
Ermenistan’da seçimlerin ardından iktidarın zaferinin kesinleşmesiyle birlikte hükümet, mevcut siyasi gündemini sürdürme kararlılığını açıkladı. Bu gündemin başında ise Azerbaycan ile doğrudan temaslar ve barış süreci yer alıyor.
Ermenistan Güvenlik Konseyi Sekreterliği’nin açıklamasına göre, seçimlerden bir hafta sonra Azerbaycan’dan bir üst düzey yetkili daha Ermenistan’ı ziyaret etti. Daha önce Azerbaycan Başbakan Yardımcısı Şahin Mustafayev Ermenistan’a gelirken, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Hacıyev ilk kez ülkeye ziyaret gerçekleştirdi.
Her iki tarafın yayımladığı resmi açıklamalar kısa ve benzer içerikli olsa da, ziyaretler uzmanlar arasında çeşitli değerlendirmelere neden oldu.
Azerbaycanlı üst düzey yetkililerin görüşmeleri doğrudan Erivan’da gerçekleştirmemesi dikkat çekti. Hacıyev ile 14 Haziran’daki görüşme Dilican’da yapılırken, Mustafayev’in 29 Nisan’daki ziyareti için Ağveran tercih edilmişti.
İki ziyaret arasındaki önemli farklardan biri de organizasyon biçimi oldu. Mustafayev’in ziyareti sıkı gizlilik içinde gerçekleştirilirken, Hacıyev’in ziyareti önceden duyurulmasa da Azerbaycanlı yetkili Dilican’da Ermeni yetkililer eşliğinde gezdi.
Bir diğer dikkat çekici unsur ise Ermenistan’a giriş güzergâhı oldu. Mustafayev ülkeye Erivan’daki Zvartnots Uluslararası Havalimanı üzerinden hava yoluyla gelirken, Hacıyev Tavuş bölgesindeki Kirants kesiminden giriş yaptı. Bu bölge, Ermenistan ile Azerbaycan arasında şu ana kadar sınır belirleme çalışmalarının tamamlandığı tek sınır hattı olarak biliniyor.
Her iki ziyaret sırasında da Ermenistan Başbakanı Nikol Pashinyan ile herhangi bir görüşme yapılmadı.
Dilican’daki görüşmede Hacıyev’i Ermenistan Güvenlik Konseyi Sekreteri Armen Grigoryan ağırladı.
Küreselleşme ve Bölgesel İşbirliği Merkezi Başkanı siyaset bilimci Stepan Grigoryan, görüşmelerin gündeminde sınır belirleme çalışmaları, ilişkilerin normalleştirilmesi ve ulaşım hatlarının açılması gibi konuların yer aldığını belirtti.
Grigoryan’a göre taraflar, ABD Başkanı Donald Trump tarafından önerilen TRIPP girişimi, sınırların belirlenmesi sürecinin devamı ve iki ülke sivil toplumları arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi gibi başlıkları ele aldı.
Ermeni uzman, savaşın üzerinden yalnızca birkaç yıl geçtiğini hatırlatarak, toplumlar arasındaki güvenin yeniden tesis edilmesinin uzun zaman alacağını, ancak bu yöndeki çabaların önemli olduğunu vurguladı.
Dilican’daki görüşmenin ardından taraflar, aynı içerikte açıklamalar yayımlayarak Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki barış gündemine ilişkin konuların ele alındığını duyurdu. Açıklamada, bölgede kalıcı barış ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik çabaların önemi vurgulanırken, toplumlar arasında karşılıklı güvenin artırılmasına yönelik adımlar da gündeme geldi.
Ermenistan-Azerbaycan diyaloğunu desteklemek amacıyla oluşturulan grubun üyesi Boris Navasardyan, bir sonraki temaslar için yeni öneriler üzerinde çalıştığını açıkladı. Navasardyan, Ermenistan’daki seçim sonuçları ve bölgedeki yeni gelişmelerin bu yaklaşımı gerekli kıldığını belirtti.
