ANASİYASET

Türkiye-Mısır normalleşmesi, Ermenistan-Mısır ilişkilerine bakış açısını değerlendirmek için itici güç olabilir

Mısır ile Türkiye arasındaki düzenlenmiş ilişkiler birçok açıdan oldukça önemlidir ve içeriği bölgesel ve jeopolitik gelişmelere doğrudan etki etmektedir. Her iki ülke de Ortadoğu’da ve genel olarak İslam dünyasında çok önemli bir rol oynuyor. ABD’nin bu bölgedeki kilit ortakları olarak görülüyorlar ve aynı zamanda rakip ülkeler olarak görülüyorlar, çünkü her biri diğer devletlerin (İran, Suudi Arabistan) yanında baskın veya daha büyük nüfuz sahibi olmaya çalışıyor.

Armenpress’e konuşan doğu bilimci, analist Armen Petrosyan, Ortadoğu’daki gelişmeler çerçevesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın birkaç gün önce Mısır’a yaptığı ziyarete değinerek, ziyaretin Ermenistan-Mısır ilişkilerinin geleceği açısından önemli bir teşvik olabileceğini ifade etti.

“Ortadoğu’da ‘Arap Baharı’ süreçlerinin başladığı 2010’lu yılların başından itibaren Mısır’da yaşanan iki güç değişikliği Türkiye-Mısır ilişkilerini önemli ölçüde etkiledi. Çünkü “Arap Baharı” olayları boyunca Türkiye, iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin fikirlerini büyük ölçüde paylaşan radikal örgüt “Müslüman Kardeşler”i öne çıkararak, özellikle Arap ülkelerinde nüfuzunu genişletmek için bunları kullanmak istedi. Adı geçen örgütün Mısır’da iktidara gelmesi ve ardından ordunun darbe yapması, iki devlet arasındaki ilişkilerde ciddi sorunlara neden oldu.” dedi.

Türkiye 2021 yılından itibaren dış ilişkilerini gözden geçirdi ve bu doğrultuda yeni ilişkiler kurdu. Bu politika çerçevesinde Türkiye-Mısır işbirliği çok önemli bir yön haline geldi. Erdoğan ile Sisi arasındaki tarihi görüşme “İslam İşbirliği” örgütü çerçevesinde gerçekleşti ve ardından ikili ilişkilerin düzenlenmesi süreci başladı. Analiste göre Erdoğan’ın son ziyareti, çeşitli bölgesel gelişmeler üzerinde etkisi görülen buzların kırılması açısından da önemliydi.

“Önceki on yıl, Kahire’nin çeşitli Türk karşıtı formatlara aktif katılımıyla karakterize edildi. Türkiye, Libya ve Doğu Akdeniz bölgesinde yeni bir su sınırlaması uygulamaya çalışarak aktif hale geldi ve Mısır, sürekli olarak Ankara’nın karşısına çıktı, bir dizi Avrupa ülkesiyle aktif işbirliği yaptı ve bu da Türkiye’nin çeşitli bölgelerdeki aktivasyonunu etkisiz hale getirmeye çalıştı.Artık gerilimlerin azalması ve ilişkilerin düzelmesi bölgenin siyasi ve güvenlik haritasına olumlu yansıyacaktır.” şeklinde konuştu.

Petrosyan’a göre Türkiye-Mısır anlaşması, Ermenistan-Mısır ilişkilerinin perspektifinin değerlendirilmesi açısından önemli bir itici güç olmalıdır.

Uzman, “Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkilerin gergin olduğu geçtiğimiz on yılda, Ermenistan düzenli olarak Kahire’ye destek veriyordu. Ermenistan-Mısır ilişkilerinde bölgede Türkiye’den kaynaklanan tehditlerin etkisiz hale getirilmesine vurgu yapıldı. Bu bağlamda RA Dışişleri Bakanı Zohrab Mnatsakanyan’ın 2020 yılında Mısır’a yaptığı ziyaret önemliydi. Ermenistan, Arap dünyasıyla politikasını yürütürken özellikle Türkiye’den gelen tehditleri göz önünde bulundurarak yine Mısır’a güvendi. Türkiye-Mısır ilişkilerinde bir ısınma olduğu için bölgesel düzeyde Ermenistan-Mısır ilişkilerine yaklaşımın da değişmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Mısır’ın Güney Kafkasya bölgesine dikkatinin önemini vurguladı ve Ocak 2023’te Mısır Cumhurbaşkanı Al-Sisi’nin Ermenistan ve Azerbaycan’a ziyaretini tekrar hatırlattı. Arap ülkesinin lideri, Ermenistan-Azerbaycan ilişkilerinin düzenlenmesi sürecinde arabuluculuk teklifinde bulunmuştu.

Daha fazlasını göster
Ayrıca oku
Close
Back to top button