ANASİYASET

Paşinyan-Aliyev’in 5 saatlik görüşmesinin detayları ortaya çıktı

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Abu Dabi’de Başbakan Nikol Paşinyan ile yaptığı görüşmenin ardından yaptığı açıklamalarda Barış Anlaşması’nın ön imzası, bölgesel ulaşım hatlarının işletilme ihtimali ve özellikle dikkat çeken bazı konulara değindi.

Açıklamalar arasında en çok tartışma yaratanı Aliyev’in şu sözleri oldu: “Azerbaycan yükleri ve Azerbaycan vatandaşları Ermeni sınır muhafızlarını veya başka kimseyi görmemeli. Fiziksel temas olmamalı, güvenliğin garantilendiği önlemler olmalı.”

Ermenistan Başbakanı’nın Basın Sözcüsü Nazeli Bağdasaryan, Aliyev’in bu ifadelerini “Ermenistan Cumhuriyeti’ne yönelik gizli bir toprak talebi” olarak nitelendirdi. Bağdasaryan, resmi açıklamasında şu sözlere yer verdi:

“Bu yaklaşım kesinlikle kabul edilemez ve bugüne kadar yapılan müzakerelerin ruhuna ve lafzına aykırıdır. Başbakan Paşinyan’ın da 16 Temmuz’daki basın toplantısında vurguladığı gibi, Ermenistan topraklarına giren tüm yükler ve bireyler, uluslararası kabul görmüş standartlara göre gümrük ve sınır denetiminden geçmelidir. Ermenistan Cumhuriyeti, kendi topraklarına kimlerin girdiğini ve çıkıp çıkmadığını bilmek zorundadır.”
Baghdasaryan, Ermenistan’ın önerdiği “Barış Kavşağı” projesine de atıfta bulunarak, bu çerçevede öngörülen tüm ulaşım koridorları için ek güvenlik mekanizmalarının öngörüldüğünü hatırlattı. Bu bağlamda, Ermenistan Ulusal Güvenlik Servisi bünyesinde özel bir birimin kurulduğunu da belirtti.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan daha önce de Azerbaycan’ın toprak taleplerine karşı çıkmıştı. Nisan ayında parlamento kürsüsünden yaptığı konuşmada, “Ermenistan Anayasa Mahkemesi’nin bağlayıcı kararı ile Ermenistan Anayasası’nda Azerbaycan’a veya başka bir ülkeye yönelik hiçbir toprak talebi bulunmamaktadır,” demişti.

Tüm bu gelişmeler, Yerevan-Bakü hattında devam eden barış sürecinde yeni bir gerilim başlığı oluşturmuş durumda.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, yaptığı açıklamada bir kez daha vurguladı: “Bu, en yüksek hukuki güce sahip ve iptal edilemez bir karardır. Ancak diğer yandan, daha önce de belirttiğim gibi, Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası’nda Ermenistan Cumhuriyeti’ne yönelik toprak taleplerini açıkça görüyoruz. Yine de biz bu meseleyi gündeme getirmiyoruz, çünkü Ermenistan ile Azerbaycan arasında barış ve devletlerarası ilişkilerin tesisiyle ilgili anlaşma taslağında bu sorunu çözen gerekli ifadeler yer almakta. Bu taslakta tarafların birbirinden toprak talebinde bulunmadığı ve gelecekte de böyle talepler öne sürmeyecekleri açıkça belirtilmektedir.”

Bu açıklamadan aylar sonra, iki ülke liderlerinin Abu Dabi’de yaklaşık beş saat süren görüşmelerinin ardından barış anlaşmasına çok yakın olduklarını duyurmasına rağmen, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev yeniden eski talepleri gündeme getirdi: Ermenistan Anayasası’nın değiştirilmesi ve AGİT Minsk Grubu’nun tamamen lağvedilmesi. Ayrıca, Aliyev yeni talepler de ortaya koydu: Yerevan’ın “Barış Kavşağı” olarak adlandırdığı, Bakü’nün ise sözde “Zangezur Koridoru” dediği mesele.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı, Ermenistan tarafının bu konuda uzlaşmaması durumunda ciddi sonuçlarla karşı karşıya kalacağını belirtti. “Eğer Ermeni tarafı ‘Zangezur Koridoru’ konusunda mutabakata varmazsa, transit ülke olma şansını kaybedecek ve gelecekte yalnızca ulaştırma değil, aynı zamanda kısmen siyasi tecritle karşı karşıya kalacaktır,” dedi.

Başbakan Paşinyan ise son basın toplantısında, Sünik üzerinden geçecek yolun açılması, bu yolun kontrolü ve işletilmesi yetkilerinin devri konularında görüşmelerin hâlâ sürdüğünü belirtti ve Ermenistan’ın transit ülke olmaya açık ve hazır olduğunu vurguladı.