Navasardyan’a göre, anayasa referandumu yapılıp yapılmamasından bağımsız olarak Azerbaycan, Ermenistan ile ilişkilerin normalleşmesi yönündeki eğilimi sürdürmek isteyecek. Bu çerçevede, TRIPP girişiminin de önemli bir rol oynayabileceğini ifade etti. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Ilham Aliyev, ABD Başkanı Donald Trump’a gönderdiği tebrik mesajında TRIPP’i Orta Koridor’un önemli bir parçası olarak gördüklerini özellikle vurgulamıştı.
Navasardyan, yalnızca açıklamalarla yetinilmemesi gerektiğini belirterek, Ermenistan ve Azerbaycan’ın ekonomi, güvenlik ve kalkınma alanlarında ortak çıkar elde edebileceği yeni büyük projelerin geliştirilmesini önerdi.
Ermeni uzman ayrıca, barış anlaşması imzalanmasa bile iki ülke arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasına imkân tanıyabilecek ara formüllerin değerlendirilebileceğini söyledi. Navasardyan, diplomatik ilişkiler olmadan ticaret gibi temel alanlarda bile ilerleme kaydetmenin zor olduğuna dikkat çekti.
Öte yandan, sivil toplum temsilcilerinin son toplantısı Azerbaycan’da yapılmıştı. Ermenistan Güvenlik Konseyi Sekreteri Armen Grigoryan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Hacıyev, bir sonraki görüşmenin Azerbaycan’da gerçekleştirilmesi konusunda mutabık kaldı.
Azerbaycan’daki Atlas Analitik Merkezi Başkanı Elkhan Shahinoglu, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Hacıyev’ın Ermenistan ziyareti ve Ermenistan Güvenlik Konseyi Sekreteri Armen Grigoryan ile gerçekleştirdiği görüşmeyi değerlendirdi.
Şahinoglu, Ermenistan’da anayasa referandumunun düzenlenmesinin “zor” olduğunu belirterek, bu nedenle Ermenistan ile Azerbaycan arasında barış anlaşmasının imzalanmasına yönelik alternatif yolların tartışılması gerektiğini söyledi.
Azerbaycanlı uzman ayrıca, sahip olduğu bilgilere göre ABD Başkanı Donald Trump’ın barış sürecine büyük ilgi gösterdiğini ve önümüzdeki haftalarda Washington’da Ermenistan ve Azerbaycan liderlerini kabul etmeyi planladığını öne sürdü. Ancak böyle bir görüşmeye ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.
Öte yandan, Ermenistan-Azerbaycan normalleşme sürecinde resmi bir arabuluculuk mekanizması bulunmasa da, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın önümüzdeki günlerde Moskova’ya gerçekleştireceği ziyaretin gündeminde Güney Kafkasya’daki gelişmeler de yer alacak. Fidan’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüşmesi bekleniyor.
Siyaset bilimci Stepan Grigoryan, bu ziyarette bazı riskler gördüğünü belirterek, Rusya’nın ABD, Türkiye ve Azerbaycan ile planlanan bölgesel projelerde yer almak istediğini savundu.
Grigoryan’a göre Moskova, bölgesel ulaşım hatlarının açılmasını destekliyor ve bu konuda Türkiye ile iş birliği arayışında. Ayrıca Rusya, Güney Kafkasya’nın üç ülkesi ile Rusya, Türkiye ve İran’ı bir araya getiren “3+3” platformunu ön plana çıkarmaya devam ediyor.
Ermeni uzman, Rusya’nın Avrupa Birliği ve ABD’nin yer almadığı bu formatı bölgesel iş birliği için temel mekanizma olarak gördüğünü belirterek, Hakan Fidan’ın Moskova ziyaretinin bu açıdan dikkatle takip edilmesi gerektiğini ifade etti.
Buna karşılık Ermenistan’daki bazı analistler, Fidan’ın Moskova’da “3+3” formatının artık eski önemini yitirdiği mesajını verebileceğini öne sürüyor. Bu değerlendirmeler, Ermenistan-Türkiye ilişkilerinde yaşanan değişimler ve bölgede oluşan yeni siyasi atmosferle ilişkilendiriliyor.







