ANADÜNYASİYASETTOPLUM

AİHM: Azerbaycan savaş suçu işledi; Dört Gün Savaşı’na ilişkin ilk karar 10 yıl sonra çıktı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Nisan 2016’daki Dört Gün Savaşı’nın üzerinden 10 yıl geçmesinin ardından Azerbaycan’a karşı ilk kararını açıkladı. Karar, savaşın en trajik olaylarından biri olarak değerlendirilen ve Azerbaycan askerleri tarafından ağır işkencelere maruz bırakılarak öldürülen Ermeni subay Hayk Toroyan’ın davasıyla ilgili.

Mahkeme, diğer hususların yanı sıra Azerbaycan’ın Ermeni askerin yaşam hakkını ve işkence yasağını ihlal ettiğine hükmetti. AİHM, Azerbaycan’ın hayatını kaybeden askerin yakınlarına 90 bin avro tazminat ödemesine karar verdi.

Davada görev alan hukuk ekibinin üyesi ve uluslararası mahkemelerde Ermeni esirlerin haklarını savunan uluslararası hukuk uzmanı Siranuş Sahakyan, Radyo Lur’a yaptığı açıklamada, 2 Nisan 2016’da 30 yaşındaki Binbaşı Hayk Toroyan ile bir silah arkadaşının Taliş’teki komuta noktasına mühimmat taşırken Azerbaycan askerleri tarafından kuşatıldığını ve işkence edilerek öldürüldüğünü söyledi.

Sahakyan, Strazburg Mahkemesi’ne sunulan deliller arasında olayla ilgili son derece ağır ayrıntıların yer aldığını belirtti.

“Bunlar artık direnme imkânı kalmamış askerlerdi. Cenevre Sözleşmeleri uyarınca koruma altında olmaları gerekiyordu ve öldürülmeleri ya da işkenceye maruz bırakılmaları yasaktı” diyen Sahakyan, uluslararası hukuk tarafından korunan askerlerin buna rağmen büyük bir vahşetle öldürüldüğünü ve cenazelerinin uzuvları kesilmiş halde teslim edildiğini ifade etti.

Sahakyan, “Uluslararası hukukun hiçbir normu onun öldürülmesine izin vermiyordu. Mahkeme yalnızca Hayk Toroyan’ın değil, ailesinin de işkence mağduru olduğuna hükmetti. Çünkü bu yöntemlerle gerçekleştirilen öldürme eylemi ailesine ciddi psikolojik acı ve ıstırap yaşattı. Avrupa Mahkemesi işkence mağduru olarak sadece Hayk Toroyan’ı değil, anne-babasını ve kız kardeşini de değerlendirdi” dedi.

Azerbaycan hükümetinin dava boyunca Toroyan’ın ölümünden Ermenistan tarafının sorumlu olduğunu savunduğunu belirten Sahakyan, buna rağmen mahkemenin bağımsız inceleme yürüttüğünü söyledi.

“Sunulan yoğun delillere rağmen Azerbaycan tarafı olaydaki sorumluluğunu inkâr etmeyi sürdürdü. Ancak burada siyasi bir kurum değil, bir mahkeme söz konusuydu. Bu nedenle bağımsız bir inceleme yapıldı ve tarafımızdan sunulan olgular doğrulandı” ifadelerini kullandı.

Davaya ilişkin başvurunun yapılmasının üzerinden 10 yıl geçtiğini belirten uluslararası hukuk uzmanı Siranuş Sahakyan, kararın gecikmiş sayılabileceğini ancak mağdur ailelerin tazminat hakkı ve adaletin tesisi açısından son derece önemli olduğunu söyledi.

Sahakyan, “Bu tür kararlar devletler arası ilişkiler üzerinde de siyasi etki yaratıyor. Uluslararası toplumun Ermeni-Azerbaycan ilişkilerinin niteliğini daha iyi anlaması ve Ermenilerin korunması için ne kadar kararlı ve ciddi çabalar göstermesi gerektiğini kavraması açısından son derece değerlidir” dedi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Bakü yönetimini öldürülen Hayk Toroyan’ın ailesine 90 bin avro tazminat ödemeye mahkûm ederken, olayın ülke içinde etkin şekilde soruşturulmasını ve hem emri verenlerin hem de suçu işleyenlerin sorumluluğa tabi tutulmasını da karara bağladı.

Sahakyan’a göre bu karar bağlayıcı nitelik taşıyor ve uygulanmaması halinde Azerbaycan daha ağır sonuçlarla karşı karşıya kalabilir.

“Kararın uygulanmaması durumunda siyasi baskı devreye girecektir. Dahası, denetim mekanizmaları artık daha güçlüdür ve Avrupa Mahkemesi Azerbaycan’a karşı ihlal prosedürü başlatabilir. Bu da Avrupa Konseyi çerçevesinde devlet sorumluluğunun gündeme gelmesine yol açacaktır. Elbette Azerbaycan direnç gösterebilir, ancak bu tutum siyasi baskıyı artıracak ve ülkenin uluslararası itibarına zarar verecektir” ifadelerini kullandı.

Sahakyan, yayımlanan kararın bir diğer önemli yönünün ise Avrupa Mahkemesi’nin olayın bir savaş suçu teşkil ettiğini ve sorumluluğun Azerbaycan’a ait olduğunu açık şekilde tespit etmesi olduğunu vurguladı.

Bu kararın Nisan 2016’daki Dört Gün Savaşı’yla ilgili ilk hüküm olduğunu belirten Sahakyan, Strazburg’daki mahkeme önünde Azerbaycan’ın işlediği iddia edilen suçlara ilişkin 22 dosyanın daha bulunduğunu söyledi.

“Baş kesme vakaları, yaşlı sivillerin kasten öldürülmesi, kamuoyunda bilinen Halapyan ailesi olayı ile ölüm sonrası uzuv kesilmesi ve cenazelere yönelik kötü muamele vakaları bulunuyor. Bu ilk karardır, ancak kalan 22 dosyaya ilişkin mahkeme kararlarının da önümüzdeki dönemde açıklanmasını bekliyoruz” dedi.

Sahakyan, söz konusu kararın aynı zamanda 2020’deki 44 Günlük Savaşı sırasında zarar gören kişilerin haklarının korunmasına yönelik başvurular açısından da önemli bir emsal oluşturduğunu belirtti.

Öte yandan, kararın daha erken verilmesi halinde Avrupa kurumlarının 44 Günlük Savaşı sırasında yaşanan trajik olayların önlenmesinde daha aktif bir rol üstlenmiş olabileceğine dikkat çekti.

Daha fazlasını göster
Back to top button