ANASİYASET

Azerbaycan, Ermeniler için tehdit

Azerbaycan, Ermeniler için tehdit olmaya devam ediyor

Aralık 2023’de, Soykırım Sözleşmesinin kabulünün 75. yıldönümüdür.

Bu kavramın sürekli tartışılmasına rağmen uluslararası toplum bu sorunu çözebilecek kapasitede değil.

Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin ilk başsavcısı Luis Moreno Ocampo, Politico’da bu konu hakkında yazdı.

“Sadece 2023’ün son aylarında, Birleşmiş Milletler Soykırımın Önlenmesi Özel Danışmanı Alice Wairimu Nderitu, dünyayı etnik gruplara yönelik soykırım riskinin bulunduğu altı farklı durum konusunda uyardı.

Uyarıda Dağlık Karabağ halkından da bahsedilmektedir.

Geçtiğimiz ay Kaliforniya merkezli Hakikat ve Adalet Merkezi (CFTJ) Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne başvurdu.

Raporda Aliyev’in son on yılda Ermenileri yok etme niyetini açıkça ortaya koyan tutarlı açıklamaları yer alıyor.

Rapor, esas olarak Ermenistan’da Ermenilere karşı uygulanan soykırımın çeşitli biçimlerine dikkat çekiyor.

Nisan 2015’te Aliyev, Ermenileri uyardığını resmen duyurdu.

“Ölmek istemiyorsanız, Azerbaycan topraklarını terk edin.”

Ayrıca Ermenilere defalarca “virüs”, “fareler”, “köpekler”, “şeytanlar”, “teröristler”, “faşistler”, “düşmanlar”, “barbarlar ve vahşiler” diye hitap ederek, onlara karşı şiddeti teşvik etti.

Aliyev, Ermenistan topraklarında yasadışı Azerbaycan işgali altındaki çeşitli Ermeni gruplarını yok etmek için, Ermenilerin yok edilmesine ve zorla yerinden edilmesine yol açan koşulları yarattı.

Daha sonra Azerbaycan ordusu bu bölgelerin kontrolünü ele geçirmek için askeri saldırılar başlattı ve ayrılmayı reddeden veya kaçamayan etnik Ermeni vatandaşları ayrım gözetmeksizin öldürdü.

Aliyev bu stratejiyi Dağlık Karabağ’da uluslararası toplumun önünde uyguladı.

Azerbaycan ordusu, ilk etapta Uluslararası Adalet Divanı’nın burada yaşayan 120 bin Ermeni’ye yönelik soykırım tehlikesi konusunda uyarıda bulunan iki zorunlu kararını göz ardı ederek, Laçin Koridorunu dokuz ay boyunca hukuka aykırı bir şekilde abluka altına almıştı.

Ardından Eylül 2023’te Aliyev yasadışı bir askeri saldırı başlatarak, bölgenin kontrolünü ele geçirdi ve Ermenileri kaçmaya zorladı.

Aliyev o dönemde Ermenilerin zorla tehcir edilmesine değinmişti.

“Topraklarımızı gönüllü olarak terk etmezlerse, onları köpek gibi kovacağımızı söyledim, bunu da yapıyoruz.”

Ancak Kaliforniya Hakikat ve Adalet Merkezi tarafından yapılan bir analiz, önceki kanıtlara yeni bir ışık tutuyor ve Mayıs 2021’de benzer bir soykırım stratejisinin Ermenistan’ın Geğarkunik, Sünik, Vayots Dzor ve Ararat bölgelerinde uygulandığını ve bunun sonucunda en az 3.000 etnik Ermeni yerinden edilmiş olduğunu ortaya koyuyor.

O dönemde Azerbaycan ordusu tarafından esir alınan kadınlar sistematik olarak toplumsal cinsiyet şiddetine maruz kalıyordu.

Bugün Azerbaycan’ın soykırım politikası, Ermenistan sınırlarında yaşayan diğer Ermenilere doğrudan tehdit olmaya devam ediyor.

Aliyev 2023’te, “Bugün Zengezur dağlarında Azerbaycan bayrağı dalgalanıyor.

Bu insansı yaratıklar (Ermeniler) bu bayraklara yaklaşabilirler mi?

Bir gün uyanacaklar ve başlarının üzerinde Azerbaycan bayrağını görecekler”,- diye duyurdu.

Mart ayında Azerbaycan Başbakan Yardımcısı Şahin Mustafayev, Ermenistan’ın 4 sınır köyünü derhal teslim etmesini talep etmişti, bu köylerde yaşayan Ermeniler de aynı akıbete mahkûm edilecekti.

Sonunda Ermenistan dört köyü de iade etmeyi kabul etti.

Azerbaycan parlamentosu, Ermenistan’ın tüm toprakları üzerindeki egemenliğini ilan eden “Batı Azerbaycanlıların tarihi vatanlarına dönüşüne ilişkin bildirge” kararını kabul ederek, Ermenistan’daki Ermenilere yönelik soykırım niyetlerini doğruladı.

Üzücü gerçek şu ki, bir milyondan fazla Ermeni’nin Osmanlılar tarafından öldürüldüğü, modern çağın geniş çapta kabul ettiği ilk soykırımdan bir asırdan fazla bir süre sonra, Ermeniler bir kez daha soykırımın kurbanı oluyor.

Dağlık Karabağ’daki etnik temizliğin hemen ardından, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, desteğini göstermek üzere Azerbaycan’ı ziyaret etti.

Batılı siyasi liderler de Aliyev’i destekliyor gibi görünüyor.

Hatta Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Azerbaycan’ı “en önemli ortak” olarak nitelendirdi.

Bunların hepsi tarihten ne kadar az şey öğrendiğimizi ve kötülüğe karşı hâlâ ne kadar savunmasız olduğumuzu bize hatırlatmaktadır.

Dünyanın bunu anlayıp, her türlü soykırımı durdurmak için yeni stratejiler geliştirmesinin zamanı geldi”,- diye yazmaktadır Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin ilk başsavcısı.

Daha fazlasını göster
Back to top button