
Mişustin’in Paşinyan ile görüşmesi, Moskova’nın Ermenistan ile işbirliği yapmak zorunda olduğunu gösterdi.
Siyasi bilimci Ivan Preobrazhensky, Factor TV’ye verdiği röportajda, “Rusya Ermenistan’daki seçimleri kaybetti.
Etkisi belirleyici olmadı.
Şimdi Ermenistan-Rusya ilişkilerinde bir tür ‘kötü barış’ kurulacak.
Moskova, Nikol Paşinyan ile iletişim kurmak zorunda kalacak, ancak periyodik olarak yaptırımları ve diğer baskı araçlarını uygulamaya devam edecek” dedi.
Ona göre, Paşinyan ile Rusya Başbakanı Mihail Mişustin’in Yekaterinburg’daki görüşmesi bu yeni yaşam biçimini gösterdi.
Her iki taraf da, son yıllardaki ciddi çelişkilere ve Ermeni mallarına getirilen kısıtlamalara rağmen, ilişkilerin normal bir şekilde geliştiğini iddia ediyor.
Preobrazhensky, Kremlin’in Ermenistan’da iktidar değişikliği elde etme arzusundan vazgeçmediğine ve etkisini güçlendirmek için yeni fırsatlar bekleyeceğine inanıyor.
Aynı zamanda, değerlendirmesine göre, Nikol Paşinyan ile Vladimir Putin arasında olası bir görüşme çatışmacı nitelikte olabilir.
Siyaset bilimci, Ermenistan’ın Avrupa Birliği ile yakınlaşması hakkında konuşurken, Rusya’nın bizzat Erivan’ı alternatif ortaklar aramaya ittiğini ve Ermenistan için kritik bir dönemde müttefik olarak hareket etmeyi reddettiğini belirtti.
Preobrazhensky, “Ermenistan, pratikte başka bir alternatifi olmadığı için Avrupa Birliği’ne yönelmek zorunda kalıyor.
Ancak AB ile yakınlaşma yolu hızlı ve kolay olmayacak.
Ermenistan, Avrupa Birliği için bir öncelik değil ve Brüksel’in eylemleri, siyasi açıklamalarından çok daha temkinli olacak” diye düşünüyor.
Siyaset bilimciye göre, bölgesel dengedeki değişim, Azerbaycan’ın Rusya’nın etki alanından çıkıp önemli ölçüde daha bağımsız bir politika izlemesi ve Türkiye’nin Güney Kafkasya ve Orta Asya’daki konumunu sürekli olarak güçlendirmesinden de kaynaklanıyor.
Bu koşullar altında Preobrazhensky, Ermenistan’ın Rusya’nın bölgedeki etkisini sürdürmek için tutunabileceği “son ada” olarak kaldığına inanıyor.







