ANASİYASET

Siyasi mesaj mı, yoksa hukuki süreç mi?

Hrant Dink’in katili neden serbest bırakıldı?

Agos gazetesi genel yayın yönetmeni Hrant Dink’i 19 Ocak 2007’deki katleden kişi, Türkiye’de serbest bırakıldı.

Basında çıkan haberlere göre katil “iyi halden” dolayı serbest bırakıldı.

Uzmanlara göre Samast davası, Türkiye’nin siyasi açıdan aşırı uçlara geçişini, ülkenin gerçek yüzünü ifade ediyordu.

Hrant Dink’in katilinin erken tahliyesi de aslında bu bilirkişi değerlendirmelerinin bir başka kanıtı.

Türkolog Tiran Lokmagözyan, Türkiye’nin bu adımla Ermenistan’a da bazı mesajlar gönderdiğini göz ardı etmiyor.

Hrant Dink, 19 Ocak 2007’de “Agos” yazı işleri bürosu önünde öldürüldü.

Cinayetten bir gün sonra Ogün Samast tutuklandı.

Katil o sırada 17 yaşındaydı.

25 Temmuz 2011’de İstanbul Çocuklar Tarafından İşlenen Ağır Suçlar Mahkemesi, Samast’ı 21 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırdı.

Bu kararda, Samast’ın cinayet sırasında reşit olmadığı için, Türk çocuk kanununa göre ömür boyu hapis cezası hafifletildi.

“Hrant Dink’i öldürdüğünde 17 yaşında olup, henüz 18 yaşını doldurmadığı için cezası indirildi, fakat şimdi 16 yıl sonra erken tahliye edildiğini görüyoruz ve resmi ifade, koşulludur ve “iyi davranışı” göstermektedir”.

Türkolog Tiran Lokmagözyan aynı zamanda, Samast’ın cezasının, öngörülen cezanın üçte ikisini çektikten sonra, yani çok daha önce, şartlı hapis cezasıyla değiştirilebileceğinin mümkün olduğunu belirtiyor.

Ancak zamanın seçiminde bazı siyasi bağlamların ve mesajların yer aldığını da göz ardı etmiyor.

Türkolog, birkaç yıl önce Samast’ın bir tür af yasasıyla neredeyse serbest bırakılacağını, ancak o dönemde büyük bir yaygaranın yaşandığını belirtiyor.

“Elbette bu tür adımlar atılırken her zaman bununla ilgili bir siyasi bağlamın beklenmesi gerekir.

Bu muhtemelen Ermenistan’a veya Ermeni halkına bir mesajdır.

Tabii son dönemde Türkiye’nin bizi bazı şeylere zorlamak istediğini görüyoruz.

Diyelim ki bazı heykeller kaldırılsın, kahramanlarımızı anmayalım vs. fakat Hrant Dink’i öldüren kişiyi serbest bırakıyorlar.

Mesela bugün yapmayabilirlerdi, birkaç yıl sonra da yapabilirlerdi, birkaç yıl önce de yapabilirlerdi, fakat hayır, bugün yapıldı ve bu yüzden bunda siyasi bir bağlam olması çok muhtemel.”

Uzmanlara göre, Samast davası Türkiye’nin o dönemdeki siyasi dönüşümlerini ifade ediyordu.

Türk tarafında ise bazı uzmanlar, Dink’in öldürülmesinin Türkiye’de kaos yaratmak ve askeri darbe yapmak amacıyla bir grup güç tarafından planlanıp gerçekleştirildiği yönünde görüş bildirdi.

Ancak Türkiye’deki Ermeni cemaatinin temsilcileri olayı farklı yorumladı.

“Bu hükümetin bir alışkanlığı var.

Çok gürültü yapan Ermenileri sevmiyorlar.

Konuşan, talep eden, heyecan yaratan bir Ermeni onlar için kabul edilemezdi.”