“Şu anda ‘işte bu konuda anlaştık’ ya da ‘anlaşmaya çok yakınız’ diyebileceğim somut bir seçenek veya formül yok. Ama bu formülle ilgili fikirler ve görüşmeler var. Şu nettir: Biz Ermenistan Cumhuriyeti’ni küresel anlamda bir transit ülkeye dönüştürmek istiyoruz ve hazırız. Elbette cazip koşullar sunmaya çalışmalıyız ki uluslararası yatırımcıları da bu yolun doğru, güvenli ve verimli bir yatırım alanı olduğuna ikna edebilelim.” şeklinde konuştu.

Aynı basın toplantısında Paşinyan, Amerika Birleşik Devletleri’nin Syunik üzerinden geçecek yolu 100 yıllığına kiralama teklifine de değindi. Bu seçeneği dışlamadığını belirten Paşinyan, konunun karşılıklılık temelinde değerlendirildiğini söyledi. Ancak Azerbaycan ile durumun farklı olduğunu belirtti.

“Sorun şu ki Azerbaycan topraklarında fiilen bu demiryolu var. Bizim topraklarımızda ise eksik.”

Amerika Birleşik Devletleri’nin Sünik üzerinden geçecek güzergâhı 100 yıllığına kiralama teklifine dair bir soru Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e de yöneltildi. Aliyev, bu konunun Ermenistan yönetiminin vereceği bir karar olduğunu söyledi ancak Azerbaycan topraklarında ne kiralamanın ne de yabancı bir operatörün söz konusu olacağını belirterek, karşılıklılık ilkesini uygulama niyetinde olmadığını açıkça ortaya koydu.

Azerbaycan’ın bu yaklaşımına yanıt veren Ermenistan Başbakanı’nın Basın Sözcüsü Nazeli Bağdasaryan, şu açıklamalarda bulundu:

“Ermenistan Cumhuriyeti, kendi topraklarından geçen yolların, yüklerin, ulaşım araçlarının ve yolcuların güvenliğini kendi başına sağlamaktadır. ‘Barış Kavşağı’ projesi kapsamında öngörülen hatlar için ayrıca güvenlik mekanizmaları da planlanmıştır. Bu kapsamda, Ermenistan Ulusal Güvenlik Servisi bünyesinde özel bir birim kurulması da dahil edilmiştir. Ermenistan Cumhuriyeti, transitin güvenliğini sağlamaya hazırdır – ister yükler, ister taşıma araçları, ister boru hatları, kablolar ya da yolcular için olsun. Ulaşım yollarının açılması için gerekli yatırımlar konusunda ise her ülke kendi yatırım modelini seçmekte özgürdür. Başbakan Paşinyan, 16 Temmuz’daki basın toplantısında açıkça belirtmiştir ki, Ermenistan topraklarında uygulanacak herhangi bir yatırım modeli, ülkenin toprak bütünlüğü, egemenliği ve yetki sınırları çerçevesinde olmalıdır.”

Barış görüşmeleri bağlamında Başbakan Paşinyan, basın toplantısında, barış anlaşmasının ön imzalanması fikrinin de müzakere masasında olduğunu, bazı koşullarda bunun gerçekçi bir seçenek olabileceğini, bazı koşullarda ise olmayabileceğini ifade etti.

Aliyev ise bu açıklamaya cevap verdi ve ön imzalama fikrinin aslında Azerbaycan’a ait olduğunu savundu:
“Biz Abu Dabi’de yaşananları yorumlamamıştık. Ortaklaşa mutabık kaldığımız bir metin varken, bunun yorumlanmasına gerek olmadığını düşündük. Ancak Ermeni tarafı, her zamanki gibi, detayları kendi yorumlarıyla açığa çıkarmaya çalışıyor,” dedi.

Taraflar arasında hâlen ciddi görüş ayrılıkları olmasına rağmen, ABD eski Başkanı Donald Trump yaptığı açıklamada, Ermenistan ve Azerbaycan’daki çatışmanın çözüldüğünü düşündüğünü ve her iki ülkede de bir mucize yaratıldığını ifade etti.

Bu açıklamayı değerlendiren doğu bilimci Armen Petrosyan’a göre, “uluslararası toplumun ve özellikle ABD Başkanı’nın bu tür beyanları, Ermenistan-Azerbaycan barış sürecinin başarısı konusundaki mevcut olanaklardan bağımsız olarak, çözüm sürecini geciktiren aktör – yani Azerbaycan – için manevra alanını giderek daraltmaktadır.”

Daha fazlasını göster
Back to top button