ANASİYASET

Türkiye, samimi değil

Türkiye İran’la ilişkilerinde samimi değil

İran Cumhurbaşkanı Raisi’nin Türkiye ziyareti ve İsrail-Filistin meselesine yönelik ortak yaklaşımlar, birçok uzmanın bu konuda Tahran ve Ankara’nın çıkarlarının örtüştüğünü ve daha yakın ilişkilerin mümkün olduğunu iddia etmesine neden oluyor.

Bu değerlendirmeler gerçeği yansıtsa da, diğer uzman grubu kısmen ısrar ederek, Türkiye’nin İran’la ilişkilerinde samimi olmadığını belirtiyor.

Türkolog Muşeğ Khudaverdyan, ifadeler ve gerçek hedeflerin önemli ölçüde farklılık gösterdiğine ve bu formülasyonun, İran-Türkiye ilişkilerine özgü olmaktan çok daha fazlası olduğuna inanıyor.

Ankara’daki Raisi-Erdoğan görüşmesinin ardından, tarafların Güney Kafkasya ülkelerinin toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesinin önemini vurguladığı ortak bir bildiri yayınlandı.

Khudaverdyan, Aliyev’in açıkça tehditkâr açıklamalarının ve Azerbaycan’ın Ermenistan Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğüne yönelik hırslarının arka planına karşı, bunun önemli bir vurgu olduğunu söylüyor.

“Azerbaycan bu görüşte değil ve Türkiye bu konuda Bakü’yü destekliyor.

Özellikle Azerbaycan medyasında Zengezur bölgesi, Azerbaycan’ın doğu Zengezur bölgesi olarak anılıyor, yani oldukça büyük asker birikimlerinin olduğu dikkate alındığında, savaş ihtimali hala yüksek.

Barış Antlaşması imzalanana kadar da, savaş riski oldukça yüksek kalacak.

Evet, İran kırmızı çizgilerinin var olduğunu söylüyor, fakat Azerbaycan’ın ilgileneceğini düşünmüyorum, tam tersine Azerbaycan Sünik’i de alma eğiliminde.”

Khudaverdyan, Türkiye ve İran’ın Filistin meselesindeki ortak tutumlarının, bu ülkeleri birbirine yakınlaştıracağı inancının boş olduğuna inanıyor.

Resim tamamen farklı.

“Türkiye-İran ilişkilerinde Filistin konusunda tam bir karşılıklı anlayış olduğunu düşünmüyorum.

Her ne kadar Türk yöneticiler dış görünüş itibarıyla Arap yanlısı açıklamalar yapsa da, gerçekte Türk birlikleri, İran’a yönelik büyük ölçekli askeri tatbikatlara hazırlanıyor.

Türkleri İran’a karşı, hatta Ermenistan’a karşı da eğiten Yahudi uzmanlardır ve son aylarda askeri tatbikatların oldukça geniş kapsamlı olması ve sürekli yapılıyor olması tesadüf değildir.

İranolog Armen Vardanyan’a göre Türkiye, İran ve Rusya, Batı’yı bu bölgeden çıkarmak amacıyla birleşiyor.

Ona göre bu üçlünün Suriye’de başarılı bir işbirliği örneği var.

Ancak Vardanyan, Tahran’ın Sünik’le ilgili ciddi korkuları olduğunu ve bu korkuların haklı olduğunu söylüyor.

“Bu konuda çıkarları çatışıyor, çünkü İran, Azerbaycan’ın önce Sünik’i, ardından da İran’ı ikiye bölecek olan sözde ‘Zangezur Koridoru’ projesini, Türkiye ve Rusya’nın yardımıyla ve güç kullanarak hayata geçirmeye çalışmasından korkuyor.”

Bu durumda İran, kendisini ciddi bir izolasyonun içinde bulacak ve Rusya-Türkiye-Azerbaycan üçlüsüne bağımlı hale gelecektir ve bunun işaretlerini de görmüşlerdir.”

Bu anlamda Türkiye’ye güvenmek risklidir ve uzmana göre, Azerbaycan’ın Goris-Kapan yolunun 21 km’lik bölümünün kontrolünü aldıktan sonra, hemen İranlı tır şoförlerini tutuklamaya başladığı henüz hatıralarda tazedir.

Raisi-Erdoğan görüşmesi sonucunda kabul edilen açıklamada, Kafkasya bölgesi ülkelerinin toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi gereğinin yanı sıra “3+3” formatının, istişareler ve yapıcı işbirliği için uygun bir platform olduğu da vurgulandı.

Türkolog bunu bir Rus girişimi olarak nitelendiriyor ve burada ortak çıkarlardan çok, çelişkilerin bulunduğunu vurguluyor.

Daha fazlasını göster
Back to top button