ANASİYASET

“Kılıç’sız” bir hafta

Hafta “Kılıç’sız” geçti

Hafta başında, Türkiye’nin Ermeni-Türk ilişkileri elçisi Serdar Kılıç’ın Ermenistan’a olası ziyareti en çok tartışılan konulardan biri oldu.

Kılıç, geçen hafta yaptığı açıklamada, tarihi olacak bu ziyaretinin, bu hafta gerçekleşeceğini belirtmişti.

Ziyaret henüz gerçekleşmedi.

Anadolu Ajansı’na bir röportaj veren Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan da, Ermenistan-Türkiye ve Ermenistan-Azerbaycan ilişkilerine değindi.

Ermeni-Türk ilişkileri ve Ermenistan-Azerbaycan arasındaki ilişkilerin düzenlenmesi konuları geçtiğimiz hafta yine kamuoyunun gündemindeydi.

Bunun temelinde Ermenistan ve Türkiye’nin özel elçilerinin Antalya’da düzenlenen diplomatik forumda görüşmesi ve açıklamaları vardı.

Kılıç’ın Ermenistan’a olası ziyareti hakkında herhangi bir şey söylemese de, Ermenistan’ın, Ermenistan-Türkiye sınırlarının bir an önce açılmasını ve diplomatik ilişkilerin kurulmasını samimi olarak arzuladığını vurgulayan Mirzoyan, bu sınırların açılmasının avantajlarının bariz olduğunu, bunların öncelikle insanlarlar için önemli olduğunu, ekonomik aktiviteyi sağlayacağını ve insanlara fayda sağlayacağını açıkladı.

Ermenistan-Türkiye sınırının açılmasının önemine ilişkin Erivan’daki resmi açıklamaların yanı sıra uzmanlar bu konuya şüpheyle yaklaşıyor.

Türkolog Andranik İspiryan, Türkiye’nin ön koşulları sağlanana kadar sınırın açılmayacağına inanıyor.

“Bugüne kadar hiçbir şey yapılmadığı gibi, Ermenistan ile Azerbaycan arasında barış anlaşması imzalanıncaya kadar da hiçbir şey yapılmayacaktır.

Buluşacaklar, konuşacaklar ve… Türkiye, hem Ermenistan-Türkiye ilişkilerinde, hem de şu anda ağırlıklı olarak Azerbaycan’a taviz vermesi için, Ermenistan’a baskı yapmak istiyor.”

Ermenistan-Azerbaycan ilişkilerinde ise, Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan, Erivan ve Bakü’nün yaklaşımlarının çok farklı olduğu iki önemli konuya özellikle dikkat çekiyor.

Bu ise, iki ülkenin sınırlarının çizilmesi ve bölgesel iletişim ve transit engellerinin kaldırılması ilkeleriyle ilgilidir.

Bir durumda Erivan, sınır belirleme sürecinin 1991 Alma-Ata Deklarasyonu temelinde gerçekleşmesi gerektiğinde ısrar ediyor.

Diğer durumda ise, bölgedeki ulaşım yollarının, geçeceği ülkenin egemenliği ve yetkisi altında faaliyet göstermesini önemsiyor.

Buna göre Ermenistan, Ermenistan topraklarından geçen iletişim kanalları aracılığıyla mal ve insan güvenliğinin, üçüncü ülkeler tarafından sağlanmasına karşı çıkıyor.

Bu bağlamda siyaset bilimci Ara Poğosyan, Azerbaycan’ın barış ya da Ermenistan’ın yetkisi altındaki bir yolun açılmasını değil, savaş istediğine vurgu yapıyor.

“Azerbaycan barış isteseydi veya Ermenistan’a saldırmasaydı, sözde ‘Barış Anlaşması’nı çok önceden imzalamış olurdu.

Ermenistan’ın, “Barış Anlaşması” imzalamıyorsak, o zaman bir “Saldırmazlık Anlaşması” imzalayalım demesi, mantıkla çelişiyor, çünkü Azerbaycan saldırmamak değil, saldırmak istiyor, bu yüzden de anlaşma imzalamıyor.”

Ermenistan Dışişleri Bakanı, AA’ya, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Bayramov ile sürekli temas halinde olduğuna dair güvence verdi.

Mirzoyan’a göre, Berlin’de yapılan son dışişleri bakanları toplantısında yeni bir toplantı ihtiyacı vurgulanmış olsa da, bu henüz belirlenmedi, ancak yeni toplantının tarihlerinin yakında netleşeceği yönünde umut var.

Daha fazlasını göster
Back to top button