ANATOPLUM

Dersimli Ermeniler köklerini açığa çıkarıyor: Biz kaybolmuş yetim çocuklar gibiyiz

Sputnik Armenia – Batı Ermenistan’da Ermeni mirasından ne kalmıştır? Tarihi topraklarımızda kim yaşıyor? Sadece Türkler ve Kürtler mi, yoksa Ermeni kökleri de hala filizleniyor?

Geçen yüzyılın başlarındaki katliamlardan sonra, tarihi anavatanında mucizevi bir şekilde kurtulabilen  yurttaşlarımızın, bir yüzyıl boyunca varoluş ve kimlik için savaştıklarını hiç düşündünüz mü?

Türkiye’nin tam merkezinde bulunan  Dersim  köylerinden birinde yaşayan Suat Dinler’in ailesi katliamdan kurtulmak için Alevilik kabul etti ve  demircilik yaptı.  Suat bugün Dersim’in en ünlü demircisidir.  Onun çalışmaları yerdeki en iyi evleri süslüyor.

“Biz Ermeni kanına sahip  olduğumuzu, Ermeni olduğumuzu hep biliyorduk. Bu nedenle ailemiz bu köydeki en müreffeh hayatı yaşıyor, en iyi koşulları yaratabiliriz, ancak bir Ermeni’nin ne tür bir manevi hayat yaşaması gerektiğini ne yazık ki, bilmiyoruz. Ermenistan’ın demirci geleneklerini öğrenmemi ve bu zanaatın özelliklerini buradaki insanlara gururla sunabilmemi çok istiyorum.” Suat diyor.

Suat’ın evi Mndzur nehri’nin kıyısında bulunuyuor. Batı Ermenistan’ın merkez parçalarından 160km’den fazla yolu geçen bu nehir, Mndzur Dağları’ndan kaynaklanıp Hozat, Mazkert ve diğer birçok yerleşimden akarak Aratsani’ye dökülüyor.

Suat Dinler, Mndzur nehri üzerindeki köye ücretsiz elektriği sağlayan bir hidroelektrik santrali inşa etti. Bu yüzden Suat’ın yaşadığı köyün sakinleri onu “Aydınlatıcı” derler. Suat Dinler, 2018 yılında halka açık bir şekilde Grigor Lusavoriç’in  (Aydınlatıcı Grigor) kurduğu Ermeni Apostolik Kilisesi’nin çocuğu oldu. Bir Hıristiyan olarak vaftiz edildiğinden sonra ona “Vardan” adı verildi.

Vardan-Suat zaten bir Hıristiyan Ermeni olarak, “Batı Ermenistan’da yaşayan milyonlarca Ermeni’yi Müslüman olduğu için hiç suçlamıyorum. Onlar bunun için suçlu değildir,  ama ben seçimimi yapmak zorundaydım. Hıristiyan olup ben köklerime yaklaştım. İnanın, biz de Ermeniyiz, ama Ermenilere ihtiyacımız var. Biz evde olan ama bir ebeveyn arayan ve bulamayan kayıp yetimler gibiyiz,” diye  bahsediyor.

Vardan’a dönüşen Suat’ın yakın arkadaşı olan Dersimli Zeki Sarıca, kısa bir süre sonra Suat’ın örneğine takip etti. Sarıca, “Kumaş uzmanı olan dedem Dersim’de tanınmış bir adamdı. Büyükbabam katliamdan kaçarken çocuklarından birini kaybediyor, ancak on yıllardan sonra İstanbul’da kayıp çocuğun oğluyla tesadüfen tanışıyoruz. 100 yıl önce kaybettiğimizi yavaş yavaş yine buluyoruz, ve bu, Tanrı’nın yardımı sayesinde! Biz yok edilemez!” diye söylüyor.

Tarihi vatanda böyle birçok kader var. Belki de Dersim, Muş, Van, Tigranakert (Diyarbakır) veya Erzurum’daki soydaşınız,  kaderli buluşmayı bekliyor.

Batı Ermenistan’daki 4 milyon Ermeni artık kripto değil, kanın bir yüzyıl sonra bile renk değiştirmediğini kanıtlıyor. Onlar her gün kendilerini yeniden icat eder. Ulusal kimliğin ve keşfedilmemiş gerçeğin geri dönüşü vazgeçilmezdir, sorumluluk her Ermeni için bir onur meselesidir.

Daha fazlasını göster
Back to top button
Close