
“Barış Kavşağı” projesi, Ermenistan ve bölge için yalnızca siyasi açıdan değil, ekonomik açıdan da önemli olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, projenin enerji bileşenine dikkat çekerek Ermenistan’ın bu alandaki avantajlarını vurguluyor. Ülkenin bölgede yeşil enerji kaynakları açısından önde olduğu ve bu alanda önemli ölçüde kullanılmamış potansiyele sahip bulunduğu belirtiliyor.
Ekonomist Sos Khachikyan’a göre, “Barış Kavşağı” adlı Ermeni girişiminin uygulama mekanizmalarının hayata geçirilmesine ihtiyaç var; ancak şu an proje yalnızca belge düzeyinde bulunuyor. Khachikyan, girişimin savaşın hemen ardından, Ermenistan’ın ciddi ekonomik ve siyasi sorunlar yaşadığı bir dönemde gündeme getirildiğini hatırlatıyor.
“Her durumda ‘Barış Kavşağı’nın altyapı temeli yok, yalnızca doküman düzeyinde bir yapısı var ve bu projenin ilerletilmesi için ciddi tartışmalar ve çalışma gerekiyor. Ben ‘Barış Kavşağı’nın Kuzey-Güney koridoruyla kesiştiğini söylediğimde bunun ayrı bir proje olduğu söyleniyor. Aynı şekilde TRIPP ile kesiştiğini söylediğimde de bunun başka bir proje olduğu ifade ediliyor. Buna kısmen katılsam da, ‘Barış Kavşağı’nın özünde oldukça ciddi bir siyasi ve yeni ilişkiler oluşturma bağlamı bulunduğunu söylemeliyim.”
Ekonomiste göre, devlet yalnızca altyapı değil aynı zamanda iş birliği ortamı da oluşturabilirse, yatırım çekme imkânları önemli ölçüde artabilir. Sos Khachikyan, projenin cazibesinin uzman analizlerle ortaya konulması gerektiğini vurguluyor.
“Ermenistan’ın Azerbaycan ve Türkiye ile kapalı sınırları var. Eğer ‘Barış Kavşağı’ projesi tamamen olmasa da kısmen bu sınırların açılmasına ve en azından ilişkilerin kurulmasına yönelik olursa, riskler de dikkate alınarak bu projenin uygulanmasının tamamen haklı olacağını düşünüyorum.”
Enerji konularında BM ulusal uzmanı Ara Marjanyan ise girişimin enerji boyutuna odaklanarak, mevcut jeoekonomik ve jeopolitik koşullarda konunun aciliyet taşıdığını belirtiyor.
Uzmanın aktardığına göre, Ermenistan’da doğalgazın %80’i Rusya’dan, %20’si ise İran’dan ithal ediliyor. Diğer yakıt türleri de ülkeye dışarıdan sağlanıyor. Ancak Ermenistan aynı zamanda elektrik üretiyor ve bu üretim “yeşil enerji” kaynağı olarak değerlendiriliyor.
Uzmanın açıklamasına göre, rüzgâr ve güneş enerjisi santralleri ile hidroelektrik santralleri de yenilenebilir enerji kaynakları arasında yer alıyor.
Marjanyan, 2025 yılı itibarıyla yenilenebilir enerji kullanım oranı açısından Ermenistan’ın yalnızca bölgesinde değil, aynı zamanda dünyanın gelişmiş ülkeleri arasında da öne çıktığını belirtiyor.
Uzman ayrıca, 2020 yılında Avrupa Birliği ülkelerinin özel bir yasal düzenlemeyle nükleer enerjiyi de “yeşil enerji” olarak kabul ettiğini, çünkü nükleer santrallerin sera gazı emisyonlarının azaltılmasında önemli rol oynadığını hatırlatıyor.
“2025 yılında yeşil enerjinin payı yıllık üretimin %65’ine ulaştı. Bu gösterge Ermenistan’ı, Norveç, Danimarka, İzlanda, Arnavutluk ve kısmen Gürcistan gibi dünyanın en temiz ve yeşil elektrik üreten ülkeleri arasına koyuyor,” ifadelerini kullanıyor.
Marjanyan’a göre, Ermenistan’ın 2040’a kadar olan enerji stratejisinde yeşil enerjinin geliştirilmesi temel önceliklerden biri olarak yer alıyor. Bu kapsamda mevcut nükleer santralin ömrünün uzatılması ve yerine yeni bir nükleer blok inşa edilmesi, Kuzey-Güney ulaşım koridorunun geliştirilmesi, Gürcistan ve İran ile yüksek gerilim hatlarının kurulması planlanıyor.
Böylece “Barış Kavşağı” enerji ve ulaşım projesinin hayata geçirilmesi için önemli fırsatlar doğduğu sonucuna varılıyor.
Uzman, Ermenistan enerji sisteminin bölgesel gelişmelerde “itici güç” rolü oynayabileceğini ve son yıllardaki jeopolitik gelişmelerin “Barış Kavşağı” girişimiyle uyumlu hale getirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Bu girişimlerin Ermenistan’a yatırım çekme açısından da net bir yol açtığı belirtiliyor. Marjanyan’a göre Ermenistan’ın, geçmişte Azerbaycan ve Türkiye’nin girişimleri nedeniyle dışında kaldığı “Karadeniz Elektrik Kablosu” projesine de yeniden katılabilmesi gerekiyor.
Söz konusu projenin amacı, Güney Kafkasya elektrik şebekesini Avrupa Birliği’ne bağlamak ve bölgeden AB’ye elektrik ihracatı sağlamak.







