ANASİYASET

NATO, çatışmaya girmekten kaçınıyor

NATO, Ukrayna üzerinden Rusya ile doğrudan bir çatışmaya girmekten kaçınıyor.

Bu aşamada Ukrayna’nın NATO üyeliği gerçekten hariç tutuluyor, çünkü Rusya ile aktif askeri operasyon koşullarında bu, otomatikman NATO’nun çatışmaya doğrudan dâhil olması anlamına gelecektir ve bu da her şeyi yok edecek bir nükleer savaşa yol açacaktır.

Askeri ve siyasi analist Davit Harutyunov, “Armenpress” ile yaptığı görüşmede, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in, Ukrayna’nın NATO üyeliğinin “şayet” değil, “ne zaman” meselesi olduğu yönündeki açıklamasına atıfta bulunarak dile getirdi.

“Hem Rusya’nın hem de Kuzey Atlantik İttifakı’nın kapsamlı bir gerginlik senaryosundan kaçındığı çok açık, dolayısıyla Ukrayna’nın bir şekilde NATO’ya üyeliğini ima eden tüm konuşmalar ve senaryolar, savaş sonrası döneme atıfta bulunuyor.

Yani en azından çatışmanın bir aşamaya kadar dondurulması ile ilgilidir.

Ancak şu anda bu görüşmeler spesifik değil ve bu konuda spesifik bir tarih de belirtilmedi.

Bunun nedeni, çatışmanın soğuması sırasında nasıl bir durumun oluşacağı, Ukrayna’nın sınırlarının ne olacağı, güç dengesinin ne olacağıdır”,- diyen Harutyunov’un gözlemine göre, şayet oran Rusya lehine olursa, Moskova, müzakerelerin bu aşamasında temel talebini ortaya koyacak.

Bu ise, Ukrayna’nın tarafsız bir devlet olması ve bu durumda NATO’ya katılım konusunun gündem dışı kalmasıdır, fakat şayet Ukrayna, operasyonların durdurulması sırasında herhangi bir siyasi taahhüt olmaması amacıyla mücadele için yeterli kaynağa sahipse, o zaman yukarıda bahsedilen sorun, yeni bir çatışmayı dışlamak için Batı tarafından Ukrayna’ya garantilerin sağlanması şeklinde kesin bir çözüme ulaşabilir.

“Ukrayna’nın, ittifakın bir üye ülkesi olarak, NATO’yu Rusya ile bir çatışma durumuna sürükleyebileceği yönünde korkular var.

Çatışma bir şekilde sakinleşse bile, yeniden başlama potansiyelinin devam edeceği ve çatışmaların yeniden başlaması durumunda NATO’nun Rusya ile çatışmaya doğrudan müdahil olacağı açıktır.

Bu nedenle şu anda Kuzey Atlantik İttifakının Ukrayna üzerinden genişletilmesine ilişkin görüşmeler tamamen teoriktir”,- dedi.

Parçalanmış ve harap olmuş Ukrayna’nın NATO üyeliğinin neler getirebileceği sorusuna da değinen Harutyunov, konunun tartışılmasının ittifakın genişletilmesinden ziyade, Ukrayna’nın güvenliğinin garanti altına alınması ihtiyacından kaynaklandığını vurguladı.

“Sırf askeri faktörü ele alırsak, Ukrayna’nın büyük bir ordusu ve askeri operasyonlara katılma deneyimi var.

Ukrayna Silahlı Kuvvetleri, Batı yapımı silahlar kullanıyor.

NATO’nun ise bilgiye erişim konusunda herhangi bir sorunu yok ve Ukrayna tarafının taktiklerini çok iyi biliyor.

İttifak bir zamanlar Sovyetler Birliği’ne karşı bir denge unsuru olarak kurulmuştu ve şimdi onun halefi olan Rusya ile karşı karşıya, dolayısıyla Ukrayna bu açıdan avantajlı bir konumda.

Kiev, üyelik meselesinin gündemden çıkarılmasının, Rusya’ya ciddi bir taviz olarak görüleceğinin açıkça farkındadır”,- diyen Harutyunov’a göre, bir noktadan itibaren bu sorunun çözümü gerçeğe dönüşse, Moskova’nın bu süreci durduracak güçlü araçları olmasa dahi, Rusya tarafından ciddi bir direniş olacaktır.

Harutyunov’a göre NATO, Rusya’yı her zaman bir tehdit olarak görüyor ve eski Sovyet ülkelerini de bünyesine dâhil ederek, koruyucu bir tampon bölge oluşturmaya çalışacak.

Daha fazlasını göster
Back to top button