ANASİYASET

Yumuşak konuşarak durumu sakinleştirmek

Bakü’yü azarlayıp, durumu ağırlaştırmak değil, yumuşak konuşarak durumu sakinleştirmek

Brüksel’de gerçekleştirilen ABD-Ermenistan-AB toplantısından üç gün sonra Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Maria Pejchinovich Burich ve Avrupa Birliği Konseyi Güvenlik ve Siyasi İşler Komitesi üyeleri Ermenistan’a geldi.

Ermenistan Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan basın açıklamasında, Bakan Mirzoyan’ın Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Burich ile geçen yılın Eylül ayında Dağlık Karabağ’da Azerbaycan tarafından uygulanan etnik temizlik ve zorla yerinden edilme konularını görüştüğü belirtildi.

Dağlık Karabağ’dan 100 bini aşkın Ermeni’nin orta vadeli ve uzun vadeli ihtiyaçlarının giderilmesi konusuna değinildi.

Ermenistan-AK 2023-2026 Eylem Planının uygulanmasına değinildi.

Uzmanlara göre AB ziyaretleri bölgedeki durumu sakinleştirmeyi amaçlıyor.

Siyasi analist Manvel Ğumaşyan “Radiolur” ile yaptığı röportajda, Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Maria Pejchinovich Burich’in ziyaretleri hakkında yorum yaparken, AB’nin hedefinin, bölgedeki durumu tırmandırmak değil, sükûnet ve istikrarı sağlamak olduğunu söyledi.

İkincisi, Avrupa Konseyi Güvenlik ve Siyasi İşler Komitesi üyeleri bölgede yaşanan gelişmeler ve Ermenistan-Azerbaycan barış süreci hakkında fikir edinmek amacıyla Azerbaycan ve Gürcistan’da da olacak.

Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Maria Pejchinovich Burich, Ermenistan Başbakanı Paşinyan’la görüşmesinin ardından X’te Başbakan Nikol Paşinyan’la “harika bir görüşme” yaptığını ve reform sürecinde “Avrupa Konseyi’nin Ermenistan’ı desteklemeye devam edeceğini” yazdı.”

Ermenistan Dışişleri Bakanlığı, Maria Pejchinovich Burich ile Ararat Mirzoyan arasındaki görüşmenin ardından, Ermenistan ile Avrupa Konseyi arasındaki ortaklık ve bölgesel istikrar konularının ele alındığını bildirdi.

Ararat Mirzoyan, Ermenistan’ın düşmanlıktan uzak bir atmosfer yaratma konusundaki kararlılığını vurguladı ve özellikle Azerbaycan ile ilişkilerin düzenlenmesi sürecinde iki önemli konuyu dile getirdi, toprak bütünlüğünün tanınmasının yeniden teyit edilmesi ve Ermenistan’ın bölgesel ulaşım engellerinin kaldırılmasına yönelik yaklaşımlar.

Ayrıca 1991 sürecinde Alma-Ata Deklarasyonu’na ve uluslararası hukukun iyi bilinen ilkelerine bağlı kalmanın önemi.

Siyasi yorumcu Manvel Ğumaşyan. “Şimdi AB, Azerbaycan’ı doğru yola sokmak, Rus nüfuzundan kurtarmak ve barışı tesis etmek için, bizim de kabul ettiğimiz bir oyun oynuyor.

Çavuşoğlu’nun açıklamasına rağmen Avrupa’nın bu konuda Türkiye’nin de desteğine sahip olduğunu düşünüyorum.

Barışın tesisi konusunda Türkiye’nin desteği de var.

Gerisi gelişmelerle görülecek ve Rusya’nın sadece Zaharova veya Lavrov’un açıklamalarıyla değil, somut eylemlerle nasıl tepki vereceği de görülecek.”

Ğumaşyan, ABD Dışişleri Bakanı ve AB Komiseri’nin Aliyev’le Brüksel’den önce telefon görüşmesi yapmalarını bir tesadüf olarak görmediğini, durumu sakinleştirmeye çalıştıklarına inanıyor.

Batı’nın, Aliyev’in AB platformlarındaki toplantıları birkaç kez iptal ettiği, ancak Ermenistan-Azerbaycan sınır bölgesindeki durumu daha da kötüleştirmeye çalıştığı konusunda Azerbaycan Cumhurbaşkanı’na söyleyecek bir sözü var.

Ğumaşyan’a göre Batı, bu gerekçelerle Bakü’yü deyim yerindeyse bölgede istikrarı sağlamaya ikna edebilecek ve bunu Azerbaycan’ın katılımıyla üçlü toplantı takip edecek.

Manvel Ğumaşyan, Azerbaycan’da hâkim olan hissiyatı da dikkate alıyor ve büyük ölçekli askeri operasyon olasılığının şu anda sıfır olduğunu garanti ediyor.

“AB’nin 270 milyon milyonluk tahsisi ve diğer ABD tahsisleri, ordumuzun durumunu Azerbaycan ile aynı seviyeye getirerek, Azerbaycan’ın küçük kayıplarla hedeflerine ulaşamamasını sağlayacak.

Bugün Azerbaycan halkında bir memnuniyetsizlik olduğunu görüyoruz,

Karabağ’ı aldık diyorlar, neden Ermenistan’la ilişkileri kötüleştirmeye devam ediyoruz?”

Siyaset bilimci Ara Poğosyan’a göre, Avrupa Birliği Konseyi Güvenlik ve Siyasi İşler Komitesi üyeleri ve Ermenistan Konseyi Genel Sekreteri Burich’in, özellikle ABD-Ermenistan-AB toplantısı sonrasında Ermenistan’a yaptığı ziyaretler dikkat çekici.

Ayrıca Ermenistan-Azerbaycan ilişkilerinin gelişmesi sonrasında amacın bölgesel bir işbirliği platformu oluşturmak olduğuna inanıyor.

“Azerbaycan olmadan bölgenin eksik kalacağı ve Batı açısından stratejik önemini kaybedeceği açıktır.

Bu nedenle tüm eylem ve süreçlerini, bölgenin parçalanmadan, gelecekte tamamlanacağı şeklinde düzenlemeye çalışıyorlar.

Azerbaycan diktatörünün sert bir tavır takınmasının da, Azerbaycan’ın kozlarından biri olduğunu düşünüyorum.”

Batı’nın üçüncü bir ülkeyle görüşmelerine ilişkin çağrıda bulunduğunu ve açıklamalar yaptığını ifade eden Poğosyan, Batı’nın diplomasi yoluyla güvenlik yastıkları yaratmaya çalıştığını, çünkü Azerbaycan’ı ikna etme sorunu olduğunu düşünüyor.

Elbette bu aşamada Bakü’nün ikna edilmesi ve tüm bölgeye dâhil edilmesinin mümkün olacağından şüphe duyuyor, Azerbaycan bu konuda Moskova tarafından destekleniyor ve Bakü’nün Ermenistan’dan daha fazlasını talep etmesinin nedeni de bu.

Buna göre uzmanın tespitine göre bu süreç kolay ve hızlı olmayacak çünkü zaten Türkiye ile Rusya Federasyonu arasında bazı gerginliklerin ortaya çıkması yönünde eğilimler var.

Daha fazlasını göster
Back to top button