ANAEKONOMİSİYASET

Bakü’nün ekoloji tiyatrosu

Kendi gözlerine mi inanmalı, Bakü’nün histerisine mi?

Bakü, Brüksel’de, Metsamor nükleer santralinin işletilmesiyle ilgili yeni bir histeriyi gündeme getirdi.

Bu ülkenin sivil toplum temsilcileri, Nükleer Enerji Zirvesi’nin eş başkanları, Belçika Başbakanı Alexandre de Croix ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Genel Direktörü Raphael Grossi’ye başvurarak, kendilerinin tanımladığı şekliyle “kötü durumdaki bir nükleer santrale ve küresel tehlikeye” dikkat çekmek ve nükleer santralin çalışmasının derhal durdurulması konusunu Ermeni hükümetine sunmak amacıyla zirvenin liderliğine çağrıda bulundu.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Genel Müdürü Rafael Grossi, Ermenistan nükleer santralinin çalışmaları ve potansiyeli konusunda bambaşka bir görüşe sahip.

Raphael Grossi, Metsamor nükleer santralinin nasıl çalıştığını bizzat görmek için Ermenistan’ı birçok kez ziyaret etti.

2022 sonbaharında yapılan çalışmaları olumlu değerlendirdi.

Grossi, Ermenistan ziyaretinin ardından izlenimlerini bir tweet’le sunarak, Erivan ve Metsamor’da nükleer santral çalışmalarına verdiği destekten pişmanlık duymadığını duyurdu.

“Ermenistan ekonomisi Metsamor nükleer santraline güveniyor ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, tesisin düşük karbonlu enerjiyi güvenli ve emniyetli bir şekilde sağlamasına yardımcı olmak için desteğini sunmaya devam edecek.”

Üstelik bunu Azerbaycan’a bölgesel ziyarette bulunduğu sırada Bakü’de de duyurdu.

Lakin bu ülke benimsediği politikayı inatla sürdürüyor.

“1976 yılında 9,5 puanlık deprem bölgesinde inşa edilen Metsamor nükleer santrali eski teknolojilerle çalışıyor ve 8 puan için tasarlandı.

Azerbaycan, Türkiye, Ermenistan ve tüm bölgeye büyük bir nükleer tehdit oluşturmaktadır”,- diye ifade edildi açıklamada.

Ancak hem IEA, hem de diğer profesyonel kurumlar, Metsamor nükleer santralinin IEA’nın gerekliliklerini karşıladığından, dolayısıyla çalışma açısından güvenli olduğundan emin.

Türkiye-Azerbaycan histerisine asıl cevap, Metsamor nükleer santralinin yıllardır kesintisiz çalışmasıdır.

Enerji güvenliği uzmanı Artur Avetsiyan, “Radiolur” ile yaptığı görüşmede, sadece bu açıklamayı değil, son açıklamayı da değerlendirerek konuştu.

“Azerbaycan dışişleri bakanı da aynı olay çerçevesinde yaptığı konuşmada bu açıklamayı yaptı.

Bu bir sır değil, ancak Azerbaycan’ın Ermenistan’ı her şeyden mahrum bırakma politikasının bir parçası olduğu, önemli bir bölgesel avantaj olan barışçıl nükleer enerjinin varlığı da dâhil olmak üzere, bir kez daha kanıtlandı.

Azerbaycan çoğu zaman bunu tek başına yapamadığında, yardım için Türkiye’ye başvuruyor.”

Ermenistan Başbakanı, Nükleer Enerji Zirvesi sırasında nükleer enerjinin, hem ülkemizin enerji güvenliğini, hem de iklim değişikliğiyle mücadeleyi sağlayan Ermenistan stratejisinin temel taşı olduğunu duyurdu.

Ermenistan için nükleer enerji önemli bir rol oynamakta ve Paris Anlaşması ile ulusal düzeyde tanımlanan eylemlerin uygulanmasına yardımcı olmaktadır.

Onlarca yıldır Ermenistan’ın nükleer enerji santrali, enerji üretiminde istikrarı sağlayarak ülkenin enerji sisteminin en önemli unsuru olarak hizmet etti.

Başbakan, şu anda Ermenistan’ın elektriğinin yaklaşık yüzde 30’unun nükleer enerjiden elde edildiğini belirterek, Ermenistan’ın nükleer santralin işletme süresini 2026’dan 2036’ya uzatma kararı aldığını kaydetti.

“Aralık 2023’te Ermenistan hükümeti, Ermenistan nükleer santralinin işletme süresini uzatma planını onayladı.

Ortak devletlerle işbirliği içinde ve Ajansın yönlendirmesiyle yönetişimi ve güvenliği iyileştirmek için zamanında ve yeterli önlemler almaya kararlıyız.

Bu uzatma, nihai hedefimiz olan nükleer santralin uzatılmış işletme ömrünün sona ermesinin ardından, yeni güç ünitesine sorunsuz geçiş için sağlam bir temel oluşturacaktır.

Bu bağlamda Ermenistan, hem Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı hem de ortak ülkelerle yakın işbirliğini teşvik etmeye ve mevcut güç ünitesinin değiştirilmesi için en uygun çözümü bulmak için deneyimlerini kullanmaya kararlıdır.”

Enerji ve Maden Kaynakları Bakan Yardımcısı Hakob Vardanyan, 2021 yılında nükleer santralin reaktörünün aktif bölgesinin acil soğutma sisteminin modernize edildiğini söyledi.

“Fukushima kazasından sonra geliştirilen standartlara göre çalışan yeni nesil bir güvenlik sistemi inşa edildi.

Acil durum sistemi, kazanın yerini tespit ederek, hızlı bir şekilde soğutarak ve uygun miktarda su pompalayarak, UAEA’nın gerekliliklerini karşılayarak çalışıyor.”

Enerji güvenliği uzmanı Artur Avetisyan, nükleer santralde sorun olması halinde Ermenistan’ın santrali işletmesine izin verilmeyeceğini, hatta santralin ömrünün 2036 yılına kadar uzatılamayacağını vurguluyor.

“UAEA böyle bir izni sadece istekler düzeyinde vermiyor.

Bu açıdan bakıldığında çok büyük bir avantajımız var.

Ancak tüm bunlara umudumuzu bağlayamayız.

Enerji, özellikle nükleer enerji, aktif diplomasi gerektirir.

Her zaman uyanık olmalıyız, her zaman Türkiye-Azerbaycan ikilisine karşı çıkmalıyız.”

Ermenistan’da enerji diplomasisi geliştirildi mi, geri dönüş unsurları var mı?

Uzman, Başbakan’ın konuşmasında bir atıf bulunduğunu vurguluyor.

Bu önemli, fakat yeterli değil.

“Genellikle kitle iletişim araçlarının gördüğü şey zaten kamuya sunulmuş olan bilgilerdir.

O zamana kadar bu düzeyde yanıt verilmesi gereken pek çok mayalanma yaşandı ve yaşanacak.

Bu açıdan pek iyimser değilim çünkü tepki vermediğimiz ya da geç tepki verdiğimiz birçok sorun oldu.

Uzmanlar, 1000-1200 megawatt kapasiteli büyük bir nükleer santral inşa etmenin, Ermenistan için stratejik ve güvenlik açısından önem taşıdığından eminler.

Daha fazlasını göster
Back to top button