ANASİYASET

Azerbaycan, çokkültürlük şampiyonuymuş

“Gardman-Şirvan-Nakhicevan” Derneği, Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nın Papa’ya hitaben yazdığı mektuba yanıt verdi

“Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in kutsal doğuş vesilesiyle Papa’ya yazdığı tebrik mektubu, Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nın, Azerbaycan’da hüküm süren resmi ve sistemik ikiyüzlülüğü yeniden teyit ettiği olağanüstü bir komedidir.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı mektubunda, Azerbaycan’ı “dünyada etnik ve dini çeşitliliğin milli zenginlik olarak korunduğu, tüm dinler için eşit koşulların yaratıldığı, çok kültürlülüğün adreslerinden biri” olarak tanımlamaktadır.

Bu kibirli sözler, etnik ve dini ırkçılığın yaygın olması nedeniyle 100.000’den fazla insanın bin yıllık vatanlarını terk etmek zorunda kaldığı Dağlık Karabağ’da etnik temizliğin gerçekleştirilmesinden birkaç ay sonra gelmektedir.

Medeni dünya ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nın etnik ve dinsel çeşitliliğin korunmasına ilişkin algı ve düşüncelerinin kökten farklı olduğu son derece açıktır.

Etnik ve dini çeşitliliğin korunmasından bahsetmişken, İlham Aliyev Eski Cuğa mezarlığının tahrip edilen haçkarlarını hatırlıyor mu, halen fiili ve maddi şiddetin uygulandığı Bakü’deki Ermeni kilisesini hatırlıyor mu, sahiplerinin organik tarihi ve kültürel çevrelerinden sürgün edildiği tarihi Gardman’ın maddi ve manevi maddi kültürel mirasını hatırlıyor mu?

Tarihi Gardman, Şirvan ve Nakhicevan’ın Ermeni izlerini hiçbir engelle karşılaşmadan silip, Hıristiyan değerlerini açıkça ayaklar altına alan Azerbaycan toplumu, yıkıcı etnofobi hastalığından mustarip, hâlâ dünyaya “dinler arası uyum” ve “manevi dini miras ve çok kültürlü değerlerin korunması” konusunda konuşma cesaretini gösteriyor.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı, sadece Hıristiyanların değil, aynı zamanda diğer etnik ulusal azınlıkların da Azerbaycan’daki şiddetli ırkçılığın ağırlığını sürekli üzerlerinde hissederken, “Hıristiyan inancına sahip vatandaşlarımızın ülkenin her alanındaki katılımları”ndan söz ediyor.

“Gardman, Şirvan, Nakhicevan” derneği, Azerbaycan’ın hokkabazlığına karşı eleştirel bir tutum sergilemesi ve dünyayı Hıristiyan kültürel değerlerinin korunması amacıyla çabalarını birleştirmeye çağırması için Papa’ya bir çağrı mektubu göndermektedir.

Böylesi zor zamanlarda, Dağlık Karabağ’ın tamamının Ermeni nüfusundan arındırıldığı ve bin yıllık sakinlerinden mahrum kaldığı bir dönemde, Azerbaycan etnositinin canlı tehdidi, Dağlık Karabağ’ın tüm Ermeni kültürel mirasının üzerinde Demokles’in kılıcı gibi asılı duruyor.

Kültürel mirasın yok edilmesi sadece Ermenilere karşı değil, tüm dünyaya karşı kabul edilemez bir suçtur.”

Daha fazlasını göster
Back to top button