
AB Parlamentosu, birkaç gün önce kabul ettiği kararla Türkiye’nin 1974 yılında Kıbrıs’a gerçekleştirdiği askeri müdahaleyi ve adanın kuzeyindeki işgali kınadı. Karara hem Türkiye hem de sözde “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)” sert tepki gösterdi.
Avrupa Parlamentosu’nun 9 Temmuz’da kabul ettiği kararda, Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs’taki işgali bir kez daha hatırlatıldı. Bölgesel konular uzmanı Armen Petrosyan, söz konusu kararın önemli bir siyasi mesaj içerdiğini belirtti.
Petrosyan, “Son dönemde Türkiye ile Batı arasındaki ilişkilerin hem Ankara-Washington hem de Ankara-Brüksel hattında daha da yakınlaştığını görüyoruz. Bu nedenle, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye Kıbrıs’ın işgalini gündeminde tutmaya devam ettiğini göstermesi açısından bu karar sembolik ve mesaj niteliğinde önemli bir adımdır” dedi.
Kararda, Avrupa Parlamentosu 1974 yılında Türkiye’nin Kıbrıs’a düzenlediği askeri müdahaleyi ve adanın kuzey kesimindeki halen devam eden işgali kınadı. Parlamento, Türkiye’ye askerlerini Kıbrıs’tan çekme çağrısı yaparken, Kuzey Kıbrıs’taki ayrılıkçı yönetimi tanımadığını yineledi ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin adanın uluslararası alanda tanınan tek meşru devleti olduğunu vurguladı.
Ayrıca kabul edilen ayrı bir kararda, 1974 olayları sırasında Kıbrıslı kadınlara yönelik şiddet savaşın sonuçlarından biri olarak tanındı. Avrupa Parlamentosu bunun yanı sıra Kıbrıs’ın toprak bütünlüğünün yeniden tesis edilmesi çağrısında bulundu.
Karara hem Türkiye hem de sözde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sert tepki gösterdi.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, kararı “yok hükmünde” ve “hukuki değeri olmayan” bir metin olarak nitelendirirken, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yönelik asılsız ve mesnetsiz suçlamalar içerdiğini savundu.
Bakanlık açıklamasında, “Avrupa Parlamentosu Kıbrıs konusunda bir kez daha taraflı tutum sergilemiştir. Ankara, Kuzey Kıbrıs Türk makamlarının yaptığı açıklamayı tamamen desteklemektedir” ifadelerine yer verildi.
Sözde KKTC Dışişleri Bakanlığı ise “Avrupa Parlamentosu’nun 1974 olaylarının tarihi gerçeklerini çarpıttığını, kararın Kıbrıs Türk halkı ile Türkiye’yi hedef aldığını ve Avrupa Parlamentosu’nun taraflı ve siyasallaşmış yaklaşımını yansıttığını” belirtti.
Bölgesel konular uzmanı Armen Petrosyan’a göre, söz konusu kararın yakın gelecekte Türkiye’ye yönelik somut adımlara dönüşmesi ise pek olası görünmüyor.
Petrosyan, “Kıbrıs’ın işgali meselesinin kısa vadede ya da öngörülebilir gelecekte çözülecek bir konu olmadığı açıktır. Ancak Avrupa Birliği, bu temel sorun çözülmeden Türkiye ile ilişkileri tek taraflı olarak ileri taşımayacak ve daha yakın iş birliğini gündemine almayacaktır. Kıbrıs meselesi en önemli başlıklardan biri olsa da tek konu değildir” dedi.
Uzman, Türkiye’deki demokrasi, ifade özgürlüğü ve insan hakları konularının da AB gündeminde yer aldığını belirterek, “Kararın içeriği çok güçlü olmasa da sembolik ve siyasi mesaj açısından Avrupa Birliği’nin resmi tutumunu yansıtmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’de ise söz konusu kararın endişeyle karşılandığı ve Avrupa Birliği’nin Kıbrıs konusunda giderek daha tek taraflı bir tutum sergilediği yönünde değerlendirmeler yapılıyor.







