ANASİYASET

Waal: Rusların yaptığı tek olumlu şey Ermenilerin Karabağ’dan çıkışlarının barışçıl olmasıydı

Karabağ sorunu uzmanı ve Carnegie Vakfı kıdemli uzmanlarından Tomas de Waal, “Azatutyun” gazetesine verdiği röportajda, Rusların aslında sessizlikleriyle Azerbaycan’ın yanında yer aldıkları ve hatta Dağlık Karabağ’ı Ermenilerden arındırmak için bazı durumlarda Azerbaycan’a yardım ettikleri gözlemine (örneğin Azerbaycanlılar Dağlık Karabağ’a son kez saldırıp Ermeni halkını göç etmeye zorladığında, köylerden ilk başta Rusların gelip Ermenileri silahlarını bırakıp Ermenistan’a kaçmaya ikna etmeye çalıştıkları yönünde haberler geliyordu) atıfta bulunarak “Rusların yaptığı tek olumlu şey Ermenilerin Karabağ’dan çıkışlarının barışçıl olmasıydı.” dile getirdi.

Waal şunları kaydetti: “Açıkçası elimizde fazla bilgi yok. Bu kesinlikle birbirini 20 yıldır çok iyi tanıyan Cumhurbaşkanı Aliyev ile Putin arasındaki üst düzey görüşmelerin bir parçası. Laçin Koridoru’nun kapatılmasıyla ilgili olaylar bağlamında da aynı konuyu tartıştığımızı düşünüyorum. Rusya bunun olmasına izin mi verdi yoksa Rusya çok mu zayıftı?

Sanırım her ikisinin birleşimi. Rusya çok daha zayıf, Azerbaycan bunu kullandı. Ama elbette Rusya’nın bu hacimdeki operasyonu, bu ölçekteki operasyonu kesinlikle öngörebileceğini, öncesindeki askeri hazırlıkları görebildiğini düşünüyorum. Onların bilgileri vardı, kaynakları vardı ve bunu engellemek için hiçbir şey yapmadılar. Yani bir bakıma bunu Moskova’nın hiçbir şey yapmama yönündeki kasıtlı bir kararı olarak görüyorum.

Rusların yaptığı tek olumlu şeyin Ermenilerin Karabağ’dan çıkışlarının barışçıl olması olduğunu düşünüyorum. Yolda ölenler elbette var ama Azerbaycan tarafından herhangi bir şiddet yaşanmadı. Ermenilerin Karabağ’dan barışçıl kitlesel göçüne katkıda bulundular. Ama bunun dışında evet buna izin verdiler. Ve Bakü ile Moskova arasında kesinlikle birçok bağlantı var.”

Ermenistan’ın, dış ilişkilerini, savunma ve güvenlik politikasını çeşitlendirmenin yollarını arayarak Rusya’ya bağımlılıktan kurtulma yönünde adımlar atmaya başlamasına değinen uzman, “Ermenistan’ın elbette her zaman dış politikasını çeşitlendirmeye çalıştığı gerçeğiyle başlayalım. 90’lı yıllarda Ter-Petrosyan döneminde de durum böyleydi, Avrupa, ABD ve Orta Doğu ile bağların olduğu dönemde buna tamamlayıcı politika deniyordu. Rusya birçok ortaktan yalnızca biri olacaktı.

Moskova’ya askeri ve ekonomik bağımlılık, özellikle Robert Koçaryan döneminde, tüm ekonomik varlıkların Rusya kontrolüne devredilmesi, Gümri askeri üssünün genişletilmesi vb. ile çok güçlü hale geldi. Gerçek buydu ve bu bağımlılık devam ediyor. Rakamlara bakın. Ermenistan’ın doğalgazının yüzde 80’den fazlası Gürcistan üzerinden Rusya’dan geliyor, buğdayın ise yüzde 90’ı Rusya’dan geliyor. Açıkçası Rusya ile ticaret önemini sürdürüyor ve ticaret Gürcistan üzerinden yapılıyor. Rusya’nın Lars kontrol noktasını kapatması Ermenistan ekonomisini etkiliyor.

Etkilemenin tüm araçları hâlâ orada, ancak artık bundan uzaklaşmak için kesinlikle çaba sarfediliyor. Sanırım bazıları bunun çok ustaca yapılmadığını, belki de Rusya’ya bağımlılıktan daha fazla uzaklaşıp bu konuda daha az konuşmanın akıllıca olacağını söyleyecektir. Ancak Nikol Paşinyan’ın hükümeti daha çok konuşup daha az yapıyor gibi görünüyor ki bu stratejik açıdan pek akıllıca olmayabilir, ancak bu değişim şu anda kesinlikle devam ediyor.” sözlerine ekledi.

Daha fazlasını göster
Back to top button