ANASİYASET

Havyar diplomasisi

Azerbaycan Avrupa’daki lobi faaliyeti sayesinde yaptırımlardan nasıl kaçınıyor?

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken ile 5 Nisan’da bir araya gelecek.

Bu arka plana karşı Azerbaycan, Batı karşıtı söylemini keskin bir şekilde artırdı, Ermenistan’a saldırmakla tehdit etti ve “savunucularını” gerilimi tırmandırmakla suçladı.

Şu ana kadar Azerbaycan’ın, sivil ve siyasi özgürlükler açısından İran, Rusya ve Beyaz Rusya’dan çok fazla farkı olmamasına rağmen Bakü, uluslararası yaptırımlardan başarıyla kurtulmayı sürdürüyor.

Dağlık Karabağ’daki etnik temizlik ve ülke içindeki muhalefetin tamamen yok edilmesi, AKPM’deki Azerbaycan delegasyonunun yetkilerinden mahrum bırakılması dışında herhangi bir sonuca yol açmadı.

Azerbaycan, 2001 yılında Avrupa Konseyi’ne katıldığından beri “havyar diplomasisi” olarak bilinen lobicilik tekniklerini kullanıyor.

Avrupalı ​​politikacıların rüşvet skandallarından sonra strateji değişti, ancak hâlâ AB’deki karar alma sürecini önemli ölçüde etkiliyor.

Örneğin İsveç’te yetkililer, sadece Azerbaycanlı lobicilerle ilgili yapıların finansmanını artırıyor.

Gerçi AB liderlerinin Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ’daki eylemlerine anında tepki vermemesi bekleniyordu, fakat Eylül ayında Dağlık Karabağ’ın 100.000 sakinini etkileyen fiili etnik temizlik Avrupalıları biraz şok etti.

Artık Azerbaycan’ın tartışmalı bölgedeki Ermeni nüfusuna doğudan saldırarak ve kaçış yollarını kapatarak, çatışmayı tırmandırdığı gerçeğini görmezden gelemezlerdi.

Öte yandan Azerbaycan’ın eylemlerinin, kendisine karşı herhangi bir yaptırımla sonuçlanmamasına da pek kimse şaşırmıyor.

Eylül 2023’ten ve aslında 2020’deki İkinci Karabağ Savaşı’ndan sonra pratikte hiçbir şey değişmedi.

Üstelik Azerbaycan’da sivil toplum üzerindeki baskıların, artık dünyanın buna göz yummasının hayli zorlaşmış olmasına rağmen.

Daha fazlasını göster
Back to top button