ANASİYASETTOPLUM

Azerbaycan histerisine cevap

“Gardman-Şirvan-Nakhicevan” Pan-Ermeni Birliği, Azerbaycan’ın “İslamofobik” histerisine cevap verdi

Pan-Ermeni Birliği “Gardman-Şirvan- Nakhicevan”, yaptığı açıklamada Azerbaycan’ın “İslamofobik” histerisine değinerek, Azerbaycan’ın son zamanlarda İslamofobinin tezahürleri hakkında aktif olarak gürültü çıkardığı ve dünyayı Azerbaycan’a yönelik İslamofobik politikaların uygulandığına ikna etmek için, büyük çaba harcadığını kaydetti.

Açıklamada, “Bu yaklaşım hiç de tesadüfî değil.

Azerbaycan, Dağlık Karabağ’daki Ermeni milli-manevi Hıristiyan kültürel mirasının her gün yok edildiği bir ortamda, dile getirilmeyen Ermeni düşmanlığına karşı bir denge oluşturmaya çalışıyor.

Böyle bir durumda Bakü, küresel dini hoşgörü gibi, hassas bir konuyu kışkırtmaktan daha uygun bir yol bulamıyor.

Yani Azerbaycan, etnik gruplar arası çatışmaya dinler arası, dolayısıyla küresel bir çatışma içeriği vermeye çalışıyor ve sadece Ermenistan’ı değil, Azerbaycan’ın suçlarına şu veya bu şekilde karşılık veren tüm ülkeleri muhalifleri arasında görüyor.

Böylelikle Azerbaycan küresel bir düşman icat ederek, bir yandan Ermeni karşıtlığı sorununu “dengelemeye” çalışırken, kendisini küresel İslamofobinin kurbanı olarak konumlandırıyor, diğer yandan da İslami değerlerin savunucusu rolünü üstlenerek, İslam ülkelerinin konsolidasyonunu sağlamaya çalışıyor.

Bu arada, Ermenistan ve Ermeni halkının pek çok İslam ülkesi ve halkla yakın komşuluk ilişkileri var ve dini zemindeki çatışmalar çoktan geride kaldı, ancak “haçlılık” ve “İslamofobi gibi sahte gündemlerle dünya toplumunun dikkatini dağıtmaya ve yanıltmaya çalışan Azerbaycan’dır.

Azerbaycan’a yönelik İslamofobi varsa, Uluslararası Adalet Divanı’nın kararlarının hiçe sayılması Ermenifobi haricinde nasıl anlatılır, Dağlık Karabağ’a yapılan etnik temizlik Ermenifobi haricinde nasıl anlatılır, bir Ermeni subayın baltalanması Ermenifobi haricinde nasıl anlatılır?

Elbette tüm bu sürecin hedefi Ermenistan ve Ermeniliktir.

Azerbaycan, Ermeni Şuşi kentini, İslami kültür başkenti olarak nitelendiriyor, fakat Şuşi’yi ziyaret eden yabancılara 22-26 Mart 1920’de Şuşi’deki tüm Ermeni nüfusunun katledildiği ve tüm Ermeni mahallesinin yok edildiğini bildiriyor mu? Şuşi Ermenilerinin 1988’de de yerlerinden edildiğini bildiriyor mu? 9 Kasım 2020 anlaşmasının 7. maddesinin tek taraflı uygulanmasıyla Azerbaycan’ın, zorla yerinden edilen Ermenilerin hem Şuşi, hem de Dağlık Karabağ’ın geri dönüşüne izin vermediğini bildiriyor mu?

Bu “İslamofobik” histerinin arka planına karşı, Azerbaycan’dan şu soruya cevap vermesini talep ediyoruz, Cuğa’daki Ermeni mezarlığının yok edilmesini veya Stepanakert’te ve Dağlık Karabağ’ın diğer şehir ve yerleşim yerlerinde tarihi binaların, anıtların, manevi-milli yapıların yok edilmesini nasıl karakterize edebiliriz?

Azerbaycan’ın sessizliği, tüm bu “İslamofobik” gösterinin siyasi hokkabazlık ve suçları örtbas etme aracından başka bir şey olmadığının açık bir kanıtıdır.”

Daha fazlasını göster
Back to top button