
Avrupa entegrasyonuna ilişkin abartılan ve hafife alınan beklentiler
“Ermenistan için AB: Değerler, Güven, Refah” başlıklı rapor, Ermenistan’ın Avrupa entegrasyonunun fırsatlarını ve zorluklarını, aşırı ve hafife alınan beklentilerini ayrıntılı olarak inceliyor.
Belgenin yazarı, Kafkas Enstitüsü Müdür Yardımcısı, Konrad Adenauer Vakfı Bursiyeri, Siyaset Bilimi Doktoru Sergey Minasyan, Avrupa entegrasyonu yolunda daha önemli olan birkaç alanı şöyle sıralıyor: vize serbestleşmesi, yeşil enerji kullanımı ve stratejik iletişim.
Ermeni toplumunun, Avrupa entegrasyonu yolunun ne anlama geldiği, hangi sonuçların beklendiği ve hangi süre içinde gerçekleşeceği konusunda gerçekçi bir fikre sahip olması önemlidir.
Kafkas Enstitüsü Müdür Yardımcısı, Konrad Adenauer Vakfı Bursiyeri, Siyaset Bilimi Doktoru Sergey Minasyan, konuyu detaylı bir şekilde incelemiş ve “Ermenistan için AB: Değerler, Güven, Refah” başlıklı raporunda bu konuya değinmiştir.
“Radiolur”a verdiği röportajda, kamuoyunun bu süreç hakkında bilmesi gerekenler sorusuna verdiği cevabı şu şekilde özetliyor:
“Vize serbestleştirmenin 2-3 yılda gerçekleşebileceğini ve resmi AB üyeliğinin 10-15 yıl hatta daha uzun sürebileceğini bilin.
Ancak öte yandan, örneğin Ukrayna veya Gürcistan’ın AB konusundaki tutumu gibi jeopolitik gelişmelere bağlı olarak süreç hızlandırılabilir.
Ancak önemli olan, toplumumuzun farklı kesimleriyle farklı konularda gerçek bir diyalog kurmaktır.
İşte ben buna stratejik iletişim diyorum.”
Görüşme yaptığım kişi, AB’nin uzmanlık, ekonomik ve mali konularda yardımcı olabileceğini, ancak yolun halk tarafından çizilmesi gerektiğini söylüyor.
Araştırmaya göre, Ermenistan’daki Avrupa gündemi halkın %70-80’inin desteğini alıyor, ancak “Kafkasya” Enstitüsü müdür yardımcısı, halkın sürecin ayrıntılarından haberdar olmadığına inanıyor.
Konrad Adenauer Vakfı temsilcisi ve “Siyasi Diyalog, Güney Kafkasya” bölgesel programının başkanı Jakob Wollenstein, farkındalık eksikliğinin genellikle yanlış anlamalara veya aşırı beklentilere yol açtığını söylüyor.
Sergey Minasyan, bu gözlemin örneğin vize serbestleştirmesine atıfta bulunduğunu düşünüyor.
Bu ve diğer birçok konuda “Trumpvari bir yaklaşım”ın kendini gösterdiğini söylüyor.
“Soru şu ki, AB’den beklentiler neler?
Genellikle %200 bekliyorlar ve daha azını aldıklarında, bunun tam olarak ihtiyaç duyulan şey olduğu ortaya çıkıyor.
Bu bir ‘Trumpvari yaklaşım’.
Vize serbestleştirme açısından üç yılın gerçekçi olabileceğini düşünüyorum.”
Sergey Minasyan, Avrupa entegrasyonuna giden yolun 10 yılda tamamlanması olasılığı hakkında temkinli konuşuyor.
Umutlar olduğunu, ancak birçok zorluğun da bulunduğunu söylüyor.
Ancak Minasyan, AB’nin de yapacak işi olduğunu belirtiyor.
“Burada mütevazı bir şekilde sessiz kaldığım bir şey var.
AB’nin Ermenistan veya Ukrayna ve Moldova dahil olmak üzer, diğer Sovyet sonrası ülkelerle aynı faaliyete katılmaya hazır olup olmayacağı da hala bir soru işareti.
Moldova ile müzakereler çoktan başlamış olsa da.
Yani, evet, burada kendi işimizi yapmalıyız.
Ancak AB’deki önceliklerin değişebileceğine ve bu süreci şu anda bir ölçüde gördüğümüz hızda sürdürmeye hazır olmayabileceklerine de hazırlıklı olmalıyız.”
Massachusetts Üniversitesi Onursal Richard Finnegan Profesörü ve Carnegie Uluslararası Barış Vakfı Kıdemli Üyesi Anna Ohanyan’a göre, Ermenistan’ın yapacak çok işi var ve bu sadece Avrupa entegrasyonuyla sınırlandırılmamalı, çünkü mevcut gerçeklerde Güney Kafkasya genel olarak önem kazanıyor.
“Özellikle Rusya’nın zayıflaması bağlamında, birçok altyapı bağlantısı – yollar, demiryolları vb. – güneye, yani Güney Kafkasya’ya, Orta Koridor’a vb. gidiyor.
Bu bağlamda Ermenistan’ın stratejik önemi artıyor ve Avrupa için çok önemli.
Gürcistan’ın deneyimi de gösterdi ki, bir bölgedeki tek bir ülkeye odaklanmak yeterli değil, çünkü onları sırayla parçalayamazsınız.
Komşu ülkelerin demokrasiyi pekiştirme şansını artırmak için tüm bölgeye odaklanmanız gerekiyor.”
Anna Ohanyan’a göre, yapısal olarak küçük bir birim olan Ermenistan, Avrupa pazarının büyük bloğunda ekonomik olarak daha güvende olacaktır.
“Avrupa Birliği devasa bir ekonomik pazar, mallar açısından çok daha pahalı bir pazar.
Ermeni üreticiler için büyük bir pazar.”
Analist, AB ekonomik pazarının Ermenistan için ve çevresinde öngörülebilirlik yarattığına inanıyor.
AB’nin genişlememe kararı alması durumunda Ermenistan’ın ikili ilişkilere güvenmesi gerektiği için, Ermenistan’ın her iki senaryoya da hazır olması gerektiğine inanıyor.







