ANASİYASET

Çıkar meselesi

İsrail’in Ermeni Soykırımını tanımakta hiçbir çıkarı yok

Filistin krizinin benzeri görülmemiş bir şekilde tırmanması bağlamında, Türkiye bir kez daha uluslararası mahkemelere başvurarak, İsrail’in “Filistinli Araplara yönelik soykırım nedeniyle” cezalandırılacağı yönündeki umudunu dile getirdi.

Buna karşılık İsrail misilleme niteliğinde açıklamalar yaparak, Türkiye’ye Ermeni Soykırımı’nı hatırlatıyor.

Uzmanlar, her iki tarafın da yaptığı bu açıklamaların, her iki durumda da ahlaki normlardan uzak olan ülkelerin siyasi çıkarlarından kaynaklandığını belirtiyor.

Ne Türkiye, Filistinlilerin haklarının korunması konusunda, ne de İsrail, Ermeni Soykırımı’nın tanınması konusunda birbirlerine karşı açıklamalar dışında aktif bir adım atmayacak.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, İsrail’in Gazze’de insanlığa karşı suç işlediği yönündeki suçlamalara yanıt vererek, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Ermeni Soykırımı’nı inkâr etmesini hatırlattı.

İsrail Başbakanı X mikroblogunda,

“Savaş yasalarına sadık İsrail, Hamas terör örgütünün katillerini ve tecavüzcülerini destekleyen, Ermeni Soykırımı’nı inkâr eden, rejim muhaliflerinin ve gazetecilerin ülkesinde ortadan kaybolduğu, Kürtleri katleden Erdoğan’ın ahlaki vaazlarını dinlemeyecektir”,- diye yazdı.

Daha önce Erdoğan, Gazze Şeridi’ndeki Filistin Hamas hareketine karşı düzenlenen askeri operasyonla bağlantılı olarak, Netanyahu ve hükümetini bir kez daha eleştirmiş, Adolf Hitler ve Benito Mussolini ile eşit konumda olan İsrailli yetkililerin Gazze’de insanlığa karşı suç işlediğini iddia etmişti.

Aynı zamanda Türkiye cumhurbaşkanı, Hamas ve Filistinlilere desteğini bir kez daha ifade etti.

Ancak uzmanlar, ne Filistinlilerin hayatlarının Erdoğan için, ne de Ermeni Soykırımı’nın tanınmasının Netanyahu için bir önemi olmadığı konusunda ikna olmuş durumda.

Her ikisi de sadece kendi siyasi çıkarlarına göre açıklamalar yapıyor.

Türkolog Tiran Lokmagözyan, Erdoğan’ın davranışında pek çok farklı neden görüyor.

“Bu, Türkiye’nin ya da Erdoğan’ın Filistinliler için yanıp tutuştuğu anlamına gelmiyor, kesinlikle değil.

Bunu yalnızca kendi çıkarları için kullanmaktadır.

Çıkarlarından biri, kendisini dünya Müslümanlarının koruyucusu olduğu kadar, dünyadaki Türk kavimlerinin de koruyucusu olarak ilan etmesidir, bu nedenle istese de, istemese de Filistinlilerin yanında yer almak zorundadır. “

Pek çok uzman bu konu bağlamında Türk diplomasisinin kurnazlığını hatırlatıyor.

Türkiye ile İsrail arasındaki gerilimin sahte olduğunu düşünüyorlar.

Uzmanlara göre Erdoğan gerçekten Filistinlilerin akıbetinden endişe ediyorsa ve İsrail’i savaş suçlusu olarak görüyorsa, neden Azerbaycan petrolünün Türkiye üzerinden İsrail’e giden yolunu kapatmıyor?

Azerbaycan petrolü Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattıyla İsrail’in Aşkelon kentine ulaşıyor.

Böylece İsrail ihtiyacı olan petrolün önemli bir kısmını alıyor, diğer kısmını ise Kazakistan ve Irak sağlıyor.

Türk diplomasisi Tiran Lokmagözyan’ı şaşırtmamaktadır.

Türkiye uzmanı, İsrail’le çok iyi ekonomik ilişkileri olan Türkiye’nin, bir anda siyasi ilişkilerinin kötüleşebileceği ihtimalini dışlıyor.

“Siyasi ilişkilerinin kötü olduğuna inanmayın.

İyi bir siyasi ilişkileri var, birbirleriyle çok iyi işbirliği yapıyorlar.

Bu durumda elbette İsrail’in yanında yer alamazdı, çünkü tüm İslam dünyasının önünde kötü durumda kalırdı.

Bu yüzden Gazze’deki Filistinlilerin “savunucusu” oldu.

Yani Türkolog, söz ve çağrılar dışında, Türkiye’nin, Filistin lehine ciddi bir eylemi olmayacağına inanıyor.

Uzmanlar aynı şekilde ve aynı mantıkla İsrail’den Türkiye’ye karşı herhangi bir eylem beklemememiz gerektiğine inanıyor.

Başka bir deyişle, bölgesel ilişkiler uzmanı Karen Hovhannisyan, İsrail’in Ermeni Soykırımı’nın tanınması konusunda ciddi bir adım atmasının da imkânsız olduğuna inanıyor.

“Türkiye-İsrail ilişkilerinin daha da yoğunlaşacağını, kriz aşamasına gireceğini düşünüyorum, birinin askeri operasyon başlatma tehdidiyle diğerini korkutması ihtimal dâhilinde, çünkü hem İsrail, hem de Türkiye, Filistin meselesinde çok kararlı.

Türkiye’nin Erdoğan şahsında kendisini İslam dünyasının lideri ilan ettiğini biliyoruz.

Erdoğan kendisini Müslüman dünyasının babası olarak gördüğünü gizlemiyor, ancak İsrail’in Ermeni Soykırımı’nı tanıyacağı noktaya geleceğini düşünmüyorum.

Çünkü hem İsrail, hem de dünyanın diğer ülkeleri için, Ermeni Soykırımı’nın tanınması meselesi, sadece Ermeni Soykırımı ile Türkiye’yi korkutmak amaçlı bir tırpandır.”

Bölgesel konularda uzman olan Armen Petrosyan, Ermeni Soykırımı’nın siyasi amaçlarla kullanılmasının kabul edilemez olduğunu düşünüyor.

Aynı zamanda, İsrail’in Ermeni Soykırımı gerçeğini tanımayacağına da inanıyor, çünkü hiçbir soykırımın, Yahudi Holokost’uyla karşılaştırılamayacağına inanıyor.

“Filistin krizi benzeri görülmemiş bir şiddet tırmanışıdır ve buna karşın Türkiye, uluslararası hukuk mahkemelerine başvurarak konuyu gündeme getiriyor, akabinde İsrail’in karşı açıklamalarına tanık oluyoruz, fakat Ermeni Soykırımı’nın tanınması hiçbir şekilde İsrail’in çıkarına değil.”

Uzman, bu konunun İsrail tarafından dolaşıma sokulmasını da ahlak dışı bir adım olarak değerlendiriyor, çünkü kendileri için sorunlu bir durumda, Ermeni halkının felaketi konusunu kendi çıkarları için kullanıyorlar.

Daha fazlasını göster
Ayrıca oku
Close
Back to top button