Aras Yayınevi’nin eski editörü Robert Koptaş da Hrant Dink’in devlet propagandasına aykırı her şeyi cesurca söylediği için öldürüldüğüne inanıyor.

“Birçok şeyi değiştirdi ve bu değişiklikler Türk milliyetçiliği, Türkiye devleti açısından kabul edilebilir değildi, kabul edilemezdi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin büyük yalanı olan Türk milliyetçiliği ve bu yalanları yok etmek, bu yalanlarla “oynamak” devlet ve milliyetçiler açısından kabul edilebilir bir şey değildi.”

“Agos” dergisinin Ermenice sayfalarının editörü Bagrat Estukyan da Dink cinayetinin nedeninin büyük devlet yalanını ortaya çıkarmak olduğuna inanıyor.

“Bu ülkede çok büyük bir yalan var.

Türkiye Cumhuriyeti aleyhine milli bir yalandır diyebilirim.

Hrant bu yalanı ortaya çıkarmaya çalıştı, cinayetin sebebi de budur.”

Hrant Dink cinayeti davasının duruşması 2 Temmuz 2007’de İstanbul’da başladı.

Dink cinayetiyle bağlantısı olan 18 kişi hakkında dava açıldı.

Asıl sanık Ogün Samast’ın 17 yaşında olması nedeniyle duruşması kaplı sürdürüldü.

16 Ocak 2012’de İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi diğer sanıklar hakkındaki kararını açıkladı.

Mahkeme kararında, davanın cinayet dışında başka bir bağlam içermediği ve adi bir cinayet olduğu belirtildi.

Bu arada, özellikle ilerici Türk aydınları arasında pek çok kişi farklı görüşteydi.

Dink ailesinin eski avukatı avukat Erdal Doğan da, Hrant Dink’in Türkiye’deki Ermeni imajına ilişkin resmi algıya aykırı hareket ederek, “Ermenilerin resmi olarak kabul edilen düşman imajı” algısını ortadan kaldırdığını kaydetti.

Türk avukata göre barış adamı ve nüfuz sahibi biri olduğu için hedef haline geldi.

Dink’in arkadaşlarından gazeteci Ali Bayramoğlu da çeşitli versiyonlar yerine, doğrudan şunun söylenmesi gerektiğini kaydetti, “Ermeni asıllı Türkiye vatandaşı Hrant Dink, Türk sistemi ve Türk devleti hakkında konuştuğu için cezalandırıldı.”

O ülkenin Ermenileri korkuyordu, fakat konuşan bir adam geldi ve 1915’te soykırım olduğunu söyledi.

Türk gazeteci, yüksek sesle ve insanların anlayabileceği bir dille konuştuğu için Hrant’ın öldürüldüğünü vurguladı.

Türkolog Tiran Lokmagözyan’a göre, duruşma sırasında her şeyin birer birer kapatılması ve sanıklardan sadece birkaçının mahkûm olması, geri kalanların serbest bırakılması tesadüf değildi.

Türkolog, bugün Erdoğan’ın aşırı milliyetçiler olan “Bozkurtlar” ile iş birliği yaptığını, koalisyon kurduğunu ve kendisinin de aşırı milliyetçi haline geldiğini gözlemliyor.

“Dolayısıyla bu olay, özellikle de Erdoğan varken açıklığa kavuşturulmayacaktır ve bu olayın arkasında asıl kışkırtıcıların kim olduğunu, esas emirleri kimlerin verdiğini, hangi yapıların olduğunu hiçbir zaman bilemeyeceğiz.”

Eylül 2010’da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Türk yetkililerin Dink’in yaşam hakkını güvence altına almadığına, cinayeti engellemediğine ve Türk polisini eylemsizliği nedeniyle cezalandırmadığına karar verdi. Ancak Türkolog, bu durumda bile, bir şeyi yapmak için gerçek bir niyet olmadığında, o kararın havada kaldığını belirtiyor.

Daha fazlasını göster
Back to top button