermenistan-Azerbaycan ilişkilerinin düzenlenmesi sürecinde yaşananların Batı ile Rusya arasındaki bir rekabet olduğunu belirtiyor.

Sorun, Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock’un bölgesel ziyaretinde Ermenistan ve Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünün tanınmasına vurgu yapmış olması, Brüksel platformunda “Barış Anlaşması” yönünde çalışmaların sürdürülmesinin gerekliliğinden bahsetmesi ve ayrıca daha ziyade Rus platformunda görüşülen konularla ilgili açıklamalarda bulunmasıydı.

Buna paralel olarak Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Nikolai Patrushev, Ermenistan ile Azerbaycan arasında barış anlaşması imzalanması için tüm ön şartların yerine getirildiğini duyurdu.

Batı’nın bu anlaşmanın hayata geçirilmesi yönünde daha aktif çalıştığı kabul ediliyor.

Ğevondyan’a göre bu bir takım dürtüleri akla getiriyor, fakat bunların sadece görüşmeler olduğunu da kabul etmek gerekiyor.

“Öyle ya da böyle, süreç belirsizliklerle dolu, şu ana kadar doğrulanmış bir şey olmadı.

Mesela Ermenistan, Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü kilometrekarelerle tanıdığını beyan ediyor, Azerbaycan bunu bölge belirtmeden ilan ediyor, yani burada da bir netlik yok, sadece açıklamalar var.

Sürecin doğası, hiçbir şey üzerinde anlaşmaya varılmamış olmaktır, çünkü her şey üzerinde anlaşmaya varılmamıştır.

Oyun böyle.

9 Kasım açıklamasında olduğu gibi, her an her şeyden çekilmek mümkün.”

Siyaset bilimci Hayk Ayvazyan’a göre Batı’nın sınır meselesine karışması, durumu daha da kötüleştirecek ve yeni bir gerilime yol açabilecek bir fırsat olabilir.

“Üçlü komisyonlar Rusya’nın arabuluculuğuyla çalışıyor.

Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki keskin tarafları ancak Rusya yumuşatabilir.

Ermenistan tüm iletişim projelerinin dışında kalma tehlikesiyle karşı karşıya.

Yani Ermenistan’ı iflasa sürüklüyorlar, Batı buna öncülük ediyor.

Sınır belirleme meselesinde sorunlar çıkacak, toprak meselesinde biri benim diyecek, diğeri hayır benim diyecek ve burada Batı yıkıcı bir rol oynayacak.

Ayvazyan’a göre Rusya’nın “Barış Anlaşması”yla ilgili açıkladığı şey, Rusya’nın yeni bir savaştan kaçınmak için barışı tesis etme sürecini devralmaya çalıştığı anlamına geliyor.

Çünkü Rusya’nın yeni bir savaşa ihtiyacı yok.

Hayk Ayvazyan, Almanya Dışişleri Bakanı’nın Ermenistan’ın güvenlik konularında desteklenmesi yönündeki açıklamasını yukarıdaki bağlamda değerlendiriyor.

Siyaset bilimci, İran’ın da rol oynadığı “3+3” platformunun önemini gözden kaçırmıyor.

“Başından beri sadece bu platformda müzakere yapmak gerekiyordu.

Batı’nın olmadığı yerde başarı olasılığı dramatik biçimde artıyor.

Batı’yı işin içine kattığınızda, oradaki Türkiye faktörünü kat kat artırıyorsunuz.”

Belki de çeşitli konuların farklı platformlarda tartışılması zaman kazanma dürtüsünden kaynaklanıyor ki, bu yakın zamana kadar çok açıktı.

Batı platformunda “Barış Anlaşması”, Rusya platformunda ise sınır çizilmesi tartışılıyordu.

Siyaset bilimci Robert Ğevondyan, Ermenistan veya Azerbaycan’ın vakit kaybettiğini düşünmüyor.

“Dahası, sürenin uzatılması sorunu değil, daha rahat, daha kârlı şartlarda sonuca varılması sorunu var ki, hem Ermenistan, hem de Azerbaycan bunun şu anda gerçekleştirilemeyeceğini düşünüyor.

Yani daha uygun bir dünya düzeninin gelmesini bekliyorlar.”

Ğevondyan’a göre bugün herkes yeni dünya düzeninin nasıl olacağını, Fransa ve Almanya’nın bölgemize yerleşip yerleşemeyeceğini veya Rusya’nın gelip gelmeyeceğini anlamak için genel olarak Rusya-Ukrayna savaşının bitmesini bekliyor.

Daha fazlasını göster
Back to top button