ANADÜNYASİYASET

Ermenistan için üç önemli olay Ermenistan-Rusya ilişkilerini etkiliyor

Dış politika ve güvenlik açısından, önümüzdeki aylarda Ermenistan’la ilgili olarak zaten gergin olan Ermenistan-Rusya ilişkilerini etkileyen üç spesifik olay var.

Son günlerde resmi Moskova’nın değerlendirmeleri bir kez daha sertleşirken, Ermeni yetkililer planlanan tedbirlerin geri dönülemez ve Ermenistan için kilit öneme sahip olacağına inanıyor.

Ermenistan açısından önemli sayılan üç olay aslında Ermenistan-Rusya ilişkilerini etkiliyor ve durumu ağırlaştırıyor.

5 Nisan’da yapılması planlanan Ermenistan-ABD-Avrupa Birliği toplantısı Rusya’da endişe yaratıyor. Nisan ortasında ise Ermenistan ilk kez İspanya’da yapılacak Avrupa Birliği ülkeleri parlamentolarının başkanları toplantısına katılacak.

Ermenistan Ulusal Meclisi Başkanı Alen Simonyan bu davetin benzeri görülmemiş olduğunu düşünüyor. “Ermenistan ilk kez davet edildi ve yanılmıyorsam Sovyet sonrası hiçbir ülkede şu anda böyle bir davet yok. Aday bir ülke bile bu davete sahip değil. Karşılıklı çalışma konusundaki tutum çok üst düzeyde.”

Yaz aylarında üçüncü bir etkinliğin gerçekleşmesi bekleniyor. Ulusal Meclis Savunma ve Güvenlik İşleri Daimi Komitesi Başkanı Andranik Kocharyan daha kesin bir tarih söylemiyor.

“Yaz aylarında Zvartnots havaalanındaki Rus sınır muhafızlarının yerini bizim yapılarımız alacak. Normaldir: Sayın Lavrov orada tehlikeli şeyleri nerede görüyor, anlamıyorum. Hava kapımızı kendimiz kontrol edeceğiz ve bu bizim için çok önemli. Sonuçta verileri yönetmek bizim için de büyük bir fırsat ve egemenliğimizin gereği olarak bu verilerin yönetiminin yalnızca İçişleri Bakanlığı yetkililerinin elinde olması iyi olur. Diğer eyaletlerin bu fırsata sahip olmaması gerekiyor ve belki de sorun budur.”

Ermenistan’la ilgili olaylara ilişkin Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, geçtiğimiz gün Moskova’nın resmi değerlendirmelerini kamuoyuna açıklayarak, Ermeni yetkililerin izlediği politikanın Ermenilerin çıkarına olmadığını ve Ermenistan-Rusya ilişkilerinin iyimserlik yaratmadığını kaydetti.

Rusya’nın Ermenistan Büyükelçisi Sergey Kopirkin’e göre Rusya Dışişleri Bakanı neden bahsettiğini biliyor.

Büyükelçi, “24 Haber” yayınında Ermenistan üzerinden daha geniş bir muhalefetin gündeme geleceğini ima etti.

Rus diplomata göre ABD temsilcileri, Ermenistan’la ilişkileri Rusya ve İran’la çatışma bağlamında değerlendirdiklerini gizlemiyor ve beyan ediyor. Bunun Ermeni-Rus ilişkilerini etkileyebilecek en tehlikeli şey olduğunu düşünüyor.

Rusya bu aşamada suçlamalarını daha da ileri götürüyor ve AB’nin Ermenistan’daki sivil gözlemci misyonunu Azerbaycan, İran ve Rusya’ya karşı casusluk yapmakla suçluyor. Andranik Koçaryan bu suçlamaların asılsız olduğunu düşünüyor.

“Modern dünyada böyle bir teknik gelişme olması durumunda insan özne potansiyeli üzerinden casusluk yapmak mümkün, yapılıyor ama alan var, casusluk için çok daha gelişmiş teknik olanaklar var. Bu casuslukla ilgili değil. Temel, olası istikrarı sağlayacak mekanizmaların kullanılmasıdır. Peki, Avrupa gözlem misyonu neden hala faaliyet gösteriyor ve Kafkasya’da istikrarlı bir durumla ilgileniyorlar mı? Eğer istikrarlı durum diğer güçlere ulaşmazsa Kafkasya’daki istikrarlı durumdan etkilenmeyen bazı devletler var demektir. Bu, bazı jeopolitik sorunların çözümü için istikrarsızlığın çok gerekli olduğu anlamına geliyor.”

Siyaset bilimci Davit Stepanyan konuya değinerek şunları kaydetti: “Rusya, başından beri çıkarlarını Türklerle, Türkiye-Azerbaycan ikilisiyle özdeşleştirmeye başladı. O halde geriye tek bir yol kalıyor, her şey çok açık: Mümkün olan tüm yönlerde çeşitlilik. Bunu yapacak mıyız? Bu soruya çok ciddi çekincelerle yaklaşmaya devam ediyorum.”

Euromonitors’un Ermenistan-Azerbaycan sınırındaki çalışmalarına ilişkin olarak Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı dış politika dairesi başkanı Hikmet Hacıyev’in değerlendirmesi dikkat çekici. Çin Phoenix TV kanalına verdiği röportajda Avrupalı ​​gözlemcilerden özellikle bahsetmedi ancak son altı ayın Ermenistan-Azerbaycan sınırında en sakin ay olduğunu iddia etti. Bunu Ermenistan ve Azerbaycan’ın barışa her zamankinden daha yakın olduğunun kanıtı olarak sundu.

Ancak Azerbaycan’ın yaklaşımı şu şekildedir: Barışın Bakü ve Yerevan tarafından sağlanması gerekir, çünkü bölge onlara aittir. Hacıyev’e göre barış Washington’da, Brüksel’de ya da Paris’te değil. Listede Moskova’yı dışarıda bırakan yetkili, kaydedilen ilerlemeye rağmen bölgesel işbirliği ve barış gündemini olumsuz etkileyen bazı siyasi gelişmelerin olduğu görüşünü dile getirdi.

Daha fazlasını göster
Back to top button