ANASİYASET

Barış sürecinin gecikmesi

Paşinyan, Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki barış sürecinin gecikmesinin sebebini anlattı

Temelde Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki barış anlaşmasının mimarisi ve ilkeleri üzerinde anlaşmaya varıldı ve geçen yılın sonunda anlaşmanın nihai metni üzerinde anlaşma çok yakın görünüyordu, ancak Azerbaycan önce üç kez müzakerelere farklı formatlarda katılmayı reddetti, ardından Azerbaycan’da cumhurbaşkanlığı seçimlerine karar verildi.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, İngiliz The Telegraph gazetesine verdiği röportajda, Azerbaycan’la barış sürecinin hangi noktada olduğu ve neden geciktiği sorusuna değindi.

“Öncelikle Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki barış ilkelerinin üç uluslararası formatta mutabakata varıldığını belirtmek gerekir.

İlki 6 Ekim 2022’de gerçekleşti.

Prag’da, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Charles Michel, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve benim katıldığım dörtlü toplantıda, uzun tartışmaların ardından 1991 Alma-Ata Deklarasyonu’na dayanarak Ermenistan ve Azerbaycan’ın birbirlerinin toprak bütünlüğünü tanıdığı yönündeki prensibin kaydedildiği ortak bir bildiri kabul ettik”,- diyen Paşinyan, Sovyetler Birliği’ne bağlı 12 cumhuriyetin imzaladığı Alma-Ata Deklarasyonu’nda, öncelikle Sovyetler Birliği’nin varlığının sona erdiğinin kaydedildiğini ve egemen devlet haline gelen cumhuriyetlerin, birbirlerinin toprak bütünlüğünü, sınırların dokunulmazlığını ve egemenliklerini tanıdığını açıkladı.

Böylece Alma-Ata deklarasyonuyla birlikte, Sovyetler Birliği cumhuriyetleri arasındaki mevcut idari sınırlar, devlet sınırları haline geldi.

“Neden böyle söylüyorum, çünkü Alma-Ata Deklarasyonu’nda, bu cumhuriyetlerin mevcut sınırları kabul ettiği, yani o anda hangi sınırlar mevcutsa, o sınırların dokunulmazlığını tanıdığı belirtiliyor.

Elbette burada vurgulamak istediğim çok önemli bir nüans da var.

Alma-Ata Deklarasyonu ve deklarasyona ilişkin paketler 1992 yılında Ermenistan Parlamentosu, daha sonra da Azerbaycan Parlamentosu tarafından onaylandı.

İmza ve onay sonrasında birçok olay yaşandı, ancak bu bağlamda, 6 Ekim’de Prag’da Fransa Cumhurbaşkanı ve Avrupa Birliği Konseyi Başkanı nezdinde, Ermenistan ve Azerbaycan’ın, tüm bu olaylardan sonra, Alma-Ata deklarasyonu temelinde birbirlerinin toprak bütünlüğünü tanıdığını bir kez daha teyit etmiş olduğunu kaydetmek çok önemli”,- dedi başbakan.

Paşinyan’a göre ikinci önemli nokta, Alma-Ata Bildirgesi’nin iki ülke arasındaki sınırların belirlenmesine temel oluşturması gerektiğidir.

Bu ise çok önemli bir ilke olup, bu bağlamda, Ermenistan ile Azerbaycan arasında sınır çizilmesi sürecinde sınırın yeniden oluşturulmadığı, Alma-Ata deklarasyonuyla teyit edilen ve yeniden teyit edilen sınırların sahada, haritalarda ifade edilmesi gerektiğidir.

Paşinyan’a göre, Prag’da ilk temel anlaşmaya varıldı ve bunu 30 Ekim’de Rusya Devlet Başkanı, Azerbaycan Cumhurbaşkanı ve kendisi tarafından imzalanan ve Ermenistan ve Azerbaycan’ın bunu yazılı bir açıklamayla kabul ettiği üçlü bildiri izledi.

Taraflar birbirlerinin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini tanıdıklarını, kuvvet kullanmayı ve kuvvet tehdidini reddettiklerini, her türlü sorunu müzakere yoluyla çözeceklerini beyan ettiler.

“Bu anlaşma aynı zamanda bölgede iletişimin açılması, engellerin kaldırılması ve yolların ülkelerin egemenlik ve özgürlüklere saygı çerçevesinde birbirine açılması anlamına gelen üçüncü temel prensibin oluşması ve formüle edilmesinin de temelini oluşturdu ve bu ilkenin önceki iki ilkeyle birlikte 14 Mayıs ve 15 Temmuz tarihlerinde Brüksel’de yapılan üçlü toplantılar sonucunda kayıt altına alındığı belirtildi.

Üstelik bahsettiğim her şey kamuya açıklanmış olan belgelerle ilgilidir”,- diye vurgulayan Başbakan, Azerbaycan’da cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra siyasi iradenin olması halinde, bu hususların hayata geçirilmesinin sağlanacağı görüşünü dile getirdi.

Paşinyan, “Ermeni hükümetinin daha önce olduğu gibi, bölgemizde somut barışa yönelme ve Azerbaycan ile yukarıdaki anlaşmalara dayalı bir barış anlaşması imzalama yönünde siyasi iradeye sahip olduğunu kaydedebilirim”,- dedi.

Daha fazlasını göster
Back to top button